..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Mektubum sanırım fazla uzun oldu, çünkü daha kısa yazmak için yeterince vaktim yoktu. -Pascal
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Bir Dere Akıyor
Yavuz KALKAN
Şiir > Bireysel

Bir dere akıyor kafamda bir yerlerde, Köpük köpük, dalga dalga. Bir dere akıyor kafamda bi yerlerde, Sesi sürekli kulaklarımda. Bir dere akıyor, Boğuyor bazen derin sularında. Bir dere akıyor, Bazende ağzımda bir sigara balık tutuyorum kenarında. Bir dere akıyor kafamda bi yerlerde, Bir bakıyorum bütün sevdiklerim kenarında. Bir dere akıyor, Bir de bakıyorum yapayalnızım suyun ortasında. Bir dere akıyor kafamda bir yerlerde, Durmuyor,

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
641 
 Hıl Hıl Fudul  (Bayram Kaya)

Bıraktım “Bir gün kendinizi Savcı karşısında görürseniz şaşmayın” demeyi Kıl oldum abi “Ankara’dan İstanbul’a yürümeniz Bizim size bir lütfumuzdur” diyordu
642 
 Eksen Çağı 7  (Bayram Kaya)

Velayet olarak gruplar arasında paylaşılanlar (neflimler-titan soylar) bu ilk kuşak melezlerdi. Bugünkü anlayışımıza göre velayet paylaşımı yoluyla iki kardeşten biri YER’E diğeri GÖĞE veriliyordu. İlahlar etnikti. İlahın melezleri olan ilk kuşak artık etnik değildi. Melezler ilk çapraz kuşaktı.
643 
 Tarihi Olan İlahi Adalet 11  (Bayram Kaya)

Kişi mülk sahipliğinin her iki belireninden biri yani kişi mülk sahipliğinin olumlu belireni El ya da efendilerdi. Olumsuz belireni de köleler ve kölelikti. Kişi sahipli mantık ve kölelik, kolektif sahipli mantığın karşıtıydı. İşte El bu haline bakmadan köleliği ve kendisini kutsamak için kolektifi iliğe azma sapma deyip küfredecekti. Yani El ilaha söverek, ilahı kötüleyerek meşru oluyordu.
644 
 Elde Var Bir ve Bir Elde 2  (Bayram Kaya)

Elde bir; sizin bütünden yaptığınız seleksiyondu nedenle sizi, bütünün duyuş sal yükünden kurtarıyor ve bütüne karşı sizlerle sizin kendi dünyanız içinde olabiliyordu. Ama yine de geride ve dışınızda kalan dokuzun; kendi içinizde olan parçalardan kaynaklı menfi groteski yansımasından kurtulamıyordunuz.
645 
 Özneli Oluşmanın Kimi Süreçleri 4  (Bayram Kaya)

Takdimi yapılıp ta devam eden yazının bölümüdür.
646 
 Adalet Mülkün Temelidir 2  (Bayram Kaya)

Suç üreten sistem içinde olduğunuz sürece; siz ne anlamda söylerseniz söyleyin; herkese göre olan bir adalet herkese lazım olacaktır. Herkese göre adaletle olmak, herkesin kafasına göre keyfi adaletle olması değildir. Ortak üretim değeri olmayla fiili çalışma üzerinde, üreten; karşılıklı ortaklaşan emek değeri üzerinde herkese göre olukla paylaşım yapan adaletinin kast edildiği her halde anlaşılmaktadır.
647 
 Yaşanılaşan Entropi=ittifak=kültür+uygarlık= Akan Enerji 2  (Bayram Kaya)

Devam yazısı. Kültür ve uygarlık neydi? İnsanlık kültürle mi yola çıkmıştı, yoksa uygarlıkla mı? Sümer kültürüyle, Sümer uygarlığı aynı şey midir? Kültür ve uygarlıklar ekstradan bir entropi salınımı mıdır? Doğayla bağıntı, bir kültürse; doğayla bağıntılı olan fareler de kültürlü müydü? Neden bir fare uygarlığıdan bahsedemeyiz? Falan şarkıcı sanatçının çocukluğunu ve hayatını kutsal sure gibi ezbere biliriz de neden insanı ve onun ittifaklığının kırıntısını bile bilemeyiz?
648 
 Muvazaa 5  (Bayram Kaya)

Çalışmanız üzerinde El sizin karnınızı doyuracak olmakla El size rızk verecekti. El efendiye sahiplik iradesi veriyordu. Sizi de bu iradeyi tanımaya ve onun malı olmaya davet ediyordu. Bu tutum, mülk sahibi El ile mülksüz kölelerin ahit eşmesiydi. Bu ahde göre; kolektif sahipliğiniz El’in mülküydü. Kolektif içinde kolektif sağlatma olacak karşılanmalar da El mülkünde çalışmanız karşılığında karnınızın doyması olan, rızk olacaktı.
649 
 El İle Gelen İyi Huy 2  (Bayram Kaya)

Fıkıh ta yetmedi. Düşünsel tartışmalar başladı (kelam). Kutsal metnin açık anlamları yanında alt anlamlar aramaya başlandı (bâtinilik). Fıkıh, kelam da yetmedi bu kes de kutsal metinleri yorumlama (tefsir) başladı! Bu da yetmeyince kutsal metinlerin boşlukları, Musa'nın, İsa'nın sözleriyle (hadislerle) doldurdular...
650 
 Tarihi Olan İlahi Adalet 9  (Bayram Kaya)

