"Bugün 23 Temmuz 2026, saat 08:00. Dünya hâlâ yerçekimine inanıyor, ben de kahveme." – Franz Kafka"

Eleştiri

Yılan ile Musa; Süleyman ile Karınca

Şair Nailînin (ö. 1666) bir gazeli şu beyitle başlar:
Mârız ki asâ-yı kef-i Musâda nihanız
Mâr anlama mûruz ki teh-i pâda nihânız.
Yani, Biz yılanız; Musanın elindeki asada gizli bir yılan Belki yılan da değiliz; ayak altında ezilen bir karıncayız biz.

Tebrikler Azerbaycan

1988den sonra Ermeniler Azerbaycanlı Türkleri, Ermeni eti yiyen insanlar gibi göstermiş ve tüm dünyaya böyle tanıtmaya çalışmıştı. Bununla ilgili belgeseller çekmiş, Azerbaycan Türklerini vahşi bir millet gibi göstermeye çalışmıştı. Sözde, Azerbaycanlı Türkler, Sumyagıtta Ermeni kızlarına tecavüz etmiş, sonra onları doğrayarak kebap yaparak yemişler. Ermeniler, bununla ilgili belgeseller yaparak

yazı resim

Rize Dağınık Bir Masa Gibi

Bir kalabalığın içinde jop kimdir, yumruk kimdir, kırılan parmaklar kimdir. Etten ve tırnaktan oluşan bir düşünce, insan beynini tırmalamadıktan sonra linçtir. Sesler, feryadın ve haykırışların oluşturduğu bir kapı gıcırtısıdır ve tüm eşiklerde sıkışan insandır. Bir olay ve ardından aynı düşüncede sıkılmış bir yumruk gibi beş, on kişi. Ve

Güneş Çarpması

'İspanya'da Angeles Duran adlı 49 yaşında ki kadın, notere giderek, Güneşin kendisine ait olduğunu tescil ettirdi.Güneş adlı yıldız Angeles Duran'a aittir metnini, notere onaylatan Duran, Dünya üzerinde yaşayan herkesten, aydınlatma ve ısınma parası talep ediyor.'' Kaynak:Hürriyet Gazetesi

İçimizdeki "Boş Şehir"ler...

Anneler babalar ve kahırdan ölmeler faslını geçtikten sonra sıra geliyor "beni ne kadar kırdın biliyor musun?" durumuna. Aslında ben bu iki kardeşi ironik biçimde çok şanslı görüyorum. Çünkü dünyanın bir çok yerinde kardeşler hayatları boyunca bu kırgınlıklarını dile getiremiyorlar bile. Bu kırgınlıklar ve içe atmalarla gidiyorlar mezara. Ölüme

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrasına Neden Bilet Bulunamıyor?

Beni en çok şaşırtan Eskişehir Belediyesi K.S.İ.D. Başkanlığının, konserin gerçekleştirileceği tarihte ve saatte binanın kapısında beklemem gerektiği, bilet alan fakat gelemeyen dinleyiciler olduğu takdirde onların yerine bana bilet sağlayacaklarını söz konusu e-postada bildirmeleri oldu. Bu ne biçim arabesk bir vurdumduymazlık ve densizlik birader ? Ben 1950 doğumluyum. Bu

Belediye Ağaç Katliamı Yaparsa!

Bizim mahallemizin yolu, sağlı sollu çam ağaçları ekili. Kuruyanları kestiler. Yerine ağaç dikeceklerdi. Aylarca bekledim. Kimse yerine ağaç dikmeyince ben de 2 nar, 1 tane de yenidünya fidanı diktim. Bu ağaçlar ezilmesin diye de etrafını parke taşlar ördüm.
Ben, okulda görev yaparken geldiler. Ağaçların yol güvenliğine

Öz Kim Üvey Kim En Öz Kim Markalar

Bir çok defa rastlamışsınızdır firmalarda ki bu öz üvey muhabbetine... Herhangi bir ticari kuruluş kârlı bir vaziyette ticaret yaparken, bir de bakıyorsunuz, başka bir firma aynı firma isminin başına öz ya da hakiki gibi bir isim getirerek güya firmaya rakip olmaktadır...

Kesişen İnsanlıktan Çıkabilecekler

Tarım-Orman Bakanlığı'ndan şimdi bir mesaj aldım. Mesaj "11 milyon fidan sahiplenildi. Sahiplenmeye bağışa devam. Rekora koşuyoruz. gelecegenefes.com'a gel, 1923'e Nefes yaz 10 TL'ye fidan bağışla" bu satırlardan ibaret. Okuyunca gözlerim yaşardı. Bu nasıl bir duyarlık, bu nasıl bir özveri...

Tiyatronun Yıkımdan Önceki Son Oyun: "Peron" Siz Hayatınızın Kaçıncı "Peron" Undasınız?

Bilinmeyen bir istasyonda, “iğrenç bir zamandayız”. Vincent ve Kornel bir tren istasyonun unutulmuş peronunda yolları kesişen iki filozof. Aslında onlar “evsiz” dediğimiz, mülkiyet ve aidiyet duygusunu çoktan aşmış insanlar. Yani, hayatta kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Kıssadan hisse “peron filozofları” olarak iştigal ediyorlar. Hayat, algıladığımız gerçeklik, birey, toplum, kamu,

Başa Dön