Not: Metni yapay zeka şöyle analiz etmiştir: Batı’nın kozmik tekinsizliği (Lovecraft) ve sürükleyici atmosfer anlatıcılığı (King) ile doğup,
3
Öksürdü. Durdu. Toz. Yine toz. Toz. Bir simsiyah böcek sağ kulağına kondu. “Iyyyyy!” diye ürpererek defalarca vurdu kulağına. Sokulacağını sanmıştı. Durdu ve gözüne kaçan tozu def etmeye çalıştı. Bir bok böceği geçti başının üstünden. Pırrrrr diyen kanat sesleri. Hemen aşağı eğilip ona bakmıştı. Bir gözü fena sızlıyordu. Çocuklara dönüp onlara baktı. Çocuklar yerinde yoktu. Sesleri de gelmiyordu. Umursamadı. Birkaç metre kalmıştı ona yaklaşmasına. Bir hışırtı duydu ilerlediği yönde ve yıldırım gibi kaçmaya başladı. Ayakları kaçıyordu o da ona uymuştu. Başına gelen darbeyle yere yıkıldı. Başı acıyordu. Yere düşen şeye baktı. Kirli beyaz bir kemik parçası. İneğin alt çene kemiğiydi bu. Kemiği eline aldı ve fırladı. Çocuklar saklandıkları yerden çıktı. Başaramadın; ceza olarak yarın yine gidersin artık. Bok giderim. Benden önce hanginiz gitti oraya. Bunu bana hanginiz fırlattı. Kemiği gösterdi. Çocuklar sus pus oldu. Ya korkuluğun epey gerisindeydim. İleri geri yürüdüm; ama sana onu fırlatmadım. Yalan atma! Çocuk atmadığına dair yeminler ediyordu. “Peki sen atmadıysan kim attı??” “Ya korkuluk attı ya da orada gizlenen biri var.” “Bırakın ya! Hepiniz kafayı yemişsiniz.” Cesur çocuk onların yanından ayrılırken, kemiği onların önüne attı, hepsi irkilerek geri çekildi. Cesur çocuktan önce fırlayıp gittiler. Cesur çocuk ise bütün gücüyle kemiği mısır tarlasına fırlattı: “Al bunu ananın amına sok! Orospu çocuğu!” Kemik düştüğü yerden süratle ona doğru gelirken fırıldak gibi koşuyordu.
