Çayımın Hikâyesi
Çay ve sen faslı bahar nehar içinde \*nehar. / Suyun başı döner hep
"Herkes ölümsüzlük ister, ama kimse sabah 02:00'de uyanıp çalışmak istemez." - Douglas Adams"
"Herkes ölümsüzlük ister, ama kimse sabah 02:00'de uyanıp çalışmak istemez." - Douglas Adams"
Çay ve sen faslı bahar nehar içinde \*nehar. / Suyun başı döner hep
Çia bir gülün adı gül özünde usare. / Nefesi ateş misal açar sinede
Uzaklardan el eder coşku dolu günlerim. / Derunumda bir yangın ne susar ne
Süzülür saçlarından mercan ve yakut suya. / Özenir lâle nergis ondaki güzel huya.
Kan rengi iner suya su birden harelenir. / Çaysız dudaklar çatlar ve yürek
Som bir türküdür ölüm bestesi güftesi has. / Dinleyen ve söyleyen tarihe kalır
Dağlardan Yüreği̇me Düşen Çiğlara /////. / Bi̇r Aşk Masali Oldu İkli̇mi̇mde Sol Fa
Doğada bazı sesler vardır insan oldukça haz veren, dinlendiren. Dağ başında, ay ışığında türkü söyleyen kitabesiz bir çeşmenin şırıltısı. Çağıl çağıl akan bir dere. Cıvıl cıvıl kuş sesleri , toprak kokusuna karışan yağmurun sesi…
Sanki, kadim devirlerden günümüze bir esinti şiir. Bir güvercin kanadında, Bir turna katarında bereketlenen yakıcı nefes. Bulutlardan şairlerin ruhuna ıtırı süzülen bal özü. Her katresinde gül damlası güzelliği gizli billûr mayi. Gökkuşağının çözüldüğü anlarda yıldızların telaşı şiir.
O dil-darı anlatır hüzne çayımın demi. / Dem içinde bulurum daim yitik ülkemi.
Sularda dalga dalga bir hayalin hayali. / Simsiyah saçlarının gecededir vebali.
Ey gönlümün ecesi, ey sevda tapınağı! / Gönlümü sarmalayan çelikten aşkın ağı.
Sökülür kerpetenle hüsranın tüm dişleri. / Hüzün gam dağlarına sürgün olur sen gelsen.
Ateşin nefesiyle harmanlanır harda su. / Çağıl çağıl çağıldar gönülde baharda su.
Orucu kuşanmak, iblisin belini kırmanın; onu hüzne gark etmenin adıdır. Nefsi ve şeytanı, görünmez çelikten halatlarla zaptu rapt edip fenalıklarından emin olmaktır. Sabır ve kanaatı hüsnü kabul ile sineye sarmaktır orucu kuşanmak. Zalimlerden fersah fersah uzaklaşmak, mazlumlara kol kanat germektir orucu kuşanmak. Dilin damağa yapıştığı demlerde,munis bir edayla
Dökülür bardağa şetaretli bir el. / Munis buğusunda çayın el çaydan güzel.
Damıtılır güzellik iner şeffaf odaya. / Billûr bakış benziyor ince bellide aya.
Masmavi gerdanlığınla firuze firuze gülümseyeceksin hayalimde. Elimde bir çiçek buketi gibi Nedim divanı, dilimde “Bir sengine yekpare acem mülkü fedadır.” dizeleri pelesenk; seni anlatacağım devrana. Sen ki Asya ile Avrupa’nın en nadide yerinde cihana dide.
Sen gittin gideli, hurufat içinde en çok “elif” sana benzer “vav” bana. Güzel “he” ağlar ayrılığımıza. Dolaştığın yerler, ayaklarını öper iştiyakla benim bağrım kavrulur. Hasretin ateşle harmanlanır ruhumda.
Yokluğun bende hüzün bakamam aynalara. / Alışamadı gönlüm firaklı gaydalara. /
YouTube kanalı ismi
Mısraların Sesi @mısralarınses.i
"Bu kanal, rahmetli babam İbrahim KİLİK'in geride bıraktığı şiirleri yaşatmak ve daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla kurulmuştur. Kaleminden dökülen dizelerin müzikle buluştuğu bu eserleri sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Onu sevenlerin hatıralarını tazelemek, tanımayanlara ise şiirlerini ulaştırabilmek en büyük dileğimdir. Ruhu şad olsun. Beğeni ve destekleriniz için teşekkür ederim. 🙏🕊️"
Tanıtım
Demlik Güzeli (Namı Diğer Çay)
Dilberin gamzeleri.
Demliğin dem demleri.
Bardakta keklik kanı.
Tebessüm huzmeleri.
Dostun dosta ikramı.
Alır yürekten gamı.
Fincanda türkü söyler.
İnce bellide mani.
Zamanın gül kurusu
Gülde gülşen dokusu.
Rehavetten kurtarır.
Pek de şirin doğrusu.
Bardaktır mihmandarı.
Herkesin çeker canı.
Yalnız bu kadar değil.
Sohbetlerin mimarı.
İnce bir gülüş gibi.
İçe süzülüş gibi.
Ülfete kapı açar.
Kaldırır hep uzleti.
Ankara,03.09.2007
İbrahim KİLİK