Suskun Şehrin Ayak Sesleri
Yorgun bu şehir, alışamamış bir türlü kaybolup gidişine, unutamamış kaldırımlar terk edip böyle gidişini… Sen gittin;
"Bir eseri bitirmek, cenaze törenini düzenlemek gibidir; ne kadar ağlarsan ağla, geri gelmeyecek." - Dorothy Parker"
"Bir eseri bitirmek, cenaze törenini düzenlemek gibidir; ne kadar ağlarsan ağla, geri gelmeyecek." - Dorothy Parker"
Yorgun bu şehir, alışamamış bir türlü kaybolup gidişine, unutamamış kaldırımlar terk edip böyle gidişini… Sen gittin;
Bütün suskunluğumu bozuyor, / Yeni Cami’nin, güvercinleri / Küskünlüğümü de
Bir adam bir ağa sarınıyor bir kadının. Bir bulut caz yürüyüşü yapıyor. Bir taşı yırtıyor bir
Topuklu ayakkabılarıyla bir kadın yürüyor , eşlik ediyor geceye / Torosları almış arkasına,
sabah ezanı, sabâ makâmında seher yeline takılıp bal takdim ediyordu hüşyar gönüllere. /
HAYATTA NE ÖĞRENDİM / Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum.
yolun kenarına atılmış onca eşya arasından ilgisini çekenin yalnızca / o yırtık ama
Tek tek dünyalar yatıyor yorgan altlarında. / Tek tek altı üstüne getirilen yaşamın
Yeşil yaprak üstünde,bir çiy kadar berraktı, / Bakışlarındaki o sevginin sıcaklığı...
Çalınız cânım efendim Segâh'tan çalınız / Nerede elleri nâzenin Mesut Cemil Bey