Sinema ve Derin Devlet
Sanatta ve sinema da devletin parmak izleri aranmalıdır. İhmal edilen, gözden kaçan bir konudur. Belki de bilinçli olarak değinilmeyen bir konudur.
"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"
"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"
Sanatta ve sinema da devletin parmak izleri aranmalıdır. İhmal edilen, gözden kaçan bir konudur. Belki de bilinçli olarak değinilmeyen bir konudur.
Bir palto kaç para? Üşüyorum, değerim buz olmak... Arkadaşlarım nerede? Mangal yürekli insanlar nerede, sıcak ellerini uzatsınlar bana. Üşüyorum. Herkes neşeli şarkılar eşliğinde çayını yudumlamakta. Simit satsam, züppelerin ite kediye benzeyen çocukları dalaşmakta bana. Herkes gücünün yettiğine aslan ya da paşa. Tüm krallıkları yıkmak istiyorum şu an şu

Bu cümleleri neden yazdığınıza epeyce kafa yordum. Kadın olmadığınıza göre kutlama size değil, gazetenize, kadın okurlarınıza gelmiştir. Kaz gelecek yerden tavuk esirgemez işadamları. Büyük olasılıkla ilan vermişlerdir. Gazetede ilan göremediğime göre ilanı almak yerine, sosyalizmle yeni tanışan gencecik bir insanın duygusal tepkisiyle Alın paranızı da.. deyip bu yazıyı
Gezen Tavuk yumurtalarının daha sağlıklı olduğu dedikodusu da yaygın. İyi de kardeşim nerelerde gezmiş bu tavuklar onu da bilmemiz lazım değil mi? Bir tavuk başka bir tavuğa lavukça ''Gidelim servi revanım yürü Sadabad'a mı demiş de ta oralara mı gitmişler?'' ya da ''Bizim çıktığımız gibi onlarda Heybeli de
Gözler, eller, yüzler, bakışlar sürü sürü... Hiçbirinde yok bir anlam ve bütünlük. Hepsi bütünüyle masal kitaplarındaki yaratıklar gibi. Sürü sürü yüzler başıma üşüşen gagaları kocaman kuşlar gibi. Yırtık bir gömlek kalır geride bana hediye edilen. Bağrımı açtıklarım, göğsüme indirir bir yumruk.
Merhaba. İşlerin Cılkını Çıkarmakta Üzerimize Yoktur başlıklı yazımı yorumlarınıza sunuyorum.
Bilinmeyen bir istasyonda, “iğrenç bir zamandayız”. Vincent ve Kornel bir tren istasyonun unutulmuş peronunda yolları kesişen iki filozof. Aslında onlar “evsiz” dediğimiz, mülkiyet ve aidiyet duygusunu çoktan aşmış insanlar. Yani, hayatta kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Kıssadan hisse “peron filozofları” olarak iştigal ediyorlar. Hayat, algıladığımız gerçeklik, birey, toplum, kamu,
Bugün Mesleki Gelişim Programının ya da diğer adıyla ilk yarıyıl ara tatilinin ilk günü. Önce Doç. Dr. Adnan Boyacı'dan masallar, sonra Millî Eğitim Bakanı ve kişisel gelişim uzmanı Prof. Dr. Ziya Selçuktan ninniler dinledik. Geleceğimiz ziya(n)landı
Krizin teğetçilere dokunmaya başladığını feryatlarından anlayabileceğiniz gibi, gazetelerin internetteki emlak sayfalarına bakarak da anlayabilirsiniz.
Ahmed Hamdi Tanpınar' ın 27 Mayıs Darbesi' nden sonrali tutumu...
Geçenlerde yengeç burcuna giren ay kardeş, bir başka günde de ikizler burcuna giriyormuş. Bak sen şu aya bir türlü yerinde duramıyor. Girme yahu zırt pırt bir burca, otur oturduğun yerde... O girdiğin burçlarda bir gün senin başını yer diyeyim sana Ay Kardeş... Hem bir burca girmeden önce o
Kırkından sonra evlenirlermiş eskiler.
Ve tabiri caizse; taş gibi insanlar...
Söyleyeceğim o ki; kim bizleri bu hale getirdi?!
Yiyip içtiklerimize kim ne kattı da bizler bu duruma düştük.
Besinlerimizi kimler zehirledi?