Taliban Neden Türkiye'nin Sorunu
Bütün dünya elini eteğini çekerken, Türkiye neden bu kadar Afganistan sorununun içine girdi?
"Kitaplar, zamanın zincirlerini kırar. — Carl Sagan"
"Kitaplar, zamanın zincirlerini kırar. — Carl Sagan"
Bütün dünya elini eteğini çekerken, Türkiye neden bu kadar Afganistan sorununun içine girdi?
Ben, "Yazar ve şair kimdir?" sorusu üzerinde durmak, arkasından da "Bir ülkenin gelişmesi nelere bağlıdır? Sorusuna sosyal gelişim sürecinde yanıt aramak istiyorum. Sonra da bu sanatsal çerçevenin gelişimi doğrultusunda ülkenin geldiği ya da getirildiği duruma değinmek istiyorum.

Burası güzel yurdum Türkiye lakin bir de öteki Türkler var, sınırlarımızın dışında yaşayan. Yani Türkler ikiye mi ayrılıyor acaba? Ötekiler ve bizler diye, ötekiler Türk adını taşıyan devletler ve topluluklar oluyor. Bizden başka milletlerde yaşıyor dünyada onlarda haliyle ikiye ayrılıyor. Türklerin dostu olanlar ya da Türklerin düşmanı olanlar.
Geçmişe göre daha başarılı olsak da, 2002 yılında ki dünya üçüncülüğümüz olsa da, yine o tarihlerde Galatasaray'ımızın UEFA Kupası Şampiyonluğunu yaşamış ve görmüş olsak da sonrasında ne Dünya Kupasına, ne de Avrupa Şampiyonasına katılmakta fazla da başarı sağladığımız söylenemez...
Eğitim Bir Sen öğretmen maaşlarıyla ilgili süslü bir tablo yayınlıyor. Yayınladığı tablonun altına yaptığı açıklamaya bakar mısınız?
"Söz konusu yukardaki tabloya göre yeni başlayan bir sözleşmeli öğretmen 13.471,62 TL maaş alırken, yine yeni başlayan sözleşmeli branş öğretmeni 13.533,49 lira maaş alıyor." diyor ve arkasından il milli
Kimileri der ki bol bol dinlen geçer... Kimileri der ki ilacı bu... Böyle devam et ve iyileş.
Vatandaş gariban, vatandaş perişan, derdine dert katıyor,
Zenginler, zenginliğini ona katlıyor, elense yapıp öylesine yatıyor.
Fakir, fukara ekmek derdinde, işsiz, aşsız yetim kalıyor.
Bilmiyorum artık milletin bu vebalini kimler alıyor?
Bayram törenlerinden bunalan bir milletvekili benim vekilim olamaz.
Evet, şehitler ölmüyor, zihniyeti bozuklar yüzünden eşi, çocukları, anası, babası, kardeşleri, bacıları ölüyor. Siz, sadece yoksul evlerine bir bayrak asıp, acılarını bile kendilerince yaşamalarına izin vermeyip, bir sloganla perdeliyorsunuz.
Ayran dedim de aklıma geldi: Vakti zamanında Gıyaseddin adında aksi mi aksi, huysuz mu huysuz, lafı anında tokattan beter insanın yüzüne vuran, nezaketten nasibini almamış, çok bilmiş bir bucak müdürü varmış.
Dört kez evlenip boşanan müdürümüz, ilk eşini çorabı kaçık diye, ikinci eşini çorba pişiremiyor diye,
Kitapsız aşım, kaygısız başım! diyerek atasözünü değiştiren bir başka okur şöyle devam ediyor: Kitap yazmak için gece gündüz çalışacağım, bastırmak için aylarca yıllarca koşuşturacağım, cebimden para harcayacağım, okura ulaştırmak için taklalar atacağım. Ne için? Kitap sahibi olmak için. Sonra da belki yazdığım kitap nedeniyle yargılanacağım ve belki de