"Okumak, başka birinin zihniyle düşünmektir. — Arthur Schopenhauer"

Eleştiri

Suç Duyurusu

Yazarın şikayetçi olduğu her ne kadar en çok kendisi olsa da her bir bireyin eksik kalan yanlarını kaleme aldığı serzenişi, şikayet mektubuna dönüşüyor…

Şimdi Ben Suçlu Muyum?

(\*)“…Prens Charles Kaz Dağı'nda kendisi için yetiştirilen organik sebzeleri ülkesine götürüyor. O civarda yaşayan birkaç aile sürekli kraliyet ailesinin sebzesini yetiştiriyor ve kraliyet ailesi sadece bu sebzeleri kullanıyor… “

Kürtçeyi Seçmeli Ders Seçememe Tuzağı ve Süreç

Bir Süreç in karanlık tüneline sokulmuşuz; ne rotası belli, ne de getirisi! Atılan her bir demokratik adım, bir iki adımlık ırkçı tuzak eşliğinde yürüyor sanki. Niyetlerde şüpheler sırıtıyor. Halkın önüne ufaktan kırıntılar atılıp, bir hayale çevrilen çözüm süreci, muğlaklaştırılarak, süresi belirsiz bir zamana yayılmaya çalışılıyor.

Hükümetler Ne Yapmaz?

Çok partili demokrasiye geçtiğimiz 1946'dan bu yana her hükümet, halkın sorunlarını Türkiyenin sorunlarıdır diye bize yansıtmıyor. Aynaya tersinden bakıyor. Oysa Anayasamızda " Devlet; halkının sosyal, kültürel ve ekonomik düzeyini yükseltmeyi amaçlar." diye bir madde vardır.

Artık

Bir Uzakdoğu sözü aklıma düştü:
"...Eğer bir ülkenin adliye basamakları yosun tutmuşsa,
"...Eğer bir ülkenin hastane basamakları aşınmamışsa,
"...Eğer bir ülkenin okul basamakları aşınmışsa,
"...O ülkede huzur, barış ve refah var, demektir..."

Şiddete Evet mi, Hayır mı?

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu şeklindeki özdeyişi bilmeyen yoktur.TV 'de izlediğimiz dizilerle ilgili olarak bazı düşüncelerimi paylaşmak istiyorum sizlerle. Ben söz konusu dizilere '' Perhiz '' diyeceğim. Buyrun bu perhizlerden birkaçına birlikte göz atalım.

Öğretmen Benisa

Huriye Saraç’ın büyük bir ustalıkla kaleme aldığı anıroman yaşadığı acıların katıksız tam bir harmanıdır. Bunlar öylesine bir acı ki, her satırından doğan öfke seli okurun yüreğine akar; onunla özdeşleşir; yazarın çok naif betimlemelerinin peşinden öfkenin kara doruğuna çıkar.

Başa Dön