Coşkun'ların Günahı Ne?
Bir ülke gelişip serpilmeye durdu mu o ülkenin düşmanlarını sara nöbetleri alır.Geceleri gözlerine uyku girmez.Planlar kurar dururlar.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Bir ülke gelişip serpilmeye durdu mu o ülkenin düşmanlarını sara nöbetleri alır.Geceleri gözlerine uyku girmez.Planlar kurar dururlar.
Zılgıt; Güneydoğu ve Anadolu Bölgesi’nin bazı yerlerinde düğünlerde eğlenmek amacıyla dili ağız içinde değişik bir biçimde oynatarak ahenkli bir ses çıkarmakmış. Ancak ben o anlamda kastetmedim.
Zılgıt derken….
Coşku ve sevinç anlarda bağırarak melodik sesler çıkartmanın yanı sıra…
Hüzün ve acılı günler
Zil çalma lüksü olmayan bir çocukluktu benimkisi!
Kapıyı anahtarla açmanın, kederli, terk edilmiş insan ifadesi olduğunu öğrenmeden çok önce bilirdim, zile basamamanın, yalnızlık olduğunu…
Anne evde olan, evi ısıtan, kek yapan biri değil, bankada çalışan, para sayan, para kazanan ve bize kek alan biriydi.
Etrafında gerçek dostları olanlar, yalancı dostlardan kendini arındırmayı başaranlar, zaman ve para gibi maddi kayıplar yaşamazlar. Gerçek dostları olanlar, genelde kısa süreli depresyon ve can sıkıntıları yaşayıp, dostları sayesinde bunların da üstesinden gelirler.
Başbakanın “Malatya’ya Büyükşehir” sözünü vermesini bekliyordu, vermedi.
Vermedi çünkü Malatya’nın Büyükşehir olması için nüfusunun yetmediğini ve “10 bin” gibi bir sayıya daha ihtiyaç doyduğunu ifade etti.
Parantez içerisinde ifade edecek olursam; bu gün eşref saatimde değilim. Eşref saatimde olmuş olsaydım bu konuyu ballandıra ballandıra
Ben birini sevsem, o kişinin her şeyini merak ederim. Hayatındaki her şeyi... Doğduğu günden bugüne bütün yaşadıklarını... Evini, ailesini, arkadaşlarını, düşündüklerini, okuduğu kitaplardan dinlediği müziklere, her sabah uyandığı anda hissettiklerinden günün sonunda uyumak için başını yastığa koyduğu anda düşündüklerine kadar her şeyi...
Ama hiç kimse beni
Olması gerekenlerin övünç kaynağı olarak gösterildiği bir yerde,
yalan söylemeyenler elbette alkışlanır.
Daha önce yazdığım bir yazının tamamlayıcı bölümü.Tarih ve siyasetin küçük bir analizi denebilir.
Arıza-bakım-tadilat-tasfiye-değişiklik-taşınma ve sayamadığım birçok nedenden zihnim bir süre kapalıdır. Bu süreçte verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür beklemeyin zira özür dileyecek bilinçte olsam özür dilenecek davranışı gerçekleştirmekten kaçınırdım
insanın içinde iki taraf var: biri aydınlık diğeri karanlık. bunlardan biri bizi kusursuzluğa ulaştıracak ama hangisi?
Hicbir yaz boyle uzun surmedi hayatimda.Uzun ve her gunu olayli geciyor.Es kaza benle ilgili bir eksin yoksa gundemde onemli olaylar oluyor,birseyler degisiyor,birseyler kok saliyor. 25 senedir bu hayatta varim ama 25 seneye siganlari ayaklarimin altina koysam boyum bir 50 senelik yasanmisliga uzardi.
Sanırım hayatta yapılabilecek en güzel şey, tanıdığınız, sevdiğiniz herkese onları ne kadar sevdiğinizi yaşarken söylemeniz. Onlar gittikten sonra bir işe yaramıyor. Bugün gidin kimi seviyorsanız ona bunu bir şekilde söyleyin işte, ne bileyim. Şaşırtın onu, mutlu edin. Karşılığı gelmese de.
Peyami Safa