"Yazmak, konuşmadan söylemenin yoludur. — Jules Renard"

Deneme

Haberiniz Var mı? Hicri 1429"dayız…

Zaman akıp gidiyor kendi mecrasında. Fakat bizler bu akışta pek çok şeyin farkına bile varamıyoruz. Çünkü ayrıntılara takılıp kaldığımız için gerçekleri göremiyoruz. Zaman, hicrete mahkûm hayatları menziline taşıyor. Her gün fark etmesek de gönül dünyamızda hicretler yaşıyoruz. Zira hicret sadece bir yerden bir yere maddeden göçmek değildir. Mana

Sana Geldim İstanbul

Hiçbir çağa özlem duymadan ve ayak uydurmadan, göğsüme yasladığım azgın deniz gibi, bir kuyruklu yıldız, bir kırık tekne, bir paranoya gibi, tiner çeken köprü altı çocukları gibi geldim sana. sürgün ve gemileri yakılmış bir mahkum olduğumu bilerek, son

Dünyaya Tokat Atmak İstiyorum

Çocukluğumuz geleceğimizdir. Bu yazımda çocukluğumda yaşadığım bir anımdan bahsediyorum. Hayatımın bazı anlarında bu anının canlandığını ve sanki tekrar tekrar yaşanıyormuşcasına etkin olduğunu vurguluyorum...

Japon Lirik Dramı

..Alkole batırılmış Esra cümleleri ile şişe çektiriyorsun sırtına...annen yüreğine viks sürüyor, turuncu bir ıhlamur kaynatıyor, boğazına okunmuş tülbent sarıyorlar.....Kesmiyor!....

Başa Dön