Eleştiri > Günlük Olaylar
Sonsuza mı Uğurluyoruz
Evet, ahiret hayatı inkar edilemez bir gerçektir. O nedenle ruhunu yüce yaratıcımız Allah'a teslim edenleri sonsuzluğa değil de ahirete uğurluyoruz. Ölen insanı sonsuzluğa uğurluyoruz dediniz mi kavramların içini boşaltmış oluyoruz, buna dikkat etmemiz lazım... Ahiret hayatı ebedi hayattır, sonsuzdur, bunu inkar etmiyoruz, ancak orada ki tekrar ölümün olmadığı
Hükümetler Ne Yapmaz?
Çok partili demokrasiye geçtiğimiz 1946'dan bu yana her hükümet, halkın sorunlarını Türkiyenin sorunlarıdır diye bize yansıtmıyor. Aynaya tersinden bakıyor. Oysa Anayasamızda " Devlet; halkının sosyal, kültürel ve ekonomik düzeyini yükseltmeyi amaçlar." diye bir madde vardır.
Ayakkabı Kutusunu Bırak, Sadaka Kutusuna Bak!
Ayakkabı kutusu yerine uğraşacağımız bir başka kutu var: SADAKA KUTUSU Üstelik bu kutuların hepsinin içinde gerçekten para var. Ve bu kutular öyle ayakkabı kutusu gibi bir yerde saklanmış da değil; herkesin gözü önünde Belki sizler de her gün görüyorsunuz ama farkında değilsiniz.
Elimden Tutup Bağrına Bassın Beni Hayat
Karanlık bağrımda açan bir ışık
Işıktır aslında beni kendine çeken
Şerefsizliğin Daniskası...
"CTP Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer ise 'Seks filmi çevirmediğine göre izlemeyeceğiz' diye konuştu."
Trabzon"un İkinci Özel Hastanesi: İmperial
Sağlık dünyadaki en büyük varlığımızdır. Allah’ın bize emanetidir bedenimiz, onu hor ve hakir kullanmamalıyız. Hayatın tadı ve tuzudur sağlık… Fakat işler her zaman düzgün gitmez. İnsanların aklına gelmeyen başına gelir. Günün birinde sıhhatimizi, paramızı, malımızı, dostlarımızı kaybedebiliriz. Fakat geleceğe dönük umudumuzu kaybetmemeliyiz. Umudunu yitiren her şeyini yitirmiş demektir.
Bir Şarkı; Hayatı Yalan
Başkalarını kullanmanın bir yetenek olduğunu kabul ediyorum. Maşa varken elini yakmamakta bir marifettir. Fakat bu kullanılabilecek, satın alınabilecek insancıkları nasıl tespit edebiliyorlar, bunu anlayamıyorum. Bravo… Esas yetenek bu olmalı. Birilerini maşa olarak kullanabilme işi
Git Ahmet Hakan!..
Ahmet Hakan; “Bana biraz müsaade” diyerek çareyi kaçmada buldu….
Müsaade verdim, gitti…
Arkana bakmadan git Ahmet Hakan!…
Ne olur ne olmaz havalar zaten sisli, puslu… Bel bağladığın dağlara da şimdi kar yağdı. Senin avukatlığını yaptığın omuzu fırfırlı insanlar zaten içeri alındı. Birileri
Bir Büyük Yazar Doğuyor Güneşle Birlikte
Ortalık büyük yazar kaynıyor,elini uzatsan büyük yazara çarpacak.
Bir medya kaptanı büyük dedi diye büyük yazar mı olunuveriyor birkaç günde,
Yolsuzluklar Asfalta Serildi.
İnsan aklı düşüne düşüne buluyor doğruları. Dün gece düşünerek şu doğruya ulaştım. Seçim gelince parti liderleri, önce vatandaşına yapacakları işlerden söz eder, vaadlerini sıralardı. Ne başbakanımız, ne de onun İstanbul ve Ankara Belediye Başkan adayları böyle bir gerçek yerine kuru gürültü ve laf ebeliği ile olayları unutturmaya mı
Seçimin Ardından
Demokrasiyle idare edilen ülkelerde seçimler bayram havasında geçer. Herkes eteğindeki taşları seçim meydanlarında döker. Düşünceler ortaya konulur. İsteyen istediğine destek verir. Herkesin duygu ve düşüncelerini ifade etmesine imkân tanınır. Kimse kimsenin fikrini küçümsemez. Oy verme faslı bitince meydanlarda söylenenler orada kalır, hayata taşınmaz. Küskünlükler kin ve nefrete dönüşmez.
Vebadan Koronaya
Bu yazı, korona salgını sırasında paniğin ve korkunun insan davranışları üzerindeki etkisini anlatıyor. Eski bir veba hikâyesiyle modern pandemiyi karşılaştırarak, gerçek tehlikeden çok korkunun insanları nasıl etkilediğini vurguluyor. 10 Nisan'daki sokağa çıkma yasağı ilanı sonrası yaşanan panik ve mesafe kurallarının unutulması, tarihten ders alamadığımızı gösteriyor.
Düşman İşgalinden 'Kurtuluş Günleri'ne
Görev yerine gelsin anlayışıyla ya da şu iş bir an önce bitsin düşüncesiyle yapılan,kotarılan,alelacele hazırlanmış programlardan ne bekliyordunuz ki...
Tiyatronun T'sinden habersiz insanları,ciddi bir sanat türü olan tiyatronun içine sokarsanız ne beklersiniz ki,
şahaser bir drama mı?
Süzgü
Günden güne yozlaşan dilimize, bir de teknolojinin çelmesi eklenince ki telefon ve internette yapılan kısaltmalarla dilimiz enikonu kan kaybetmeye başladı.
Son Durak
Ölüm bin bir çeşidi var, değişik, parça parça, hafif ve korkutucu...
Kimisi evinde ölürken, kimisi savaşta ölüyor; kimisi trafik kazasında ölürken, kimi ameliyat masasında;
kimi eğlenirken , kimi ise alın teri daha kurumamışken...
Dereden Tepeden (2)
yazımın bugünkü konusunu ağırlıklı olarak trafik kazalarındaki aşırı ölümlere ayırdım. Bir aile bireyini trafikte kaybetmiş biri olarak.
Henüz Ölmedim
Karanlık mizahla süslenmiş bu kısa not, hastane odasında yalnız başına nefes almak için mücadele eden birinin yaşam savaşını anlatıyor. Yazar, uzun bir aradan sonra nihayet kendi başına nefes alabildiğini müjdelerken, mesajını beklenmedik bir şekilde "Boşuna sevinme! Henüz ölmedim..." diyerek bitiriyor. Hayata tutunmanın hem acı hem de mizahi yönünü
Kalkan ve Savaş Davulu
Bir kelebek esintisinin uzak doğuda fırtına çıkarması beklenir bir durum. Ekonomik darboğazın boğmaya başladığı bugünlerde fillerin çarpıştığı bir ortamda kedilerin hırlaşması doğal.
Güney Kore’nin arkasındaki filler ile Kuzey Kore’nin arkasındaki filler füze kalkanı projesi yüzünden karşı karşıya geldi.
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20




