"Yazmak, zamanı görünür kılar. — Margaret Atwood"

Deneme

Afyonkarahisarlı Çağdaş Halk Ozanları

Sahasında otorite olan Türk Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu Başkanı Prof. Dr. İrfan Ünver Nasrattınoğlu bir kalıcı esere daha imza attı. Evet yazı başlığından da anlaşılacağı gibi Afyonkarahisar ın yetiştirdiği çağdaş halk ozanlarını bu kitapta bir araya getirdi

Din

Zengin Fakir Ayrımı

Dünya hayatına sımsıkı bağlı olan insanlar birbirlerini tevazu, akıl, merhamet, şefkat, fedakarlık gibi Kuran ahlakının kazandırdığı üstün özelliklere göre değil; zenginlik, güzellik gibi geçici dünyevi kriterlere göre değerlendirirler. Bu bakış açısının sonunda zengin - fakir ayrımı yaparak insanlara karşı; mimiklerine, ses tonuna, bakışlarına kadar yansıyan değişik tavırlar sergilerler.

Elveda S.........

Seninle ilk kez ne zaman tanıştık, hatırlamıyorum bile.Öyle uzun yıllar geçti ki aradan.Yirmi yaşımda vardım-yoktum seni tanıdığımda.Önce öylesine bir varlıktın benim için.Yani, olsa da hoş, olmasa da denir ya, işte onun gibi.

Göz Yaşı Gözünün Ucunda Saklıydı..!

.....O hep sığ sular gibi yaşadı, iki tepe arasına sığınan koylar gibi sığ, sakin, rüzgarsız. Hiçbir zaman rüzgarla dans etmedi, hiçbir zaman deli dalgalar gibi coşmayı yaşamadı, hiçbir zaman bir koydan bir başka koya taşamadı. O hiç farklı olamadı yaşamı

Kürsüde Şiir Okuma İsteği

Milli Bayramlarda kürsüye çıkıp şiir okumak, bana göre dünyalara bedeldi. Bu bana öyle güzel,öyle onurlu bir etkinlik olarak gelirdi ki; kürsüye çıkıp şiir okumak için ne isteseler vermeye hazırdım. Alacaktım elime mikrofonu; yüzlerce insanın karşısı

Sıradan Günlerden Biri

Her şey ufak bir sarsıntıyla başlar. Bu sarsıntı bedeninde binlerce ufak sarsıntıyı tetikler. Bilinçsiz bedeninin yorgun gözleri ağır ağır açılır. Sarsıntıların zelzeleden değil, güzel ülkemin berbat yollarından dolayı meydana geldiğini, Dikmen-Kızılay güzergâhında, yokuş aşağı son hız gitmekte olan dolmuşta olduğunu farkedersin.

Tenine Değmeden Düşlerim (Bülent Yalçınkaya)

Kravatımı bağlıyorum,ceketimi giyiyorum,şoförümü çağırıyorum.(sende yoksulluk kahve köşelerindeki konuşmalarında mı kaldı)Eşim beni öpüyor sonra işime gidiyorum.Bana imzalatılan belgeleri düşünemiyorum,sahiplendiğim kadın beni şehvete yenik mi düşürüyor diye geçiyor…(bu somut şeyler mi seni hayallere sürüklemiyor,çok tehlikeli hayallere sürükleniyorsun)

Başa Dön