"Gelecek, şimdinin cilveli bir abartısıdır; genellikle daha az makyajla ve daha çok pişmanlıkla gelir." - Oscar Wilde"

Ya Resülallah...

yazı resim

Seni nasıl anlatsam bilmiyorum
Hangi kelime seni anlatmaya yeter ki
Yine de gözlerimi kapatıp düşünmeye başlıyorum seni…

Koşar gibi adımlarına yetişmek istiyorum
Nur yüzüne bakmanın cesaretini bulamasam da,
Heybetine yüreğimin dayanamayacağını bile bile
Bu günahkar bedenimle sana yetişmek istiyorum.
Yürürken rüzgarın arkandan fırtına estiriyor sanki
Çöldeki kumlar ayaklarına yapışınca
Bir daha bırakmak istemiyor mübarek ayaklarını…
Bende yerdeki kumlara imreniyorum sana kavuşmak için
Seni kaybetsem birdaha bulamayacakmışım gibi his var içimde
Beni kamçılıyor rabbimin sana verdiği değer
Sen olmasaydın dünyayı yaratmazdım kelimetullahı geliyor aklıma
Bir an sendeliyor bedenimi bu düşünce…
Bunca günahla senin karşına nasıl gelirim ?
Ama bir şey daha geliyor aklıma
Sen öğretmemiş miydin bize Allahın Rahman ve Rahim olduğunu…
Bu sefer mevlanadan cesaret alıyorum ‘gel ne olursan ol gene gel’
Vakarlı yürüyüşünü çöl fırtınası bile bozamıyor
Sanki fırtına sana geldiğinde yön değiştiriyor..
Ama değiştirmeye yetmıyor asla hakikatleri.
Benim kıblem kabeye, yüzümse sana dönük; Ya resülallah
Şükürler olsun sana ya rabbi!
Ümmet eyledin bizi peygambere..

] ]

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön