Kapılar
beyin hücrelerim teker teker vefat ediyordu.ortalık cenaze töreninden geçilmiyordu.
"Bir klasik, söyleyeceklerini söylemeyi hiç bitirmemiş kitaptır. — Italo Calvino"
"Bir klasik, söyleyeceklerini söylemeyi hiç bitirmemiş kitaptır. — Italo Calvino"
"ani bir sesle uyandım bu derin ruhsal komadan.asansörün durduğunu farkettim"
Günlerdir çıkmıyor dışarı. Uzatılan öteberiyi kapıdan alıp odasına çekiliyor yine. Bazen de sayıklarken buluyorum O'nu. Bilseniz nasıl acıyor yüreğim. Üç yıl kadar önce, tiyatro çıkışı arkadaşlarına dönüp " böyle bitirmezdim hikâyeyi, " demişti.
Akşamları işten döndüğünde eşini oturma odasındaki halının ortasın da dizleri üzerinde otururken bulurdu. Yanından eksik etmediği piknik tüpü, halının bir ucunda durur, yerinden bir milim dahi kımıldamadan günlerce kalırdı orada. Hiç sönmeden kısık ateşte yanan tüp, gün içinde defalarca üzerinde çayın demlendiği odanın demir başlarından biri olmuştu. Piknik
Dünya obsesiflerle çevrili.Ruh sıkıştıkça eller yıkanıyor.Dil tutuldukça eller titriyor.İçindeki binanın acil çıkış kapısı yok katlara tek tek uğranacak
Kendi ölümümüz; hayatımızın nihayeti, yeni bir hayatın alâmeti, veya yalnızca bir merhale, teşekkül, transformasyon olacaksa... başkalarının ölümü bizim için ne ifade eder?
“ Bakın” dedi. “ Herkesin gerçekleşmesini umduğu düşleri olur. Düş kurmak iyi oyuncular için yalnızca bir oyalanmaca dan ibaret değildir. Gençsiniz, eminim ki anlıyorsunuz beni. Şirketimizin bunca yıllık başarısının ardında gerçekle düş arasındaki espriyi yakalayabilmiş dinamik bir kadronun payı olduğuna inanıyorum. Kendinizden bahsederken lütfen bunu da dikkate alın!
derisini çıkarmış bir günışığının ıslanma ihtimaline karşı bir ruh yağmurluğu satın alındı.
Hayır ya da evet evetlerin çoğu şu anda mezarlarında huzurla ya da husursuz ya da sadece kemik olarak yatıyorlar. Onlara katılacaklar ve katılmak isteyenler olacak. Garip hayatın anlamı yaşadın ülke üstünde değerlendirilmiş olsa topluma isyanlarında ülke değiştirirsin olur biter her ülkede kendi elinle yaratığın kimlik seni rahatsız edecek
Dumanı üstünde susamlı, çörekotlu güzelim ekmeklerden yayılan kokular konukların aklını başından alacaktır. Oraya karakol da kursanız, konuklarınızı kuru ekmek yemekten alıkoyamazsınız. Ama, yanılıp şaşıp da, masayı değme yemeklerle donattığınız halde, ekmekleri masaya koymamış olsaydınız, yemeklere kimse banmazdı… Zira, ekmek bizim soframızın ana direğidir. O nedenle, soframızdaki katıklar her
Kendisi anne olamamıştı ama anne olan sokak kedisine iyilik yapmıştı hiç değilse!..O’da bir tanrı sayılabilirdi artık!..
Havada uçuşan harfler, onlardan oluşmuş anlamlı kelimeler, onlardan da oluşmuş anlamsız cümleler hiç hedefe ulaşamadı. Ulaştılarsa da anlamları kocaman anlamsızlıklar, anlamsızlıkları ilgisiz anlamlar doğurdu. Konuşuldu… Konuşuldu…
Zeynep, kocası Abdulkadir'i bir trafik kazasında kaybettikten sonra uykusuz gecelerinde bir soru ile boğuşuyor: Komşusu Fatma Hanım'ın cenazeden sonra söylediği "Abdulkadir cennette hûrilerle mutlu olacak" sözü. Bu teselli, Zeynep'in içinde derin bir yara açmış. Kocası cennette başka kadınlarla olacaksa, kendisi ne olacak? Gece ikide, bu soruyla annesini aramaya