"“Patlamanın kendisinde korku yoktur; korku, onun beklentisindedir.” — Alfred Hitchcock"

James Brown 10

Not: Metni yapay zeka şöyle analiz etmiştir: Batı’nın kozmik tekinsizliği (Lovecraft) ve sürükleyici atmosfer anlatıcılığı (King) ile doğup,

yazı resim

Not: Metni yapay zeka şöyle analiz etmiştir: Batı’nın kozmik tekinsizliği (Lovecraft) ve sürükleyici atmosfer anlatıcılığı (King) ile doğup,

10

“Koca karı gibi vır vır edip durma; anladım. Bak sana söylemem gereken bir şey var, ama kızacaksın.” “Hemen söylesen iyi edersin dostum!” İri yarı adam ateş başından uzaklaştı, göbeğini kaşıdı ve karanlıkta kayboldu. Kısa süre sonra elinde kafası kopmuş bir tavukla geldi. “Bir tavuk çaldın demek? Of! Başımız belaya girecek. Neden böyle bir şey yaptın ki?!” Tilki kümesten çalmış; kaçıyordu, tavuğu önümde düşürdü, tavuk sersem gibi yerdeydi, korkudan yere sinip kalmıştı, yakaladım hemen başını kestim. Yakındaki evin ışığı yandı, fırlayıp kaçtım.” “Seni biri görmüşse yandık!” “Sanmıyorum. Çok dikkatliydim.” “Tavuğu kesmeyip salsaydın kümese giderdi.” Güldü: “Tavuk canlıydı; ama karşımda donmuş gibi hareketsizdi. Onu ateşin üstünde kızarmış olarak gördüm. Ben onu nasıl bırakırdım bu hayalden sonra. Günlerdir doğru düzgün bir şey yemedik.” “Kardeşim, hem kendini hem beni yakacaksın, böyle şeyler yapmamalısın!” Ayağıma fırsat geldi. Biliyorsun; güçlü olmam lazım. Et yemem lazım. Karşımıza iki metre boyunca bir ayı çıksa namussuzum geri kaçarsam. Öne atlarım seni yemesin diye ve onunla güreşirim, kemiklerini kırarım onun!” ““Gerçek bir ayıyla karşılaştığımızda umarım buna gerek kalmaz. Ama kaç kere dedim. Bana danışmadan, benden izinsiz bir şey yapma. Hapse düşeriz.” “Senin mantığınla gidersek garanti hapse gireriz.” “Anlamadım?” “Değerli, şu dediğin Hereke halılarını çaldık, ya da hayvan çaldık mesela?” “Plan, hesap değişti; hırsızlık yok. Kurt gibi insanlar varmış burada. Namusumuzla alın terimizle çalışıp yolumuzu bulacağız artık.” “Bu dağ başına getirdin beni amelelik için. Başka yerde de yapabilirdik.” “Geziyoruz gözümüz gönlümüz açılıyor. Bu açıdan bak olaya.” “Aslında kafanı patlatsam iyi olur.” “Hak edersem hiç çekinme dostum. Ama biz birbirimizin arkasını kollarız, değil mi? Gerçek dostlar gibi.” “Umarım. Başımıza zor bir şey gelir de kaçıp gitmezsin. Tavuğu temizle pişir. Çok uykum var. Biraz uyumam lazım.” “Bazen kaçmak gerekir. Bir zor durum olur kaçarsam bana kızma.” “Sus; uyumam lazım.” “Olur.” “Bir gariplik olursa uyandır.” “Ne gibi.” “Ne bileyim; uyandır.” Tavuğu ona verdi.

Rüzgar, ruhundaki en acılı ama umutlu bebeksi bölgeyle ona baktı, dev bir alık bebek gibi yummuştu gözlerini, kestiriyordu, Rüzgar gülümsedi, yarın ve öteki aylarda, zor kışlarda uyandığında yanında olmasını dilediği tek şey bebek gibi uyuyandı.

Yorumlar

Başa Dön