Halk Meclisi Günleri
Her ay bir kez vatandaşın karşısına çıkıp yüzüne karşı hesap sorulan Başbakan olması gereken kıvama gelir: YURDUNA KUL OLUR.
"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"
"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"
Her ay bir kez vatandaşın karşısına çıkıp yüzüne karşı hesap sorulan Başbakan olması gereken kıvama gelir: YURDUNA KUL OLUR.
. hani edebiyatta para yok du! işte görülsün edebiyattan kimler nasıl para kazanıyorlar. ne şanssız, halid ziya’nın ismiyle eserleriyle kimileri romanını alıp içini dışına…

diğerlerinden faklımı sandınız?
Evet, terör belasını yakamızdan silkelemek boynumuzun borcu. Ülkemizin esenliğe çıkması ancak birlik olmamıza bağlıdır. Hayallerimizi yok eden ulusal ve uluslararası terör gruplarına topyekûn karşı çıkmalı ve tepki koymalıyız.
Hiçbir zaman olağandışı bir şey söylemeyen Hakan Fidan'da her nedense son zamanlarda milli ve yerli takıntısı başlamış.
“Doğru olan “ı yapmayan “susmayı” tercih eden aileler kara bir kadercilik anlayışıyla hareket ettiklerinde zannediyorlar ki bu olayın vebalinden kurtulacaklar.
Acaba toplumlar da kendilerini bir süre sonra hücre gibi bölünme usulü kopyalayan sistemler midir?...
Canlı organizmaların başka canlı organizmalar doğurarak çoğalması gibi toplumlar da zamanla sürekli yeni toplumlar doğurarak mı çoğalırlar?
..bazıları dış güçler diyor, kimisi iktidar muhalefet çatışması diyor. Bende diyorum ki; bu bir karmaşa ve yapılanların yapan tarafında dahi farkındalığı yok. Birilerinin kışkırtmaları yüzünden cahil insanlar kendi hanelerine taş atıyor..
Gündüz kadınlara yönelik hazırlanan toplumsal güveni, değerleri zedelemeye yönelik programların önü alınamıyor. Hiçbir amacı ve hedefi olmayan sırf reyting kaygısıyla yapılan programlar ne kadar iyi ve güzel olan varsa yıpratmaya çalışmaktadır. Adeta kötülüğü ve çirkinliği akıllara ve kalplere kazıyarak insanları insanlara ve topluma karşı ürkek ve korkak hale
Evet, düpedüz entelektüel bir bilgi birikimine sahipti işte. Geniş vizyonu dağarcığındakileri, herkesi kendisine hayran edecek bir anlatımla aktarmasına yetip artıyordu. Konuşması son ana kadar büyük bir dikkatle dinlenir, beğeni işareti olarak anlaşılabilecek kıpırdanmalar başlardı salonda. Gittiği her yerde kalabalıklar kendisini izler, yolunu bulabilenler yanına kadar sokularak teveccühlerini sunmaya
Hangi kanalı açsam akşam vakitlerinde, bir hanzoyla gelirim göz göze... Bende mi bir yanlışlık, dik başlılık var; yoksa kadınlar ezilmeye mahkum mudurlar?
Uzunca bir zamandır hemen yakınımızda, neredeyse sınır komşusu olduğumuz devletlerde yaşanan sıkıntıları gördük. İran’da, Irak’ta, eski Sovyetler Birliği’nde, Yugoslavya’da ve Almanya’da olup bitenler… şöyle bir yirmi yıl kadar gerilere gidildiğinde hiç değilse bizim gibi sıradan insanların ön göremeyeceği çapta köklü değişimler yaşandı buralarda. Almanya, doğu ile arasındaki duvarları