"İyi kitapların sonu yoktur. — R. D. Cumming"

Eleştiri

Lüzumsuz Korna Şalterleri Attırır

Biri gelip de dibimde hem de hiç gerek yokken zart zart kornaya bastı mı ben şahsen gıcık oluyorum. Benim gibi bir sürü insanda biliyorum ki hiç hoşlanmıyor ve gıcık kapıyor bu duruma... Bildiğim kadar bir çok Avrupa Ülkesinde öyle gelişigüzel her yerde kornaya basamazsınız... Okul gibi, hastane gibi,

İfakat Belgeseli

Toprak kokar Karadeniz kadınının elleri… Kınalı parmakları aş ve iş’te yara bere olmuştur hayatla mücadele eden bu yiğit savaşçıların. Odun kesip taşımak, çay toplamak, tarla kazıp biçmek, inek sağmak, fındık toplamak, evin işlerini görmek…. Bunlar Karadeniz’de kadının bitmek tükenmek bilmeyen işleridir. O eli öpülesi kadınların bu işlerden emekli

Dokunmayın Bana

Dokunmayın bana orkestra olurum, müziğimden anlamazsınız. Dokunmayın bana resim olurum, renklerimden korkarsınız. Ellerim asma bahçesidir, üzümlerimden çalmayınız. Bileklerim kabe yoludur, bıçaklarınızla kollarımı doğramayın. Bu dünyada kim üstün davası vardır, karga gibi başımda uçmayın. Dokunmayın bana boş çuvallarınızı kanımla doldurmayın. Dokunmayın yaralarıma, merhem olmayın. Her ışığı karanlıkta yıldız sanmam,

Andımıza Dair

Reşit Galipi rahmetle anarak ve o günkü şartlar içinde çok iyi bir şey yaptığını düşünerek bu andı yazdığı için bugün ve bundan sonrası için de teşekkür ediyorum. Ve bugün Reşit Galipi eleştiren ve kendisine Müslüman diyen birçok kimseden de daha fazla Müslüman olduğuna inanıyorum.

Kaan Erkam'ı İzlerken

Oyun başlamıştı. Erkan Bey, sahnedeydi... Tabii daha ilk sözleriydi. Çok da gecikmemiştik Bize görevliler tarafından yer gösterildi Yerimize doğru ilerledik Basamakları iniyoruz. Tam oturacak yere geldik. Birkaç adım sonra bize ayrılan yere oturacağız. O da ne? Birden sendeliyorum. Ayağım burkuluyor Düştüm düşeceğim Hemen yanımda oturan bir bey, kalkıp

Başa Dön