Cennet Bir Tane Eşek Cenneti Diye Ayrı Bir Yer Yok ki
Argo da toplum tarafından sıkça kullanılan Eşek Cenneti ifadesine bir eleştiri niteliğinde kaleme alınmıştır...
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
Argo da toplum tarafından sıkça kullanılan Eşek Cenneti ifadesine bir eleştiri niteliğinde kaleme alınmıştır...
Bu yazı 31 sene önce kaleme alınmış.Geçen süre içerisinde ne değişmiş dersiniz?
Çuvaldız batırılacak ne çok konu varmış !
Hangi canlının yaşamı, ölmeye yatmak üzere kurgulanmıştır? Hangi canlının DNA’ları, ille de ölüm için dizgeselleştirilmiştir? Ölüm kaçınılmazdır ama yaşama dürtüsüdür baskın olan.
Bugünlerde gündemin hızına yetişebilen var mı içinizde? Henüz bir haberi -bırakın sindirmeyi- yeni duymuşken bir yenisi, bir yenisi, bir başkası daha düşüveriyor bültenlere. Evet; son birkaç yıldır bu aksiyon hiç hız kesmeden ardalanıyordu ancak şu an biraz daha arttı gibi geliyor sanki bana. Ergenekon'un 100 küsuruncu davası devam
Ey Turgut Özal Müzesi’nde sergilenen, kalleşlerin kurşunlarına hedef olan mikrofon direği;
Dimdik doğrularak ayağa kalk!...
Kalk ayağa ve zamana tanıklık et…
Çarpıtılmak istenilen tarihe şahitliğini tam olarak yap.
Titreme, eğilme, dik dur…
Yaptıklarının arkasından dönüp bakmazsa insan. Bak bu hata imiş! deyip tamir etmek ihtiyacını duymazsa, bir kez olsun karşı tarafa hak vermezse o insan, ne kültür, ne demokrasi, ne hukuktan yanadır.
Oyun sonrası konuştuğumuz yönetmen Sami Yakar, oyun için şunları söyledi: “ Geçen yıl “Papaz Kaçtı” oyunumuzla büyük beğeni ve takdir topladık. Bu, bizi daha iyi oyunlar çıkarmamız için kamçıladı. Amacımız, seyircimizle sanatın güzelliğini paylaşmak, onlarla bir gönül köprüsü kurabilmekti. Bir süreliğine de olsa onları, hayatın günlük sıkıntılarından uzak
Saydığım vergilerin sayısını, niceliğini, niteliğini bilenler beri gelsin. Bilip de parmağını kaldırmayan Milletvekillerine ithaf olunur.
Heyamola Yayınları “Trabzon’dur Yolumuz” adı altında Trabzon’la ilgili bir şehir kitaplığı oluşturma gayreti içerisine girdi. İyi de yaptılar. Aslında bu geç kalmış bir çalışmaydı. Bu yayınevinin sahibi olan Ömer Asan, Trabzonludur. Bu şehrin havasını teneffüs etmiştir, suyunu içmiştir. O, doğduğu şehre böylece vefa borcunu ödemektedir. Başta Ömer Asan
İzedebiyat, gerçekten, demokratik işleyişin egemen olduğu, kariyer ve erk hastalığının bulunmadığı nadir örneklerden biri, benim ulaşabildiğim şu sanal dünyada. Ayrıca, editörlerin kılıç kullanmasına gerek kalmadan, insanların huzur içinde yazdığı ortamların yaratılabileceğinin, bunun korkulacak bir şey olmadığının da bir örneğidir İzedebiyat.