Mantığını Oluşma 5
Yaşam ölü (yok) yanda var olup, diri yandan ölüyordu. Bir kuantum durum diğer üslü kuantum eyleme göre yok, zıt yan, biri varken diğerini yok sayan yan olmakla süreç eylemli ve dönüşlüydü.
"Gelecek, şimdinin geçmişidir, sadece biraz daha pahalıya mal olur." - **Oscar Wilde**"
"Gelecek, şimdinin geçmişidir, sadece biraz daha pahalıya mal olur." - **Oscar Wilde**"
Yaşam ölü (yok) yanda var olup, diri yandan ölüyordu. Bir kuantum durum diğer üslü kuantum eyleme göre yok, zıt yan, biri varken diğerini yok sayan yan olmakla süreç eylemli ve dönüşlüydü.
El kime ve neden; kendisini tanıtmanın gereğini duyuyordu? El kolektif olanlara kendisini tanıtma gereği duyuyordu. El, kolektife ait olan; üretim güçleri ve üretim hareketi sahipliği üzerinde yaptığı katakulli ile emek gücüne kâr, ticaret adı altında sahip oluyordu. Bu sahip olma arzusuyla kendisini ortama “tanınma”, ediyordu. El kolektif sahiplik
Evet, adalet kaybedilen kolektif yapının kaybında doğup; kolektif yapıya göre oluşup kolektif değerlere yaklaşan kıyas davranışlarını ortaya koyan düzenlemelerden doğmuştu. Ama hiç bir zaman kolektif yapıların temeli olmamıştı.
Ganimetten pay alanlar içinde, senteze giren El’ler de olmakla; ganimetten pay verme işi bu küçük El’lere bir iltimastı da. Yine ganimetten pay yeni köleler karşısında kendi kölelerinin gösterdiği yararlılık olmakla azam olan El’in kendi kölelerine de takdimeydi.
Kolektif yapıya göre kişide olmayan, kişide asla olamayacak olan yüksek enerjili ortak akıldı. Ya da kolektif zekâ karşısındaki kişinin düşüncesi, kişinin fikri, kişinin aklı böylesine bir sıfır düzeyli boşluk enerjisi ruhu taşır olmasını artık anlamış olmalıyız.
Kesim yerleri, kendi içindeki eylemleri sıfıra yakın değerlerde durdurmakla birlikte bu yerler tehditten arıtılan güvenli yer olukla ortaya çıkmış, bir boşluk devinim alanıydı. Kesim yerlerinin bu yeni beliren ikinci anlamı da, tapınak işleviydi. Kesim alanı gruplar arası eylemsiz alan olmak yerine, yine aynı güveni vermek kaydıyla önce uzaktan;
Doğa içinde var olmaya çalışıyoruz ama bir türlü doğanın bir parçası olduğumuzu kabullenemiyoruz.. .İlk çağda yada bu gün değişmeyen tek şey. Beyinde gerçekleşen kimyasal elektriksel bir takım süreçlerin parmak uçlarımızda gerçeklik bulmasıdır.
Her şeyin sınırı olduğu bir dünyada, büyük ya da küçük şekilde sınırsız sahip olma güdüsüyle yaşamak, hayvandan daha aşağı bir varlık demektir.
Ahmet Ümit