Tekrarlarsak bu oluşumlar var oluşun, akışın, kesikli sürekli durumları içinde olması ile olgu ve oluşlardaki süre durumların yasasıydı. Klorofil enerji bandı içinde mitokondri olamıyordunuz. Lityum atomu içinde alüminyum enerji bant seviyesiyle işlev durum olamıyordunuz. Atom ve moleküler de polimerler de enzimler de hücre de doku ve organlar da sosyo toplumlar da böyle zıt ve yansıma işlev entegrelerle oluşuyordu.
651 
 Totem ve İlah 4  (Bayram Kaya)

Devam eden yazı dizisi
652 
 Kolektif Etki ve El 3  (Bayram Kaya)

İlk atalar değil hurma; her tür fazla yiyecek ifsadından ölüyordular. Aksine hurma olan ortamda hurma yiye yiye hurma sindirici süreçleri ve enzimlerini geliştirmekle; bunlar bir birine göre tanımlar ve birbirine dönüşen zorunlu var oluşların tanımlarıydı. Yokuşunu oluşturan alanın inişini oluşturması gibi zıtların varlığı ve birliğiydiler.
653 
 Nesne Olgu ve Olaylar Büyüseldir  (Bayram Kaya)

Büyü kavramlı ifade, büyü yapmaktan mı ortaya konmuştu; yoksa büyüsellik çevrenin insanımıza bir algılatması mıydı? Devinimin ve mucizenin, büyünün kaynağı nedir? neden canlı çeşitliliği vardır? Parada da, bir çok yansımanın efendiliği mi var?
654 
 Eksen Çağı 5  (Bayram Kaya)

İki deniz dil oluyordu, kıstak oluyordu, engel (berzah) oluyordu. Yasak oluyordu. Görünmez perde oluyordu. Hele de en uçuğu; tuzlu, tatlı sular yorumunu şuur-bilinç-beden sayanlar, hızını alamamakla bunları orijin benlik sayıyordu. Daha tanımlamanın hayvan diye belirtilmediği dönemde, kendisini hayvana göre tanımlamanın anlatımı olmayan dönemde, “insani mana; tuzlu suyu kendisini hayvani hayvani beden sayan, “hicri mahcur” ile zıtlık, düşmanlık vs. saymakla bir yandan yorum yapan izah; cehalet karşında cehaleti bir hayranlık olmakla birlikte; gerçek tarihi bilgi karşısında bir akıl tutulması olmaktadır.
655 
 El Kavgaları 04  (Bayram Kaya)

Kara delikler eski içinde bu etkileri ele verir. İşte bu yeni olanla eskiye geçişmiş olan yansıma eski olan tarafından kırpılması nedeniyle, yeniyi de ele veremez. Yeniyi de ele veremeyen yansımanın kalıntısı eski olan içinde karadelik etkisidir. İçinde karadelik etkileri taşıyan düşünce putları bu haliyle dahi düşünce putlarının geçmişi ve şimdisi hakkında bize bilgi akışı verir. Böyle olmakla mutlak zorunludur. Bunlar işin zorunlu, doğal ve teknik oluşla bilimsel kısmıdırlar.
656 
 Manadı Sahiplik 1  (Bayram Kaya)

Mana anlaması sosyal evrimle kılıktan kılığa girmişti. Dört mana anlaması saptamak olası. İlki totemi mana anlamsı. İkincisi İlk ve ön ittifaakı mana anlaması. Üçüncü olarak köleci mana anlaması ve anamalcı mana anlamasıdır. İlk kararlı mana anlaması totem yapılarla ortaya konacaktı.
657 
 El Kavramı 3  (Bayram Kaya)

Yehwe’nin yanında anılmayacak olan put diye geçiştirilip tarihi bilinci körelten mana, kişinin El ilah adlarıydı. Teorik olarak İbrahim’in ilahı; Nemrut’un ilahı; Amon Ra; Aton; İsis; Oziris vs. dir. Yehwe 12 boy (oligarşisini) birleştiriyordu. Yehwe oligarşinin El ilahıydı. Oysa El kişisel mülklü çekirdek yapının inşacısıydı. Yehwe şeriatı kendisine İbrahim’i baba ve öncül kılarak meşru oluyordu. İbrahim üzerinde “arzı mevut” ve “milletlerin babası” olma gibi söylemiler ile Yehwe oligarşini ülküsünü inşa ediyordu
658 
 Gerçek Varlık  (Necat Dilaver)

Her savaş bir varlık araştırmasıdır
659 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 14  (Bayram Kaya)

İhtiyaçlarını karşılama eğiliminde olan fakir ihtiyaçlarının çalışma nesnesini (enerji kaynağını)elinde tutanlara doğru çalışmak için eğimledir. Bu eğim kendisinde beliremeyene zenginliğe göre beliren fakirlikle aktiflikti. Bu aktiflik dıştaki zengine göre pasiflik olmakla sığınma ve teslimiyettir.
660 
 İlk Çağ Metin Çevrilerine Bir Hassasiyet  (Bayram Kaya)

Sözcük var ön ittifaklarda hiç karşılığı ve yaşantılaşma şekli yoktur. Ama sanki ön ittifakların bir kullanım ve yaşam şekli gibi kullanılırlar' Sözcük var dünde de, bugünde de, sesteş oluşla kullanım söylenişi aynı fakat içerdikleri anlam oluşla çok farklıdırlar.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Tarihsel 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 71
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 70
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 69
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Kültür 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 68
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Kültür 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 67
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 66
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 65
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 64
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Biyo Dizel 63
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 62
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 61
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 60
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 59
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 58
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 57
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 55
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Anlamak Gerek 54
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.