Şiir ve Estetik
Alan bir yüzey hareketidir. İki boyutludur. Oylum dediğimiz hacim olan eylem boyutu ise, yüzey ve derinlik hareketiyle birlikte olan girişme eyleminin hareketidir. Üç boyutludur.
"Dünya vardı ki kitaplarda yaşadım. — Orhan Pamuk"
"Dünya vardı ki kitaplarda yaşadım. — Orhan Pamuk"
Alan bir yüzey hareketidir. İki boyutludur. Oylum dediğimiz hacim olan eylem boyutu ise, yüzey ve derinlik hareketiyle birlikte olan girişme eyleminin hareketidir. Üç boyutludur.
Mustafa Albayrakın Umran dergisinin Haziran 2014 tarihli, 238. sayısında yayınlanan yazısının başlığı çok ilgimi çekti; Siyasi Yorumda Basireti Bağlanan Köşe Yazarları. Yazıyı hemen okudum. Başlık kadar içerik de ilgi çekecek kadar varmış.

Konu mutsuz etme değil; mutlu edememek. Bir kelebek örümceyi nasıl mutlu eder: Ona yem olursa. Yem olmak istemiyorum kardeşim. Anlamıyor bu örümcek beyinliler. Oysa gökyüzü herkesin hem örümceklerin hem kelebeklerin. Nedir bu gökyüzü altında bana bunca düşmanlık çözmüş değilim. Ben örümcekleri hayatımdan çıkarmak da istemiyorum. Onların da güzel
Ayasofya' nın mülkiyet hakkı...
Barış Abi ara ara çalıp söylediği, birçok kez de Ayten yengemin eşlik ettiği müzik adeta kafama derin bir iz bıraktı ve bir daha da silinmedi. Bunlardan biri de o zamanlar Edip Akbayramdan, sonraları da Ahmet Kayadan dinlediğim Aldırma gönül türküsü. Sabahattin Ali ile ilk tanışmamız bu vesileyle oldu.
Evvelden mesela vakti zamanında, kimi kimi bazı güç sahipleri dışarı çıkma yasağı koyduğunda kimi kimi bazı insanlar dışarı çıkıyor, eleştiriliyor, hatta ve hatta asalaklıkla suçlanıyordu Değişen ne peki?
Ama benim can sıkıntım hala devam etmekteydi.
Ne yapmalıydım?
Ev kadınlarının nasıl vakit geçirdiklerini düşündüm.
Bir çoğunun yemek sitelerinde, okey oyun masalarında veya dizi film izleyerek vakit öldürdüklerini öğrendim.
Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Müdürlüğü yaptığım yıllarda Azerbaycana iki defa gitmiştim. Birçok Tiyatroyu gezmiş ve oynanan oyunlardan birkaçını izlemiştim. Azerbaycanlılar, sanata karşı büyük bir sevgi besliyorlar. Sanatçılarını asla unutmuyorlar. Birçok caddeye ya heykellerini dikiyorlar veya onların adlarını veriyorlar. Hatta sanatçılar için bir de orman yapmışlar. Ölen sanatçılarını da
Ümraniye Belediyesi 11 seneden beri ülke geneline şamil şiir, hikâye ve resim yarışmaları düzenliyor. Belediyelerin sadece altyapı, su, kanalizasyon, çöp toplama, asfaltlama işlerinden sorumlu olmadıklarını, kültürel etkinliklere de el atmaları gerektiğini yıllardan beri söyler dururuz. Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, sesimizi duymuş olmalı ki 11 seneden beri bu
Beyarmudu Belediye Başkanı Sayın İlker Edip, bölgede bir tiyatronun kurulması için hiçbir şeyden kaçınmamış ve bu iş için gerçekten doğru ismi bularak, konservatuar mezunu olan, yazar, yönetmen ve oyuncu İzel Seylaniyi kurulacak olan tiyatronun başına getirmiştir.
Kısa sürede bölgenin gençleriyle bir araya gelen Seylani, bir grup
Mahir Ünal'ın Türkçeyle ilgili açıklaması üzerine bir şeyler yazmayı düşündüm, sonra vazgeçtim. Çünkü Mahir Ünal ciddiye alınacak biri değil.
Ali Bey işçi emeklisi bir vatandaş. Alsın alsın ikibin lira para geçiyordur ancak eline. Ali Bey bu iki bin Türk Lirası ile harikalar yaratmaktadır güzel yurdum Türkiye'de... Var mı onun gibi bir babayiğit, sorarım size? Üç tane çocuk okutmakta, dahası ev kirası vermekte, sonrasında da mutfak masraflarını karşılamakta,