Samimiyet Kurtuluştur
Samimiyetin kuşkusuz bir merkezi vardır; Allah aşkından kaynak bulur. Ancak belli bir çapı, bir sınırı yoktur. Samimiyet, insanı, adeta yaşadığı kapalı kutunun içinden çıkarır.
"Tanrım, bana bu kadar güzel bir hava bahşetme! Yazacak çok şeyim var!" - Franz Kafka"
"Tanrım, bana bu kadar güzel bir hava bahşetme! Yazacak çok şeyim var!" - Franz Kafka"
Samimiyetin kuşkusuz bir merkezi vardır; Allah aşkından kaynak bulur. Ancak belli bir çapı, bir sınırı yoktur. Samimiyet, insanı, adeta yaşadığı kapalı kutunun içinden çıkarır.
Dünyada hangi insan övülmekten hoşlanmaz ki!...Yaptığımız müspet bir davranıştan dolayı takdir edilmek hepimizi mutlu eder.Kim ne derse desin bu insanın doğasında var olan bir hususiyettir.
Gerçek bir din ve vicdan özgürlüğü nasıl bir kimsede gerçekleşebilir? Türkiye'de inanç ve din özgürlüğünün koşulları hazır mı?
İrade ve kader kavramlarını derinlemesine ele alan bu metin, insanın özgür iradesi ile ilahi kader arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Levh-i Mahfuz'da yazılı olan kaderin mutlaklığı karşısında insanın seçme özgürlüğünün bulunmadığını ispatlayarak, varoluşsal bir dini bakış sunuyor.
Yaşanan durum Allah’ın kanunudur, bir sınamadır. Peygamberler, elçiler, sahabeler, Allah yolunda çalışan her Müslüman bu uygunsuz üslup, alay ve suçlamalarla karşılaşmıştır.
“Mevlid” kelimesi “doğum” anlamına gelir. Son peygamber Hz. Muhammed(SAV)’in dünyayı şereflendirdiği Rebiülevvel ayının on birinci gününü on ikinci güne bağlayan geceye “Mevlid Kandili” diyoruz. Bu mübarek gece, bütün Müslümanlar için bayram hükmündedir. Çünkü Allah’ın sevgilisi(Habibullah) olan Resul-i Ekrem, bu şerefli zaman içerisinde dünyamızı teşrif etmiştir. O büyük Nebi,
Bu dava insanı ve imanını kurtarmaktır. Kaldı ki imanını kurtarmak, insanı ölümden kurtarmaktan binlerce kat daha büyük ve değerlidir.
İzedebiyat’ta yazıları yayımlanan bir yazarımız, son yazısında namaz ibadeti, İslam dini ve mezhepler tarihi hakkında bazı temelsiz iddialarda bulunmuştu. Yazarımızın, İslami kavramlar üzerine tek taraflı ön-yargılamalarda bulunduğunu düşünmekteyiz.
"Yerleşik Olan ile Doğru Olan Arasındaki Derin Uçurum", toplumsal düzende kabul görmüş geleneklerle hakikat arasındaki çatışmayı ele alıyor. Tarih boyunca din, bilim ve siyaset alanlarında hakikati arayanlar nasıl dışlandı? Gerçeği savunanlar neden "hain" olarak damgalandı? Bu metin, doğru bildiği yolda ilerleyen bireylerin karşılaştığı zorlukları ve bu zorluklarla başa
Mutlu ve huzurlu bir toplumun oluşabilmesi için Kuran'da tarif edilen gerçek merhamet anlayışının, o toplumun insanları tarafından yaşanması gerekir. Merhamet ve şefkat anlayışı yaşanmadığı sürece kargaşa ve huzursuzluk o toplumdan eksik olmaz. Çünkü merhametin ve sevginin olmadığı yerde sevgisizlik ve zulüm vardır.
Bu yazımda, şu popüler fantastik kahramanlardan birisinden bahsedeceğimi sanıyorsanız, şimdiden söyleyeyim, “yanılıyorsunuz.” Daha otantik, daha gerçekçi bir kahramana çıkacak yollarınız yazıyı okuduğunuzda
Gönüllerimizi huzurla dolduran mübarek üç aylar ne de çabuk geçmektedir. Zamanı durdurmak mümkün olmadığına göre bu ayları layık olduğu şekilde değerlendirmek gerekir. Sevap ikliminin gönüllerimizi bayram yerine çevirdiği bu kıymetli zaman dilimlerini gaflet içinde geçirmemek lazım. Bu güzel ve bereketli aylarda gönüllerimize Allah aşkını yerleştirmek, secdelerde Rabbimize yalvarmak,
Kitap ve Hikmet, her ikisi de kesinlikle Allah’ın varlığının en somut delilidir.....
Güzel olan her şey insanı etkiler ve sahip olma isteği uyandırır. Güzel bir eş, güzel bir ev, araba, güzel bir hayat… İnsanların yaşamları boyunca hedefledikleri, ulaşabilmek için büyük çabalar sarf ettikleri sayısız amaç; güzel olanı elde etme isteği…
Sadece O'na ağlayabiliriz hıçkıra hıçkıra utanmadan,sıkılmadan .
Kırılmış bir kalbi de huzura,sukünete çeviren O değil mi ?
Samimiyet ve içtenlik, kişinin güvenilir ve saygın olmasına vesile olan çok önemli bir özelliktir. Samimi olan insanlar hayatlarının her alanında bu güzel ahlakı sergileyerek topluma örnek olurlar.
Bir yazarımız, ince bir espri yapmış geçenlerde. Aslında espri değil, başlı başına bir komedi senaryosu yazmış gibi görünüyor.
Her ne kadar bazı kaynaklarda ilahi din, tek tanrıya inananların dini, diye nitelendirilse de gerçekte doğru olan, ilah olarak sadece Allah’ı tek bir ilah kabul edenlerin inancına, ilahi dinler denilmesidir. Çünkü herhangi bir varlık veya sistem de tek tanrı olarak görülüp inanılabilir ama bu inanış biçimine ilahi din
Çekinme
Kur’an-‘da Allah’ın sözüdür bu
“Cihat” de, “Kıyam” de, “mücahit” de
“Tağutların hükümranlığı sürmez, sürsede bize rahat yok” de…
Dilin dönmez olur hadi söyle…
“Ey Rabbim, beni kesinlikle görüyor ve duyuyor olduğunu bildiğim için sana sesleniyor ve diyorum ki, beni melek değil de, bir insan olarak yarattığın için sana sonsuz teşekkürler ediyor ve bir zaman senin meleklere olan ‘sizin bilemeyeceğiniz şeyleri ben bilirim’ telaffuzunu, senin bana tahsis ettiğin iradem ölçüsünce doğrulamak adına