"Dil, varlığın evidir. — Martin Heidegger"

Deneme

Hüzün Garında

Issız bırakılmış yurtlarda kadim zaman insanlarıyla buluşmak ister misiniz!? Bir yolculuğa çıkalım o halde bugün; yıllarca önce terk edilmiş bir diyara doğru?!..

28 Şubat"ın Benden Çağrıştırdıkları

Bu gün 28 Şubat…
Ve bir zamanlar mahkemelik olup, şimdi beraat eden “Bir İdamlık Kent” adlı kitabımın ikinci baskısını yapmak üzere kitabı hararetle isteyip, sonra da “bu kitapta sen Müslümanları fişlemişsin” diye ‘kof’ mazeretler sunan Müslüman yayıncılara/arkadaşlara ne oluyor?
“Fişleme” dedikleri; söz konusu kitapta,

yazı resim

Dar Kapı

Açık dediğin kapıdan girebilmem için bir köpek belki de bir kedi olmam gerekiyor.Sahibine sadık bir köpek mi yoksa nankör bir kedi mi?Hangisi olmam gerektiğini söyle hiç olmazsa…

Mektubunuz Var!

Mektubunuz var bu mektup içinizden geldiği gibi olsun içinde itiraflar olsun kısacası biraz farklı ve kendinize dönük olsun sevgi dolu umut biraz da hüzün hadi ozaman mektubumuza başlayalım benim mektubumun konusu dünya...

Boş Masa ve Sandalyeler Kadar Yalnızım

Sağanak halindeki yağmurlar gibi bırakmaktasın beni. Kanımı akıtmaktasın sokaklara ve ızgaralara. Silip süpürmektesin sana olan çığlıklarımı. Bağırmaktayım bağırmaktayım ağlamaktayım. Sonra bir şemsiye gibi kenarda bırakılmaktayım. Yapayalnız ve ıpıslak bir köşeye atmaktasın beni. Mahvetmektesin beni. Ey sevgili bir bilsen kadehinde şarap, masanda gül, gecende mum ışığı olurum. Sen aşk

Susuz Gözler, Kurak Yüzler

Dudakların kuruluğunu anlarım; susuz kalınca dudaklar kurur ve zamanla çatlamaya başlar. Buna kim ne diyebilir veya kim bir şey söyleyebilir? Terlemeyen alınları da anlamak mümkün; böyleleri de asla yorulmaya gelmez. Çünkü cılızdır bedenleri, güçsüzdür bünyeleri. Belki alınlar kirlenir, cer akıtmaz. Bununla beraber damlaların alıp dışarı attığı lekeler kalır

Kutlamalar Hakkında

Gönül ister ki, her bayramımızı, miili veya dinî diye ayırmadan, bir görev anlayışı ile değil; gönülden yürekten kutlayalım. Ziyaret edemezsek bile, telefon açıp kendi sesimizle, yüreğimizin titreşimleri ile birbirimizin bayramlarını kutlayalım.

Okumak ve Yazmak En Soylu Eylemlerden Birisidir

Okumanın ve yazmanın sabır gerektiren bir eylem olduğu gün gibi aşikar. Her gün, evet evet her gün değişirsiniz okuyunca... Bir saat önce ki, bir dakika önce ki, bir gün önce ki siz, siz değilsinizdir artık... Hayata dair daha anlamlı cümleler kurarsınız... Dolgun başakların, başı da eğik olur. Bilgi

Tirşikci Gazeteciler…

“Tirşikci gazeteci” ne demek?
“Tirşikci gazeteciler” kim?
Tirşikci gazeteci; hep sağda solda karın doyurma peşinde koşuşturanlardır.
Tirşikci gazeteciler; açlığını birilerinin uzattığı ekmekle giderip, kendisini doyuranların yanında kuyruksallayanlardır.
Bu nedenle Tirşikci gazeteciler; dış mihraklı beslenip kendi öz değerlerine saldırırlar hep…

Ankara'da Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde...

“1997 yılında Avrupa’da Yılın Müzesi seçilmek gibi önemli bir başarıya imza atan Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Atpazarı olarak isimlendirilen semtte, Ankara Kalesi’nin dış duvarının güney doğu kıyısında, yeni işlev verilerek düzenlenmiş iki Osmanlı yapısında yer alır. Bu yapılardan biri Mahmut Paşa Bedesteni, diğeri Kurşunlu Han’dır. Bedestenin; Fatih Dönemi baş

Söyle Sevgili Kendinden Ne İstedin

Seninle sevişmemi mi yoksa nü resmini yapmamı mı istersin? Seni öpücüklerle sevmemi mi yoksa tuallere çıplak resmini çizmemi mi daha çok istersin? Saçlarını okşamamı mı istersin yoksa onlara gül takma mı istersin? Sana veda ederken gözlerine bakma mı yoksa gözlerimi yumarak gitmemi mi, söyle hayatta hiçbir isteği gerçekleşmemiş

Başa Dön