..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Doğru şeritte olsanız bile, olduğunuz yerde kalırsanız er geç ezilirsiniz. -Will Rogers
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Kemal Yavuz Paracıkoğlu
Kemal Yavuz Paracıkoğlu - Siktiriboktan Şiir ve Öyküler
Site İçi Arama:


Ana Sayfa
  Siktiriboktan… (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 14 Ekim 2011 Bireysel 

Yazarın kendisine ait bir anekdottur.

  Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/1. (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 15 Mayıs 2012 1. Bölüm 

Dağın tepesinde, bir kaya kütlesi üstünde yer alan kale, bin yılın rüzgârlarıyla yerle bir olmuştu. Kale surlarına ait aşınmış duvar taşları olmasa buranın bir kale kalıntısı olduğunu anlamak mümkün olmazdı; hiç kimsenin, oraya tarihi bir değer biçtiği de yoktu zaten.

  Arap Kuteybe (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 11 Ağustos 2012 Toplumcu 


  Köpeklerin Namusu... (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 16 Ekim 2011 Bireysel 

“Gene at yarışlarına takılıp son kuruşuma kadar yatırdım, gene meyhanedeki televizyonda at yarışlarını seyrederek zıkkımlandım ve meyhaneciye veresiye yazdırdım, gene zil zurna sarhoşum…”

  Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/2. (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 17 Mayıs 2012 1. Bölüm 

Kayaköy muhtarı, yanında ağzı laf edebilen, eli ayağı düzgün bir iki kişiyle birlikte sabah erkenden Kabaloğlu çiftliğine ulaştı...

  Çok Yorgunum Sevgilim (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 9 Ağustos 2012 Bireysel 

yalnış isnatlarıyla tutuklu tutulmaktan bıktım artık, bunu halka anlatamamaktan…

  Köpekler Dostluktan Anlamıyor (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 17 Ekim 2011 Bireysel 

Öykü, Ağustos ayında Sarımsaklı'da yazılmıştır. Lütfen, o dönemdeki sıcakları hissederek okuyunuz...

  Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/3. (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 19 Mayıs 2012 1. Bölüm 

Ortalığın karanlıkla aydınlık aralığında beklemeyi sürdürdüğü saatler, güneş ışınları tepedeki kale kalıntısı surlara değiyor ama henüz Kayaköy’ün kale duvarlarından aşırılmış taşlarla inşa edilmiş evlerine, ağıllarına, ahırlarına, bahçe duvarlarına değmiyordu.

  Üç Gün Daha... (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 7 Ağustos 2012 Aşk ve Romantizm 

bir babanın kızına özlemi...

  Ayşe... (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 20 Ekim 2011 Bireysel 

Karani’nin para edebilecek tek malı kızı Ayşe’ydi. Bütün hayallerini ondan alacağı başlık parasıyla gerçekleştirecekti.

  Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/4. (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 31 Mayıs 2012 1. Bölüm 

Oflaya puflaya, alınlarındaki ter kalın bir toz tabakasıyla karışıncaya kadar toprağı kazmıştılar. Alican, ablasının hayallerinde yer almak istemeyerek, “yok, “ dedi, “ben toprağı böyle eşeleyip durmaktan hoşlanmıyorum. Hem bişey de bulamıyorsun. Boşuna kaz, dur.” Gülbahar, “ İyi. Sen keçi çobanlığına devam et...” diyerek öfkelendi

  Kelebeğin Dünyası... (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 6 Ağustos 2012 Deneysel 


  Bu Çocuk Senin… (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 20 Ekim 2011 Bireysel 

Banka müdürünün karısı Eskişehir’e geldiklerinin haftasında Nurhan’a bir fino yavrusu hediye etmişti. Yavrucağı el bebe, gül bebe büyütmekle meşguldüler.

  Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/5. (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 3 Haziran 2012 1. Bölüm 

Gülbahar, bir an eşelemeği bırakarak yukarı doğru kulak kabarttı. Alican korkarak, “N’oldu?” diye fısıldadı.

  Çapkın Kız... (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 5 Ağustos 2012 Aşk ve Romantizm 

Kim demiş, çapkınlığı sadece erkekler yapar diye

  Kiraz... (1. Bölüm) (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 20 Ekim 2011 Bireysel 

On beşinde, yeni yetme kız, çakı gibi delikanlının komplimanlarında keşfetmişti, doya doya yaşatılmasa bile, genç kızlık duygularını… Kaçmaya, yok olmaya, evet diyerek tereddütsüz, baş koyduğu ilk aşkı, yaşamayı denedi… Deney, başarısız oldu. Her başarısızlığın bir bedeli olduğu gibi, bunun bedeli de, ayrılıktı!

  Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/6. (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 7 Haziran 2012 1. Bölüm 

Adam uzanarak, çığlıklar atan Alican’ı Gülbahar’ın elinden aldı.

  Sen Gittikten Sonra... (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 5 Ağustos 2012 Deneysel 

“tek başına ölümdür adı / pek hoşuma gitmiyor tadı...”

  Kiraz... (2. Bölüm) (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 22 Ekim 2011 Bireysel 

─Yavaş yavaş gelen her şey gibi, ansızın geliyor bahar, belli ede ede, sarmalayarak… âşık ıslatan yabani yağmurun; saçlarımı ıslatıyor damlacıkları, sindire sindire soluyorum, akciğerlerim ıslanıyor. kanatları ıslak bir kırlangıç kışı sağ salim atlatabilmiş, meyve ağaçlarındaki tomurcuklarla dans ederek sevinç çığlıkları atıyor… Yakında güller de açacak; güller, sarı, beyaz, kırmızı…Hissetmeyi seviyorum mutluluğu…Çok! Kendi kendimle barış ilan ediyorum. Barış, bana çok yakışıyor. ─

  Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/7. (Kemal Yavuz Paracıkoğlu) 8 Haziran 2012 1. Bölüm 

Gülbahar çaresizlik içinde etrafına bakındı. Gözüne kestirdiği bir kayayı yerinden oynatıp, kucaklayarak yerden kesti, dizleri hizasında yar kenarına getirip aşağı attı. Attığı kaya hedefine ulaşmadı, teröristin başı yanında öteki kayalara çarparak parçalandı.

 

 



uzun metrajlı bir filmdi hayatım
—aptalca çocukluklarımı
—tembel öğrenciliklerimi
—can sıkıcı arkadaşlıklarımı
—heyecansız aşklarımı
—izleyenleri sıkacak evliliğimi
—tatsız tuzsuz, bereketsiz iş hayatımı
—temposu düşük emekliliğimi
kesti montaj işçileri
onca yaşadıklarımdan sonra
geriye bir reklâm filmi bile kalmadı…



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |


İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2017 | © Kemal Yavuz Paracıkoğlu, 2017
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 28.02.2017 07:28:19