Büyük Devletin Büyük İtibarı
Bugün bana "AFAD"dan bir mesaj geldi; "Yangın ve sel yaralarının sarılmasında \*BenDeVarım diyoruz. YANGIN veya SEL yazn1866'ya gönder. Bir SMS 10 TL B003"
"Bugün 26 Nisan 2026. Ve ben hâlâ 'yarın' kelimesinin edebiyattaki en büyük yalan olduğuna inanıyorum." – Franz Kafka"
"Bugün 26 Nisan 2026. Ve ben hâlâ 'yarın' kelimesinin edebiyattaki en büyük yalan olduğuna inanıyorum." – Franz Kafka"
Bugün bana "AFAD"dan bir mesaj geldi; "Yangın ve sel yaralarının sarılmasında \*BenDeVarım diyoruz. YANGIN veya SEL yazn1866'ya gönder. Bir SMS 10 TL B003"
Dünya da kaç tane İslam Ülkesi varsa hepsi dahil, bilim de teknikte ilerleyemediğimiz müddetçe, ekonomik değer olarak bir bilgisayar, silah, bir araba, bir uçak, ''Ki bir çok İslam Ülkesi bunları yapmaktan yoksun.'' yapamadığımız müddetçe, gelişmiş batı, bizim ile kedinin fare ile oynadığı gibi oynamaya devam edecektir, bunu da
YZ
Gelişmiş, uygar ülkelerde seyahat ederken kitap okuyan birçok kişiye rastlayabilirsiniz, orada bu görüntü normaldir ama bizde böyle bir kişi görenler ona tuhaf tuhaf bakmaktan kendilerini alamazlar; çünkü bizde bu görüntü alışıldık bir şey değildir.
İskender Pala
Türkçe' nin Devlet Eliyle Bozulması...
Son yıllarda patlak veren ve ayrık otu gibi çoğalan bir mesleğe ve bu mesleğin çoğalmasıyla toplumumun ne kadar ilerleyip, kültürel değerlere sahip çıktığına değinmek istiyorum. Bu meslek Kişisel Gelişim Uzmanlığı...
Fatma Nine'nin siyasi içerikli rüyaları devam ediyor.
Evvelden mesela vakti zamanında, kimi kimi bazı güç sahipleri dışarı çıkma yasağı koyduğunda kimi kimi bazı insanlar dışarı çıkıyor, eleştiriliyor, hatta ve hatta asalaklıkla suçlanıyordu Değişen ne peki?
Herşeyi bilen 'kutsal anne'. Vah ki vah. O yüzden ya çocukların hali ortada. Kutsal anneden kutsanmış çocuklar.
Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayatın oğulları ve kızları.
Amerika'yı Müslümanlar keşfetmişmiş.
Ayran dedim de aklıma geldi: Vakti zamanında Gıyaseddin adında aksi mi aksi, huysuz mu huysuz, lafı anında tokattan beter insanın yüzüne vuran, nezaketten nasibini almamış, çok bilmiş bir bucak müdürü varmış.
Dört kez evlenip boşanan müdürümüz, ilk eşini çorabı kaçık diye, ikinci eşini çorba pişiremiyor diye,
Bırakın koltukları, koltuklar arasındaki boşluklarda bulunan basamaklar dahi tıka basa doluydu. Bütün basamaklar tıkış tıkış insan doluydu. Sadece basamaklar değil, salonun en arka kısmında ayakta bulunan yüzlerce tiyatro sever saatlerce ite kaka oyunu izlemeye çalıştı. Belki de bir o kadar seyirci yer bulamadığı için evine dönmek zorunda kaldı.
Bütün dünya elini eteğini çekerken, Türkiye neden bu kadar Afganistan sorununun içine girdi?
Memduh Şevket Esendal