Hafıza Mantık 1
Mantık doğada vardı ve doğal sistemlerin entegresiyle bir işleyiş mantığıydı. İnsan bu yansımayı fark edip, buna uygun anlamaların soyutlama bilinci yapmakla mantıklı olmaktaydı.
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
Mantık doğada vardı ve doğal sistemlerin entegresiyle bir işleyiş mantığıydı. İnsan bu yansımayı fark edip, buna uygun anlamaların soyutlama bilinci yapmakla mantıklı olmaktaydı.
Kolektif alan kolektif emek gücü üzerine mülklü mülksüz diye parçalı edilmişti. Kolektif emek, kolektif kapasiteyle; kolektif yapabilirlikti. Mülksüz lük duygusu kişileri kolektif alandan ıraksatan düşünceydi. Iraksama mülk sahibini yakınsatan düşünceydi.

El mana anlayışlı düşünme mantığını oluşan zehirli söylem ve anlayışlar günümüze kadar hep efendiler egemenlikle PAYLAŞTIRMA savaşları ve PAYLAŞTIRMA mücadelelerine dönüşmüştür.
Bu bakımdan Benlik her zaman tekil değildir. Duruma ve şartlara göre tekilleştiği kadar kolektifleşmektedir de. Bir kişi benliğini aşırı decede yükseltip bu doğrultuda bir yaşam ortaya koymaya başlarsa, süper egoya dönüşmüş demektir. Süper egoya sahip kişiler çoğunlukla aile ve çocuklarını dahi düşünmezler. Onu için Kolektif Benlik ile Süper
Beşinci Kol zaman zaman yer altına bile girer de onun yer altında nasıl hareket ettiğini kimse anlamaz. Yakın zamanda bir sürü Güney Amerika Ülkesini, bir çok Asya Ülkesini, fakir ve gariban ama madenler yönünden zengin bir çok Afrika Ülkesini bu beşinci kol karıştırıp karıştırıp durmuştur. Kimi zaman bu
Kısa dünya tarihini, Evrim Kuramı ile başlatalım.
Evrim kuramının başka bir garip yönü de, herkesin onu anladığını zannetmesidir. (Gen Bencildir, R.Dawkins, s.36-Tübitak Yayınları
Toplumlar sürekli belirli bir din, etnik ve narsist politik çerçeveden dünyaya bakıp ona göre eğitilmişlerse, o toplumlarda en iyi teori ve düşüncelerin hayat bulması oldukça zordur
Öğrenilmiş çaresizlik ile depresyon aynı şeyi mi anlatırbunda uzlaşalım
Savaşlar olur, savaşlarda kazananlar ve kaybedenler vardır. Kaybedenler, yani mağlupların boynu büküktür... Hele de bir İslam Toprağı ise kaybedilen yer, asla nokta koymazlar, koyamazlar, fetih ve gaza ruhu buna izin vermez... Virgül yetişir imdada, o virgül kaybedilen yer geri alınıp da yeni bir nokta koyulana kadar, dağarcığımızda saklanır