Kız İsteme
yaşamın içindeki en gergin anlardan biri kız isteme, kahramanımız biraz açık sözlü...
"“İlk kez aldatmaya başladığımızda ördüğümüz ağ ne karmaşık bir ağdır!” — Walter Scott"
"“İlk kez aldatmaya başladığımızda ördüğümüz ağ ne karmaşık bir ağdır!” — Walter Scott"
yaşamın içindeki en gergin anlardan biri kız isteme, kahramanımız biraz açık sözlü...
Her kes gözlerini dikmiş
Dağlara bakıyordu.
Keriman, bir gelincik tarlasında yatıyordu,
Perçemi dolanmış kayalıklara
Bu yazı, duyguları açıkça yüzüne yansıtan kişilerin hayat oyununda nasıl savunmasız kaldığını anlatıyor. Dünya bir poker masasıdır; duygularınızı gizlemeyi öğrenmezseniz, insanlar zayıf noktalarınızı bulup kullanacaktır. Kendinizi herkese anlatmak yerine, dayandığınız değerleri göstermenin önemi vurgulanıyor. Dürüstlük ile savunmasızlık arasındaki ince çizgiyi ve duygusal maskeler takmanın bazen hayatta kalmanın anahtarı
Her anneye yavrusu güzel görünür..
Mahallemizde, bu konuda en hassas insan komşunun oğlu Hasan’dı. Kapının dışında hep beni mi beklerdi bilmem, sokağa adımımı atar atmaz görür, “Mehraba!” der siteme başlardı:
\- Göz hakkı diye bir şey vardır, sana öğretmediler mi?
Eve koştum ayakkabılarımı sakladığım yerden çıkarıp, bir kutuya koydum. Küçük çocuğun yanına gidip kutuyu uzattım. Çocuk kutuyu alıp açtığında ayakkabıları görünce gözleri parladı, çok mutlu oldu.
Kalktım yürüdüm. Kabahat senin için özel tarih yazanda.
Saat tam sekizde Bursa Nilüfer’deki E tipi cezaevinde beş aydır tutuklu bulunan Simitçi Nazmi gardiyanın gürültüyle açtığı demir kapıdan avluya çıkarak mahkûmları adliyeye götürecek araca bindi. Bu gün ilk duruşmasına çıkacaktı. Arkadaşlarından ödünç aldığı takım elbiseyi ve gömleğini giymiş bir de boynuna kravat bağlamıştı. Hayatında ilk kez kravat
Almıyorum arkadaş! Ev mev almıyorum. Satın, satabilirseniz evlerinizi. Bu ülkede borçlarını ödeyemeyenlerin sayıları artsın, intiharlar, cinayetler, hırsızlıklar, boşanmalar , ruhsal bunalımlar artsın. Size ne canım?! Kim ne yaparsa yapsın!.
Küçük Sude tren istasyonun merdivenlerinden karanlık dehlize ilerlerken artık kuşları göremediği için üzüldü. Annesi her zaman acele ettiriyordu. Ve nedense her zaman gidecekleri yere geç kalıyorlardı. Oysa serçelerin hiç acelesi yoktu.
Bekçinin bağırmasıyla insanlar yangından kaçarcasına hemen uzaklaşıyordu. Semt halkının çoğunluğu bu kuralı biliyordu... İkaz edilenler büyük ihtimalle bu semtin yabancısı olmalıydı... Bunu düşünürken gevrek gevrek gülüyordu bekçibaşı Kemal.Az sonra karakoldan çıkan bir polis bekçinin yanına geldi.Polis memuru telaşlıydı...