Hiç "" Bitmeyen Senfoni "" : Musıkî İnkilabı Polemiği
Murat Bardakçı ile Fazıl Say arasındaki " Musıkî İnkılabı" polemiği...
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
Murat Bardakçı ile Fazıl Say arasındaki " Musıkî İnkılabı" polemiği...
Kavram ve tanım olarak pek çok yerde karşımıza çıkan bir olgu, emperyalizm. (1) Emperyalizm Latince: İmperium, imparatorluk kelimesinden türemiştir. Gerçektende, imparatorluğunu genişletmek ya da kendi hegemonyasını bağımsız olan başka ülkelere zorla kabul ettirmek isteyen bir devletin güttüğü politikaya denir. Başka kaynaklarda, sömürgecilik, yeni sömürgecilik olarak da ifade bulur...
Selahattin Eyyubi hakkında dört farklı tarih olmalı. Ne yazık ki üç tarih var.
1- Sünni tarihi
2- Şia tarihi
3- Batı tarihi
4- Olması gereken ama olmayan tarih!
şeyh sait hakkında yazılanların haddi hesabı yoktur. ancak yakalanış biçimi üzerine ayrıntılı bir bilgiye de rastlamak mümkün değildir...
İslam ve Atatürkçülük zeka, yanlışa yanlış deme, adaletsizliğe başkaldırma gibi değerleri içeriyor... Bu yüzden benzerler Hem laik hem müslüman olunur...
Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan " musıkî inkılâbı" nın gerçekleşmemesini, " karşı devrim" olarak yorumlanmasına karşı, aslında böyle bir değişimin sosyolojik ve toplum psikolojisi açısından mümkün olmadığı hakkımnda...
Gelelim Emevi İslamcıların “Ebu Zer” söylemleri ile “Selahaddin-i Eyyubi” kahramanlığını birleştiren sentez aymazlığına!
Ancak soruna çözüm arayışlarındaki farklı yaklaşımlar sorunun kendisinden daha büyük bir sorun haline gelebilmekte. Bu tür düşünürler, tarihinin hemen her döneminde olmuştur…
iskenderun garı’na yolcu treni gelmiyor artık. hareket saatinden önce trene doğru koşturan yolcular da yok. tren yolculuğunu tamamlayıp, bir tapınağın bahçesine girercesine rehavet ve huzur içinde iskenderun sokaklarına dağılan kimseler de yok.
Sene 1967… Trabzon’dan bir güneş doğuyor… Ufuktan doğan bu güneş Trabzonspor’dan başkası değildi. Aslında futbol çok daha evvel bu şehir halkının yüreğinde yer edinmişti. İdmanocağı, İdmangücü, Necmiati, Lise kulüpleri Trabzon’da futbol ateşini yakan öncülerdir. 1923 yılından sonra Trabzon’da İdmanocağı ve İdmangücü arasında büyük bir rekabet başlamıştı. Bu iki
-Elçi beyefendi, dedi. Buna rakı, Türk rakısı derler. Moskova'da Kalinin midir, Stalin midir yok ne karın ağrısı ise o herife söyleyin, biz Türk'ler asırlarca Rusya'nın göbeğinde rakı içmiş bir milletiz. İcap ederse yine de içmesini biliriz. Bu kadehi mi Türk milletinin hayrına hiç bir zaman " Rus Bölgesi
darfur, osmanlı’nın “fizan” dediği bölgenin de ötesidir. ta afrika’nın ortalarında, sudan’a ait ve batısında bir bölge:
İstiklâl marşımızın bestesindeki prozodi bozuklukları...
-" Tarihimizi bilmiyoruz, geçmişimize sahip çıkmıyoruz, doğrular bize tam öğretilmedi. Tarih kitaplarımızda bu gerçeklere neden yer verilmedi?"
Ne yapardı ki gaspı yer, zülüm etmekten başka, çalıp çırpmak ne ala, tecavüzler hak telakki edilirken, zülüm tavan yapmışken mazlum kimin neyine öyle değil mi?
Ne olursa olsun ben klasik soykırım müzeleri gibi teslimiyetçi, kendisine acındıran, soykırım suçlularının zil takıp göbek atmalarını sağlayacak şekilde duvarlarına melankoli sinmiş, durgun bir ruhla hazırlanmış, yobaz devlet adamlarının ve belediye başkanlarının ayak bastığı, konuşmalar yaptığı, hatta bu konuşmalardan siyasi rant elde ettiği, bir eliyle üreme organını kaşıyan
1915 olaylarını soykırım olarak tanıyan tanıyana. Bir bildikleri vardır diyesi geliyor insanın ama hiçbir şey bilmedikleri aşikâr. Bir ön yargı bir kendi kirli geçmişlerini kamufle etme çabası içindeler. Hatta panik ve telaş durumları da gözlerden kaçmıyor. ..