"En iyi edebiyat, okuyucunun 'Bunu ben de yazabilirdim!' diye düşündüğü, ama asla yazamadığı edebiyattır." - Oscar Wilde"

Canlar...

Dört mevsimi kışa çevrilmiş, doğduğumuz topraklara, Bir tek günlük bahar geldi !

yazı resim

Bahar geldi memlekete,
Dört mevsimi kışa çevrilmiş, doğduğumuz topraklara,
Bir tek günlük bahar geldi !
Bugün 8 Kasım 2009, yer Kadıköy-Ístanbul.

Yağmur taneleri gibi buluştuk, aktık dört koldan Kadıköy meydanına.
Gözlerimizdeki ışığı birleştirdik,
Ay oldu, Güneş oldu.
Alnımızdaki teri karıştırdık,
Irmak oldu, Sel oldu.
Soluduğumuz nefesi buluşturduk,
Rüzgar oldu, Yel oldu.
Yüreğimizi, sevgimizi kaynaştırdık,
Toprak oldu, Yer oldu.
Memlekete bahar geldi, üşümesin diye Canlar…

Anadolu’nun solmayan Algülleri,
Hz.Hüseyin’in bükülmeyen Kızılbaşları,
Hallacı Mansur’un, Mevlana’nın, Yunus’un, Bedreddinin,
Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin, Pir Sultan Abdal’ın izinden yürüyenler,
Üşümesin diye Canlar…
Çıkageldi bahar.

Çekildi sinsice kınına sabıkalı ve karanlık, kanlı, kirli ve hilekar ‘el’,
Görünce karşısında, kendine dua eder gibi göğe açılan emek tanrısı yüzbinlerce kutsal el’i.

Yerdeki karınca, gökteki kuş, denizdeki balık tattı bir günlük baharı.
Bu sırra, bu keramete inanmayana “gelme gelme”
Bu meydanda bir Can olana “dönme dönme” dedi güzel Pir.

Cemâl Cemâle yedi tepeli şehirde, Cem oldu geçmiş ile gelecek.
Dört mevsimi kışa çevrilmiş memlekete,
Bahar geldi Canlar, yine gelecek.
Bundan böyle, kış’dan sonra, yaz’dan önce vaktinde gelecek.
Biz baharız, bahar biziz kime ne.

Durak Arslan, 12.11.2009 Strasbourg.

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön