"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"

Hovarda Sonbahar

öpülmüş, bırakılmış ajda, sessiz, unutulmuş, çıplak yarı beli, nerede o kaynar kanı, nerede buğulu söz utandıran gözleri?

yazı resim

rüzgarlı,
ıssız,
sabah,
koru kahvesi
ve
kaldırılmayan cenazeleri...
acısı yüzüne bakar,
uzun,
kuru ağıtlar yakar
ama,
her yıl,
her giden çocuğu için
artık ağlamayı bırakmış ağaçlar.

kalbine
binlerce aşkın bıçağı saplı
tahta bacak, yaşlı, alkollü
bir sağa, bir sola tıngırdak.
asılmış eğreti sandalye de yakasına
yetmez gibi,
yırtık donu,
çirkin, dişsiz gülümsemesi
ve o küf kokan, pörsümüş derisi.

öpülmüş, bırakılmış
ajda,
sessiz,
unutulmuş,
çıplak yarı beli,
nerede o kaynar kanı,
nerede buğulu
söz utandıran gözleri?

bir nefes?
bir ayak sesi?
sadece yağmur
hazırcevap
vurur acısına acısına,
çarpar suratına
der:
işte böyle pervasız,
umursamaz,
böyle hovardadır
sonbahar.

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı

İlber Ortaylı

Cumhuriyet'in Mirası ve Geleceği Üzerine Bir Sohbet Milletlerin kurucu yüzyıllarıyla hesaplaşması, kopuş ve devamlılık arasındaki o hassas dengeyi sorgulaması, tarih yazımının en çetrefilli alanlarından biridir.
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön