"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"

Eleştiri

Ben İse Ahıra Bağlı Öküz Gibi Debelenmekteyim

Bir palto kaç para? Üşüyorum, değerim buz olmak... Arkadaşlarım nerede? Mangal yürekli insanlar nerede, sıcak ellerini uzatsınlar bana. Üşüyorum. Herkes neşeli şarkılar eşliğinde çayını yudumlamakta. Simit satsam, züppelerin ite kediye benzeyen çocukları dalaşmakta bana. Herkes gücünün yettiğine aslan ya da paşa. Tüm krallıkları yıkmak istiyorum şu an şu

yazı resim

Değerli Atilla Karaduman Bey, Gerçekten "8 Marta Lanet Olsun" Mu?

Bu cümleleri neden yazdığınıza epeyce kafa yordum. Kadın olmadığınıza göre kutlama size değil, gazetenize, kadın okurlarınıza gelmiştir. Kaz gelecek yerden tavuk esirgemez işadamları. Büyük olasılıkla ilan vermişlerdir. Gazetede ilan göremediğime göre ilanı almak yerine, sosyalizmle yeni tanışan gencecik bir insanın duygusal tepkisiyle Alın paranızı da.. deyip bu yazıyı

Geziyor Mu Duruyor Mu

Gezen Tavuk yumurtalarının daha sağlıklı olduğu dedikodusu da yaygın. İyi de kardeşim nerelerde gezmiş bu tavuklar onu da bilmemiz lazım değil mi? Bir tavuk başka bir tavuğa lavukça ''Gidelim servi revanım yürü Sadabad'a mı demiş de ta oralara mı gitmişler?'' ya da ''Bizim çıktığımız gibi onlarda Heybeli de

Masallarla ve Yalanlarla Dolu Hayatınızı Ne Edeyim

Gözler, eller, yüzler, bakışlar sürü sürü... Hiçbirinde yok bir anlam ve bütünlük. Hepsi bütünüyle masal kitaplarındaki yaratıklar gibi. Sürü sürü yüzler başıma üşüşen gagaları kocaman kuşlar gibi. Yırtık bir gömlek kalır geride bana hediye edilen. Bağrımı açtıklarım, göğsüme indirir bir yumruk.

Tiyatronun Yıkımdan Önceki Son Oyun: "Peron" Siz Hayatınızın Kaçıncı "Peron" Undasınız?

Bilinmeyen bir istasyonda, “iğrenç bir zamandayız”. Vincent ve Kornel bir tren istasyonun unutulmuş peronunda yolları kesişen iki filozof. Aslında onlar “evsiz” dediğimiz, mülkiyet ve aidiyet duygusunu çoktan aşmış insanlar. Yani, hayatta kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Kıssadan hisse “peron filozofları” olarak iştigal ediyorlar. Hayat, algıladığımız gerçeklik, birey, toplum, kamu,

Ziya Selçuk'tan İnci Mercan

Bugün Mesleki Gelişim Programının ya da diğer adıyla ilk yarıyıl ara tatilinin ilk günü. Önce Doç. Dr. Adnan Boyacı'dan masallar, sonra Millî Eğitim Bakanı ve kişisel gelişim uzmanı Prof. Dr. Ziya Selçuktan ninniler dinledik. Geleceğimiz ziya(n)landı

İnsanlar Keveşe Gibi…

Kırkından sonra evlenirlermiş eskiler.
Ve tabiri caizse; taş gibi insanlar...
Söyleyeceğim o ki; kim bizleri bu hale getirdi?!
Yiyip içtiklerimize kim ne kattı da bizler bu duruma düştük.
Besinlerimizi kimler zehirledi?

Başa Dön