"Bana bir kitap verin, içinde ne kadar boşluk olduğunu göstereyim." – Umberto Eco (kurgusal)"

Yazmak, Yanmaktır.

yazı resim

Her insanın sınavının bittiği gün,
Allah'a döndürüleceğinden bahsediliyordu.
Korkuyordum.

Ellerim kandan görünmüyordu ama
yine de yazıyordum ben.

Yazıyordum.
Ve ciddiyetle.

Firavunun eski bir mektubundan çalıntı gibi.

Ey Rab !
Beni koru.
Düşüncelerim ete bürünmüş bir kemik.
Karşımda en ilahisinden yıkılmış bir müessese.
Oku denilmiş zamanında,
çünkü yazmış zaten Emr-i ilahi en güzelini.

Alnıma yazmış, kağıda yazmış.
Azmış insanlara yazmış.

Bir nevi uyku ilacı gibi.
Beyinde hazımsızlık yaratan bu düş.
Uyu diyor birileri,
adı şeytan.
Bu adın sonu kıyamet.

Uyu ki düşlerle kalkasın.
Uyu ki cehennemde yanasın.

Ve İkra.

Kütibe Aleyküm.

''Size yazıldı, size farz kılındı.''

Oku.

Bazen zehirlenmemek için kusmak gerekir,
Kalemle kağıda mesela.
Kağıttan kalbe.

Kalpteki şeytanın sesini kısmak için biraz,
işkenceden kurtulmak için,
yolunu yola sokmak için yazmak gerekir.

Yazmak yanmaktır.
Kurtulmaktır bir nevi.

Nefesi nefesine katmak,
nefes nefese kalmak.

Şimdi bedenime mesken etmiş bir kadının uzun tırnakları.

Elleri kirli.
Her dokunuşu haram naciz bedenime.

Sabır'sızım şu sıralar.
Gururumun verdiği sabır, dayanılmaz bir sızıya dönüşmekte.

Belina ÖZBEK

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön