"23 Nisan çocuk bayramıysa, 24 Nisan'da neden yetişkinler ağlıyor?" - George Carlin"

İsa Kantarcı

Dağın Atmosferine Kapılan Kızlar

Üç genç kızın dağ atmosferinde geçen bu hikâyede, çiftlik evinde mutfak işleriyle uğraşan Zarife, şehirli misafirler Ayla ve Nur'la kısa bir kaçamak yapar. Ancak bu gezinti göründüğü gibi masum değildir. Şehirli kızların Zarife'ye karşı beslediği duygular, dağın serin havasında filizlenen bir aşk hikâyesinin başlangıcına işaret eder. Kırsal yaşamın

Zengin Kız ve Tesisatçı Çırağı

Yalnızlık duygusuna kapılan Zarife, odasına çekilip hüzünlenmek üzereyken, neşeli arkadaşları Ayla ve Nur'un beklenmedik daveti ruhunu aydınlatır. İçsel çatışmalarıyla boğuşan genç kız, arkadaşlığın sıcak kucağında teselli bulma fırsatıyla karşı karşıyadır. Kader, yalnızlığa mahkûm ettiğini düşündüğü hayatına umulmadık bir kapı aralar.

Üç Kızın Yalnızlığı Yaz Gecesinde

büyüklerin, çevrenin baskısı yoktu oralarda. Kafalarına eseni yapıyorlardı. Onlardan sıradan şeylerin hesabını soran yoktu, yok efendim, onunla ne konuştun, ona neden selam verdin, neden geç kaldın, onu yapma, şöyle hareket et, kadınlar konuşurken lap diye lafa girme, sessiz otur. Hayal kurma, düşündüklerin gerçek olmaz, hayaller başkadır, gerçekler başka,

Şeftali Bahçesinde

Üniversitede ziraat mühendisliği okuyan Coşkun, yaz tatilinde aile çiftliğinde huzur buluyor. İşçilerle birlikte tarlada çalışmaktan keyif alan genç, hiçbir ayrıcalık beklemeden onlardan biri gibi davranıyor. Geçmişi düşünürken, doğayla iç içe yaşamanın ve emeğin tadını çıkarıyor. Bu samimi anlar, geleceğini şekillendiren değerli deneyimler sunuyor.

İlk Aşk

Aşkın ve gençliğin saf heyecanını anlatan bu hikâye, 14 yaşındaki bir gencin ilk aşkı Nurgül'e olan duygularını samimiyetle aktarıyor. Yeşil gözlü, küt saçlı Nurgül'ü her teneffüs izleyen, onunla ilgili bilgi toplayan bir ergenin masumane takibi... Hayatın sonraki yıllarında yaşanan zorluklar ve acılar karşısında ilk aşkların nasıl unutulabildiğini sorgulayan,

Dağ Köyünde Kız Kardeşler (Burma Kadayıf)

Ücra bir dağ köyünde, kışın kar altında izole yaşayan Azize ve ailesi, zorluklar içinde hayata tutunur. Felçli anneleri ve yaşlı babalarına bakan iki kardeş, dış dünyadan kopuk günlerinde gökyüzündeki kuş sürülerini izleyerek özgürlük hayalleri kurarlar. Yıpranmış kıyafetleri ve zorlu yaşamlarına rağmen, göçmen kuşların kanatlarında kendi hikâyelerini görür, hayal

Hayaletli Evler

Bu metin, insanların mutluluğu ve güvenceyi maddi şeylerde aradıklarını, ancak hayatın temelinin ruhaniyet olduğunu vurguluyor. İlişkilerin genellikle yüzeysel nedenlerle başladığını, fakat gerçek aşkın ve evliliğin özünün ruhsal arkadaşlık olduğunu anlatıyor. Çoğu insan bunu anlayamasa da, bazı şanslılar hayatın derinliğini keşfedecektir. Maddi kazanımlar elde ettikçe, gerçek mutluluğun başka yerde

Teneke Surat

Pencereden bahçeye bakıp gençlik yıllarını düşünen Nezaket, tarlalarda çektiği zorlukları hatırlıyor. Soğan, domates, patates toplamak, çapa yapmak... Güneş altında, kışın ıslak tarlalarda çalışmak hayatından bezdirse de pes etmedi. Güçlü kuvvetli olduğu o zamanlarda sevgi ve aşk özlemi çekerdi. Kendisine "teneke surat" diyen hasta arkadaşını düşünüyor, onun yerine bile

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku
Başa Dön