Üzgünüm
Bir elbise gibi vitrinde asılı kalacağım.
İndirime girmiş bir tezgahın karmaşası gibi karmakarışık kalacağım.
Ve bunu anlatmaya çalışmayacağım
Bir elbise gibi vitrinde asılı kalacağım.
İndirime girmiş bir tezgahın karmaşası gibi karmakarışık kalacağım.
Ve bunu anlatmaya çalışmayacağım
Genelde yaptığımız,
anlatıp içimizdekileri çaresiz beklemek üstüne
birkaç imalı bakış, birkaç imalı kelime...
ve sonra gurur timsali bilişlerimizle
cevap yazılmamış mektuplar misali yalnız kalışlarımız...
Oysa sen,
Sözcüklerimi kalıplara koymamı beklemeden
Seslerimi anlamaya çalışmadan
Dudaklarımdaki küfrü severek ilerlemelisin!
Tutunamam ben hiçbir şeye
Bitmek bir bilmeyen bir düşmanlıkla bakıyorlardı birbirlerine, uzun zaman olmuştu görüşmeyeli… İçlerinde birikmiş sözcüklerin en keskin olanlarını seçmeleri bundan. Şaşırtmasın sakın bu sizi. Bir geçmişi olan her ilişki de olabilecek şeyler bunlar.
uygun gördüğüm bir yol yok, uygunsuzum.
elemi içinde yara
hüznü geçmişe dönük
tanrısı kendine özgü
istanbul
yazımın bir tarzı yok, düşlerim var.
yılmaz erdoğan, murathan mungan