Faiz 24
Kolektif alan içindeki kolektif etki nedenle dönüşen kişi eylemi; farklı enerji kesikli süreklisiyle birbirini başlatan, birbirini durduran ve birbirini devam ettiren eş yönlü kolektif bağlanıma göre süreçlerdi.
"Gelecek, şimdinin geçmişidir, sadece biraz daha pahalıya mal olur." - **Oscar Wilde**"
"Gelecek, şimdinin geçmişidir, sadece biraz daha pahalıya mal olur." - **Oscar Wilde**"
Kolektif alan içindeki kolektif etki nedenle dönüşen kişi eylemi; farklı enerji kesikli süreklisiyle birbirini başlatan, birbirini durduran ve birbirini devam ettiren eş yönlü kolektif bağlanıma göre süreçlerdi.
Havasız bir ortamı ses olarak geçemeyen enerji her tür yalıtımları nötrüno, radyasyon, elektrikti manyetik enerjiler geçişi ile geçmektedir. Bu nedenle sistem inşası için ortamının saydam olup olmaması da genel olarak pek bir önem değildir. Yeter ki o yalıtımın inşa şekli, başlangıç inşanın seçilim yasası içinde olsun. Yalıtım içini
Demek ki kolektif güç kişisi stresi önleyen hem bir alan ve hem de bir depo enerjilidir. Köleci sistemle paranın kâr yapmayı, kazanmayı, ticaret, yapmayı, faiz almayı, enflasyona uğramayı vs. ön görmesi hem kişisi stresin kaynaklarından birisidir. Bunlar aynı zamanda soygun enstrümanları olmakla, kişinin soyguna uğrama stresidir.
Hâlbuki ki tarihin hiçbir döneminde biat kavramı sosyo toplumun inşa temeli olmamıştır. Ve köleci sistem ortaya çıkana kadar da biat kavramı yoktur. Biat, üretim yapan gücün kendisini boyun eğmeğe zorlayan zorba güce boyun eğip, emperyalist bir güce teslim olmasıydı.
İnsan çevresinin ürünüdür. Yani hayat doğal ve organik oluşumlu özne sistemin ürünüdür. İnsan organik bir özne nesnellik, kolektif bir özne sosyallik ve üstel çarpanla kolektif bir özne toplumsaldı.
Bana göre insanın insanlığı önce tüm diğer sosyal hayatlar gibi sosyal zekâyla belirimdi. Sonra da kolektif ile üreten
“Kullarım” diyen Osmanlı padişahı da bir köle sahibi olan ya “seyitti”. Ya efendi ya sahibim” demekti. Egemen güç, ne zaman bir uyuşturan ortama; kitleleri biat yönünde senkronize eden bir söylemlere gerek duyduysa lümpenler (hiçbir değişilen emek değeri üretmeyen büyücüler, medyumlar, fal bakıcıları, kader kısmet çiler, hırsızlar, mafya ve
Veri analizinin modern bilimin vazgeçilmez araçlarından biri haline geldiği günümüzde, bu yöntemin eski ebced sistemiyle benzerliği dikkat çekiyor. Makale, algoritmalara dayalı tahminlerle, Arap harflerine sayısal değerler atayan mistik ebced sistemi arasındaki felsefi paralellikleri inceliyor. Her iki yöntemin de bir tür kehanet sayılıp sayılamayacağını sorgulayan bu çalışma, bilimsel analiz
Mahir Ünsal Eriş