Kıbrıs
Kıbrıs Türklerine karşı yapılan saldırıların 1948 tarihli soykırım sözleşmesine göre değerlendirilmesi gerekir.
"Okumak, düşünceyi başkasının eliyle yürütmektir. — Jorge Luis Borges"
"Okumak, düşünceyi başkasının eliyle yürütmektir. — Jorge Luis Borges"
Kıbrıs Türklerine karşı yapılan saldırıların 1948 tarihli soykırım sözleşmesine göre değerlendirilmesi gerekir.
Bu kurgular kolektif alan içinde özgeciliği geriletip, kolektif gücü kullanan kişisi bencilliği hortlattı. Tarih bu kurnazca kurgulanmış olayları, köleci sahiplik mantığı içinde "kurnaz Enki" tamlaması içinde anlatır.

Ama umulup beklenen vaadi kişi salt kendileri üzerine doğacak bir vaat olmasına kalpten inanan kişi de Nemruttu. Çünkü Nemrutlar açıktan “benim olan benim, senin olan senin” derken kalplerinde olan çelişki ile samimi değildiler. Kalplerinde senin olan da benim diyorlardı. Bu nedenle El mana anlayışı hep bağış lütuf, ele,
Böylece özel mülkiyetçi alan, kolektif güç ve kolektif sahipliğin muktedir oluş "zımnına atfın" tersi olan söylemle tanımlanacaktı. Neydi kolektif atıf?
Üretim ilişkisi bazında ve üretilenleri tüketme bazında ortaklıktı, beraberlikti. Mülk sahibi de bu atıfta hareketle kendine "ortak tanımayan" bir sahip oluş şeklini ilan edecekti.
Evrim kuramının ilginç bir yanı da herkesin onu anladığını zannetmesidir. Bunda hemfikiriz
Seksenli yıllarda iki büyük Müslüman Ülke, İran ve Irak birbirleri ile yedi sekiz sene süren savaşlar yaptılar. Irak Devleti Sünni Mezhep'den İran Devleti ise Şia Mezhebi doğrultusunda İslam Dinine yorum getiriyorlardı... Hangi tarafta ölenler şehit olacaktı acaba, bilemedik? Bu savaşta haliyle süper güçlerin silahlarının sahada denenmesine yol açtı.
Rengimizi görmek için aynaya bakın.
Dünya ile aşık atan, onunla aynı oranda sulu. Yani % 70 .
Maymundan geldiğini iddia eden bazı canlılar vardır. Aslında öyle demiyorlar da, kendi çaplarında üstün zekalarını göstermek için, küçümser bir yöntem izliyorlar.
Siz de anlamış gibi
İnsanların uğraştığı şeylere bak, işleri güçleri yok Mars'a adam götüreceklermiş. Bu adamlar ya kafayı yemiş, ya bizle dalga geçiyorlar, ya da sansasyonel olmak için bu haberleri çıkarıyorlar. Bugün ki uzay ve havacılık imkânları ve teknolojisi ile Mars'a sekiz ay da gidilebiliyor arkadaşlar. Düşünebiliyor musunuz Mars'a gitmek için kıçı
Bana hangi dil bilimci ne kadar katılır ya da katılmaz bilmem ama bendeniz, düşüncenin kökü olan 'düş' ile 'düşmek'in kökü olan 'düş-'ün etimolojik olarak ortak bir 'tüş' kökünden geldiğini düşünüyorum.