Deli Mektuplar - 7
Zeyl-i Selam:
Emre Kalkan bir nefes üflemiştir.
Ve bir ağlamak gelmiştir içinden yine.
Kewir Yüreğine..
Bu deli’nin.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Zeyl-i Selam:
Emre Kalkan bir nefes üflemiştir.
Ve bir ağlamak gelmiştir içinden yine.
Kewir Yüreğine..
Bu deli’nin.
Saygısızca, düzeysiz espri ve basit fıkralarla insanlarda dine ilgi uyandırma yöntemi çok tehlikeli. Değil ilgi duymak, izledikleriyle adeta kanı donan insanın Allah’a, İslam’a, Kur’an’a ve Müslümanlara karşı kalbi soğur. Karanlık kafaların hurafe dolu bu tarz bir tebliğ yöntemi, insanları dinden uzaklaştırır, adeta cehenneme iter.
. İşi ya da okulu nedeniyle çok yoğun olduğu ve namaz kılmaya, insanlara iyiliği emretmeye, müminlerle beraber olmaya zaman bulamadığı bahanesine sığınan kimsenin düşünce yapısında büyük bir çarpıklık olduğu açıktır
Peygamberimiz (sav) birçok hadis-i şerifinde ahir zamanda dini bidat ve hurafelerle kendince yorumlayan kişilerden söz eder. Birçoğu toplumda din adamı olarak bilindiği için insanların bu kimselere uyacaklarını haber verir.
Hangi doyurgan ve buyurgan ve şişman ve hedonist fizik yenebilirdi ki bu iki çıplak ruhçul bedeni.!?
Bu iki Simyager Simurg'u hangi Ham-burg lu yahut Pagği'li Şanzelist Şövalye yenebilirdi ki!?
Söyler misiniz..!
Efendim.!?
...
Çevrenizdeki koruma kapsamına alınmış evlere dikkat ettiniz mi hiç? Ben dikkat ettim doğrusu.Gördüğüm evler korumaya alınmış gibi değil de,sanki yıkılmaya terkedilmiş gibi.Her birinin hali, yürekler acısı. Eski, zorla ayakta duran, içinde hiç k
kadına vuran erkekliğinin vuruşlarındayım sansız biz onları adam saymadıktan sonra. adamlık kadına kadın gibi davrananlardır.!!! adaletiniz vurmaksa karınıza ,kızınıza,ananıza tüm kadınlarınıza, sizin ben adaletinizi S..K...m
Bu yazı ilgili bütün yazıları içeriyor... Ayırım istemiyorsanız ayrıcalık tanımayacaksınız ve kabul etmeyeceksiniz. Düşünün, taşının, kararı siz verin.
Aşkı unutan şairler yılgı veriyor bize. Şiir! Sokağa in ve delicesine vurul birine.
Fransa cumhurbaşkanı Sarkozy'nin bırakın sağ kolunu, sağ beyin lobu olduğunu düşündüğüm sayın(!) Patrıck Deveciyan bey diyor ki, "Türkler bir milyon ( hoş bu rakamlar üzerinde bile Fransa tutarlı değil- farklı farklı rakamlar telaffuz ediliyor) ermeni üzerinde soykırım uygulamıştır.Sadece ermeniler de değil, ayrıca otuz bin kürt vatandaşın ölümünden sorumludur."
Bu yalnızca insana bindirilen, işin parasal balta yanı. Bir de insan hayatını hiçe sayan....
...Sonra içerlerde yaşanıyor kavgalar söylenesi gereken sözler, biz de kitaplara sığınıyor, kalemlere sarılıyor avunmaya çalışıyoruz. A-sosyal deniyor adınıza, muhalif kalıyorsunuz doğruya inat. Körler ülkesinde gören olmak ne zor!..
Günlerdir bağırıyor izedebiyat, haykırıyor...Güzel projelerimizin devamı için her alanda gerekli olduğu gibi, para lazım diyor
Araştırmanın, sorgulamanın ve haksızlıklara karşı çıkarak sesimizi duyurmanın önemini kavradığımız ve bunun bilinciyle bu ülkeyi daha iyi yerlere getirdiğimiz bir gelecek duası ve ümidiyle…
Bize ise Nobel Edebiyat Ödülünü reva görecekler bu senaryoyu yazdığımız için...Garanti veririm!J)(!)
Türkçesi varken yabancı olan kelimenin kullanılmasına günümüzde oldukça sık rastlanıyor ve bu oldukça hızlı bir şekilde de yayılıyor. Peki, neden Türkçesi varken yabancı olan kelimeyi kullanıyoruz?