..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ölümden sonra yeni birşeylerin olduğu konusunda umutluyum. -Platon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




6 Mart 2022
Devlet Mülk Demekti Ama Bu Mülk Nasıl Mülktü? 3  
Bayram Kaya
Üretim koşullarını ortaya koyan tarihsel gelişim içinde önce, mülkü takdir edip, sonra da takdir edilen mülk içinde üretim hareketi başlatma diye bir olgu yoktur. Böyle bir girişme yoktu. Bir mülk sahibinin etrafında bileşen bir gerçeklik ve bir hakikat yoktu. Bu algı ancak üretim hareketi üzerine oturan mülk sahibi olmakla, mülk sahipliği hayalini kurmakla kendi dimağını uyuşturan, zikir çeken berduşluklarla mümkündü.


:HI:
Kolektif inşanın kendisine özgü akıcı bir sistem polarizasyonları vardı. Kolektif alanı özelleştirmeden doğan aksaklıklar, kolektif sistemli sürecin paylaşım ve sahiplik kısmındaydı.

Üreten bir ilişkinin en temel prensiplerinden birisi eksiğini karşılıklı ilişkilerle birbirine bağlı çevrimsel bağıntı üzerinde tamamlama işi olmakla kolektif öz kolektif çekimli nesnel bağıntılı algılarla işliyordu.

Kendi kolektif dinamikleriyle sistemi polarize edemeyen köleci paylaşım biçimi; keyfilikleriyle, varsayım sal yolun açacağı gizemciliklerle, mülkün sahibiyle, keremi bol olanla, rızk verip takdir eden türün zikri söylemli polarizasyonlarla öznel hafıza içindeki algılarıyla kutuplaşıyordular.

Bu tür gizemli söylem ve anlatımlar üzerinde köleci maksat hâsıl oluyordu.

Üretim koşullarını ortaya koyan tarihsel gelişim içinde önce, mülkü takdir edip, sonra da takdir edilen mülk içinde üretim hareketi başlatma diye bir olgu yoktur. Böyle bir girişme yoktu. Bir mülk sahibinin etrafında bileşen bir gerçeklik ve bir hakikat yoktu. Bu algı ancak üretim hareketi üzerine oturan mülk sahibi olmakla, mülk sahipliği hayalini kurmakla kendi dimağını uyuşturan, zikir çeken berduşluklarla mümkündü.

Özel mülkçü lük ile mülk takdirin de bulunmanın kurucu inşa nesnelliği yoktu. Özel sahiplik tarihsel inşanın başlangıç koşulu içinde yoktu. Özelleştirme kolektif alanın somutluğuna karşı El ahdi; El iman ahdi olmakla bir inançlılıktı. Görünene karşı, başlangıcı içinde görünmeyene olan bir iman ahdiydi.

Zikir çektiren berduşluk öğretileri, kendi El sahipli yorumlarını inakçılıkla şartlandırılan kişisi idraklere zerk edecektiler. Zerk edilen söylemler içinde kolektif bir ortam içinde kolektifin olana "alenen bu senin" demeyecekti.

Yeni özelleştirmeci anlamlar, maksatlar, sözler; kolektif dalgalanma üzerine bindiriş edilecekti. Ahit ile oluşan anlamlar üzerine oturacakları açık kolektif etki karşısında, anlamsal yorumların içine gizletilenler olacaktı.

Yeni olan iman ahdi söylemler; kolektif çekimi mülk yapan, kolektif çevrim merkezine istiva edecekti.

Kolektif çevrimli birikim üzerine istiva eden (oturan) özelleştirme tamahı; kişiye bir kendisinden geçiş ile düşünsel bir sermestlikti (sarhoşluktu-esriklikti).

Özelleştirme içindeki sermest düşüncenin algısı kişiye düşünsel bir berduş olma tutumunu veriyordu. Özel mal sahipliğiyle hayaliyle uyuşan beyin sarhoşluğu, hayli hayal gördürücü bir büyüleyici etkiyi oluşmuştu. Büyüleyicilik kendisinden geçişin berduşluğunu tetikliyor; berduşluk büyüleyiciliğe hayalciliğe yelken açıyordu.

Bu yelken açma işinde özelleştirme tutkusuyla olacak idrakler; kolektif etki karşısında, içrek sel kodlamalardaki anlam yorumlarına gizletilen söyleyişlerle olacaktılar.

Özelleştirme tamahıyla oluşan kendinden geçiş berduşluğu içindeki içrekle olan sözler açıklanması karşısında işler giderek tersine dönecekti. Gizlenen anlam ve yorumlar açıklandıkça bu kez de kolektif alan bu söylemler gerisinde gizlenecekti.

Yokuş söyleminin inişi gizlemesi gibi. Özelleştirme söylemi de ancak kolektif olandan dağıtılacak olan kolektif ligi gizliyordu.

Kolektif oluş, özelleştirme takdiri, rızk verme, kaderi belirleme, şans gibi söylemler içinde unutturulmakla kolektifi oluşun gerçekliği gaibe karışacaktı. Gayb mantığı, mülkiyetçi sistemi besliyor olmakla gayb âlemi mülkiyetçi sistemin gerisindeki görünmeyen bir kolektif dünyaydı.

Bu nedenle kişisi bencil tamah; kendisini doğuran kolektif gerçekliğe karşın önce gizlenendi. Sonra da gizleyen bir idrak olmakla sistem dışında sisteme etki eden El söylemine dönüştü.

El, kolektif alana ya da ortakları olan Paydaşlı üreten ortama karşı kişisi bencil tamahın dışa vurumu olan tasım ve mana gücüydü.

El kişisi bencil tamaha dek giyinişler nedeniyle; "gizli olanı, gizletileni ve gizleneni, açığa vurulmayanı da ben bilirim" diyecekti. Yani El gaibi ben bilirim diyecekti.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
Üssel Devinmeli Köleci Açılımlar1
Üssel Devinmeli Köleci Açılımlar1
Kapasite Yeti Yetenek Yaratıcılık 13
Devlet Mülk Demekti Ama Bu Mülk Nasıl Mülktü? 2
Devlet Mülk Demekti Ama Bu Mülk Nasıl Mülktü? 1
Üssel Devinmeli Köleci Açılımlar 2
Kapasite Yeti Yetenek Yaratıcılık 12
Kapasite Yeti Yetenek Yaratıcılık 9 - 10 - 11
Kurucu İnşanın Temelindeki Kolektifi Oluşumlar 20
Kapasite Yeti Yetenek Yaratıcılık 5

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Yaşamını Hiç Eden [Şiir]
Yitik Dizeler [Şiir]
İçimizdeki Yabancı [Şiir]
Darmadumanında [Şiir]
Sıradakinin Yıkılışı [Şiir]
Küsmem Gam Elinde [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Emekli eğitimci. 1950 Mucur / Kırşehir doğumlu.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Bayram Kaya, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.