Her Yönü ile Afyonkarahisar
Kendime ait olan bu çalışmayı, çalıştığım gazetede dizi-yazı olarak yayınlamıştım. Afyonkarahisar'a bir de buradan bakın
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Kendime ait olan bu çalışmayı, çalıştığım gazetede dizi-yazı olarak yayınlamıştım. Afyonkarahisar'a bir de buradan bakın
Atasözlerimiz! Kısa ve öz cümlelerle; öğütlerin verildiği, kulaklarımızın çekildiği, yeri geldiğinde de haddimizin bildirildiği özlü sözler....
Türkü Anadolu halkının kendini ifade tarzı bilgeliginin saza söze dökülmüş biçimi değildir de nedir? Bazen kurda kuşa yakılır türkü, bazen ayrılığa, zülme...
II. Meşrutiyetten 2006 yılına kadar, Afyonkarahisar'da Yerel Basın (Gazete-Dergi) yayımcılığı üzerine yaptığım araştırma
Bir sinek bir kartalı salladı vurdu yere
Yalan değil gerçektir ben de gördÜm tozunu.
Çıktım erik dalına anda yedim üzümü
Bostan ıssı bakıyıp der ne yersin kozumu.
Kim ne derse desin, bir çocuğun ilkokulu aile otağıdır. Başöğretmenleri de anne ve babasıdır. Yaşadığı ve yaşayacağı o bir tek hayatın ilk dersini anne ve babadan alır çocuk. Daha ilk ders isimlerle başlar. Çocuk ismini ve ondaki derin anlamı hemen öğrenmelidir. Mesela Hatice, erken doğandır, Zeynep güldür. Mehmed,
Üzerinde yaşadığımız toprak sadece basıp geçtiğimiz zeminin tarifinden ibaret değildir. Toprak insan dâhil birçok canlının hayat bulduğu, hayatını sürdürdüğü başlı başına bir gizemler yumağıdır...
Halk için begin çok seçkin olması gerek
Gönlü, dili dürüst, huyunun da seçkin olması gerek..
“karadeniz hırçın kız
al bizi kollaruna
çalkala dalga dalga
köpük köpük yakamoz
ayça dudaklaruna
sadece veteriner gibi hayvanları değil, aynı zamanda insanın başına gelen hastalıkları da, bir “şaman” gibi tedavi ederdi. bir cilt hastalığı vardı ki, onu mutlaka tedavi ederdi. siğil(temro) olarak bilinen; insanın elinde, ayağında, yüzünde çıkan bu hastalığı tedavi etmede bir numaraydı...
Sağolsun atalarımız. Ne güzel sözler söylemişler! Uzunu kısa, zoru kolay, uzağı yakın eylemişler.Varsınlar yerlerinde rahat uyusunlar. Her birinin ruhu şadolsun.
Nazar inancı, Akdeniz'den Asya'ya dünyanın dört bir yanında köklü bir kültürel fenomendir. Bakışların taşıdığı zararlı enerji fikri etrafında şekillenen bu inanç, yüzyıllar boyunca gündelik hayatı, sanatı ve mimariyi etkilemiştir. Toplumların belirsizlikle baş etme mekanizması olarak gelişen nazar inancı, psikolojik temelleri ve sosyal etkileriyle dikkat çekici bir kültürel hurafedir.
Sorun temel kıstasların nasıl anlaşılması gerektiği konusunda ayırım bulunmasındadır
Çocuklar tüm toplumların bekasıdır. Toplumların sağlıklı bir şekilde devamının sağlanabilmesi için çocukların dini, milli, ahlaki ve kültürel duygularla yetiştirilmesi elzemdir. Çocukların yetiştirilmesi ve terbiyesi için sadece ailenin, sosyal çevrenin, toplumun ve eğitim kurumlarının katkısı yeterli değildir. Çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimlerinde oynadıkları oyunlar çok önemli bir yer
Bilinmeyenleri ortaya çıkardık.Yeni bir belge niteliğinde.
Kayseri/Develi-çadıryeri (Gezbel )köyü ağıt geleneği ve ağıtçı kadınlar
Kahramanmaraş Ulu Camii üzerine mimari açıdan yapılmış bir çalışmadır.
Yemek toplumuyuz nihayetinde.....
Bize has bir özellik, yemek içmek...
Bunları yaparken ki hazzın hiçbir şeye eş değer akıbete ulaşmaması da doğal tabii