Ayetlerin Lideri

özgürlük

yazı resim

Türkçe’yle fikir geliştirirsin

içimde bir istekle uyandım, deli bir istek deprem gibi…

okuduğum dualar.. anlamını bilmiyorum. Arapça….

isyan! anlamıyorum ne diyor. Arapça’yı def ettim hayatımdan!

sürekli dil, anlamlar… ile uğraşan biri olarak… bir yazar olarak sonunda güçlü isyanı uygulamaya karar verdim.

sonra. Ayetel Kürsi, duası. küçük ablam ezberletti 7, 8 yaşındayken, “ezberlersen pasta vereceğim.” fındıklı kurabiye… “güzel olmuş mu?” derdi, o da ufaktı, 13 belki.

Ayetel Kürsi, Türkçe’sini yazdım kağıda. arkadaş herkes kafasına göre türkçe’leştirmiş. bir de ‘meal’ diyorlar, ‘meal’ ne ya! Türkçe! güya Türkçe’ye çevirmiş. “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla” diyor, onu Türkçe’ye çevirmemiş. aradım buldum, kağıda not ettim.

artık asla Arapça dua etmem etmeyeceğim! anlamıyorsun. bir karış ileri gitmiyorsun. fikir ve düşünce geliştiremiyorsun; çünkü anlamıyorsun, bir kulağından girip çıkıyor. ama Türkçe, içine işliyor. acayip rahatladım, ferahladım, özgürleştiğimi hissettim.

arkadaş, niçin Allah’ın namaz çağırısı Arapça seslendiriliyor?

halk benim gibi. anlamıyor. gelişmiyor:

din tüccarları ele geçirmiş piyasayı Atatürk çizgisi gelmeli!

bizler doğmadan yıllar önce dincilerin baskısıyla demokrat parti denen zırva parti, başkanı Adnan Menderes Türkçe okunan ezanı Arapça okutmaya başlamıştır yasa çıkartıp!

her şeyimiz Arapça oldu, kimse bir şey anlamıyor. yoldan çevir insanları, sor, “ezanın Türkçe’sini okur musun?” “Rahman nedir?” “Rahim nedir?” kimse yanıt veremez! insanlar kutsal kelimelerin anlamları nedir bilmiyor; çünkü Atatürk’ün Türkçe ezan okunması yasasını iptal ettiler.

Türkçe okudukça insan metni içselleştirir, fikir düşünce geliştirir, düşünce gücü artar, inancı kuvvet kazanır, yobazların eline düşmez; çünkü Türkçe okuyarak farkındalık kazanmıştır.

Hiçbir birey Arapça okuya okuya aydınlık bir evren bulamaz. çünkü doğasına aykırı. insan doğup büyüdüğü dil ile kendine bir evren yaratır, o dil ile ruhu gelişir. Arapça’nın insan ruhuna katacağı bir güzellik yoktur. Allah insana en çok doğup büyüdüğü dil ile yakındır: Türkçe! Kuran’ın Arapça okunması tamamen halkın zararınadır, her yerde Türkçe okunduğunda Kuran, insanların bambaşka düzeyde olacaklardır. farkındalık akıl almaz boyutlara ulaşacaktır.

Kuran’ın Arapça okunacağına emperyalist siyasetçi Adnan Menderes karar vermiştir yobazların baskısıyla…

Türk Türkçe öğrenir! şöyle örnek verelim. bir Amerikalı Hristiyanlığı kitapları ilk indirildiği dil ile mi öğrenir? hayır, İncil İngilizce öğrenilir!

Arapça anlamıyorsun; anlamadığın için de hissetmiyorsun.

ama Türkçe şöyle diyelim: “aşkından ölüyorum!” bunu ufak çocuk bile anlar. alta Arapça bir şey yazalım: “Dfvevvvvbrbrbrbrbb” uyduruk bir şey yazdım, bunu zerre anlamadınız değil mi?

anlatmak istediğim fark, uçurum bu!

Türkçe asla onun önüne geçilmez! bizi var eden dildir. Arapça ise bize var eden dil değildir!

siyasetçi koltuğunda kalabilmek için böyle karar vermiştir dinci kesimlere yaranmak için.

Arapça bir perde örmüşler haklı aldatmak sömürmek için paramparça edilmeli o duvar, nasıl, Türkçe okunmalı Kuran!

İlk Türkçe! Arapça Kuran okumak isteyenler okusun, bu onların tercihi olur.

Her yerde bir sis perdesi var. Dini zorlaştırmak her yerde, baskı. “Zorlaştırmayın, kolaylaştırın” der ayet.

Sis perdesini Türkçe dil kullanarak dağıtalım!

Arapça hissetmediğin için sana geçmiyor, hayatının bir parçası olmuyor, olamıyor! ama Türkçe okursan kuran, ışığı fikri anında geçiyor varlığına!

Peki Aydın Menderes denen emperyalist siyasetçiye ne olmuştur?:

(BİLGİ NOTUDUR)

Darbenin nedeninin Menderes hükûmetinin uygulamaları ve çıkardığı yasalar olduğu, cunta yönetimi tarafından ileri sürülmüştür. MBK; darbeyi, kardeş kavgasına son vermek ve laiklik ilkesine aykırı uygulamaları durdurmak için yaptığını ileri sürmüştür.[25] Ayrıca kimi subaylar DP iktidarının Kemalist ve laik rejimi tehdit ettiğini düşünmekteydi.[26] Öyle ki Menderes'in Demokrat Parti Meclis grubunda partisinin gücünü vurgulamak için yaptığı bir konuşmada "Siz isterseniz hilafeti bile geri getirebilirsiniz." sözü ile laik cumhuriyete kastetme niyetini taşıdığı iddia edilmiştir.[27][28][29] Ezanın Arapça okunmasına izin verilmesi ve din öğrenimi ile ilgili bazı gelişmeler de rahatsızlık yaratmıştır. Bu bağlamda, darbe öncülerinden Alparslan Türkeş, darbe sonrasında verdiği bir röportajda, ezanın tekrar Arapça okutulmasını "ihanet" diye nitelemiştir.[30][31] Bunların dışında, darbenin iktidarı geleneksel elit iktidar gruplarına (ordu ile siyasi bürokrasiye) vermek amacıyla yapıldığını öne süren kaynaklar da mevcuttur.[32]

Yorumlar

Başa Dön