Hayatımızı Atılan Yanlışlıklar Temeli Üzerine Bina Etmeyelim
doğrularımızla yanlışlarımızı birbirinden ayırma yolunu seçmeyi neden reddediyoruz?
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
doğrularımızla yanlışlarımızı birbirinden ayırma yolunu seçmeyi neden reddediyoruz?
Yıllardır milyonlarca dolara çekilen onca film yönetmeni, belgesel yapımcısı, hayatını tehlikeye atan çevreciler, bize senin anlattığın kadar anlatamadı içinde yaşadığımız bu dünyanın garanti olmadığını.
Korkarım daha göstereceklerin bitmedi
azmin hayatımızda nekadar önemli bir yeri olduğu bilgisine sahip miyiz?
Şimdi imla hatalarına örnek vereceğim diye; hiç mümkün mü sevgili günlüğüm✍🏻 küçük harfle adımı yazmaya başlayayım, tövbe tövbe
bizler sadece okudum diyebilmek içinmi yoksa gerçekten okuduğumuzu anlayabilmek içinmi okuyoruz
Esnaf sana da lafım var. Nedendir, insanlar paketlenmiş, altını göremeyeceği ürünler almak istemez artık. Ürünü bir kez satıp kazanmak olmasın derdin. Terazin aza altın gibi, fazlaya elin bol olsun. Haram da olmasın gözün.
Çaresiz, gerekliliklere rağmen başına gelebilecek türlü alternatiflere boyun eğmiş kişidir. Çaresiz, neyin ihtiyaç, neyin hak olduğunu artık masallarda dinleyen kişidir.
Yelken demişken, ne güzeldi yazdığım şiirim.
Aklından çıkar İstanbul
Bizler, kahvelerimizi yudumlarken güzel bir bayan yaklaştı yanımıza. Özür dilerim, sizler Mağusadan mı geliyorsunuz? dedi. Evet dedik. Bize teşekkür etti. Ben de Mağusalıyım dedi.
Bayan, bu cafenin sahibi imiş. Adının Nil Yücel olduğunu söyledi. İlk dikkatimizi çeken güzelliği, şık giyimi, kibar davranışı ve içtenliği oldu. Güler
Bir masaya oturup sohbete başlıyoruz. Ali Beyin mis gibi kokan kahveleriyle sohbetin tadına doyum olmadı doğrusu. Gerçekten Ali Beyin kahvelerine diyecek yoktu. Her yudumda tüm yorgunluğunuzu atıyorsunuz
Ne güzel demiş, ağzından bal damlayan atalarımız: “Çingene marifetini söylerken, hırsızlığını ele verir.” Herkesin fidana verdiği- verebileceği isim; fidanı diken kişinin aynadaki yansımasıdır.
Durdane Türkmenoğlu, okuma yazma bilmeyen bir vatandaş. Halk Eğitimi Merkezince açılan kursa katılmış. Okuma yazmayı da öğrenmiş. Belgesini almış. Bunun üzerine memurluk için yeniden başvurmuş.
Polis olan kardeşi 1992 yılında Şırnakta şehit olmuş. Yürekleri yanmış. Diğer kardeşleri de hem emekli hem de kendinden büyük olduğu için
Alarm çalıyor. Yine sabah oldu. Sabah oldu ama gün aydın olmadı. Enerjiden tasarruf amaçlı kış saatine geçmediklerini iddia ediyorlar fakat eminim ki benim gibi milyonlar, önce ışıklarını açıyor, daha sonra gözlerini
Önce “Auto”nun ne olduğuna bakalım.
Türkçede fiil olarak kullanıldığında; “otomobille gezmek, araba ile gezmek” manalarına gelir. İsim olarak kullanıldığında; “otomobil, oto, araba” gibi manaları çağrıştırır.
“Auto”, ön kelime olarak kullanıldığında ise; “kendi kendine, kendi, oto” anlamına gelmektedir.
Yani anlayacağınız “ecnebi” bir kelimedir
Bu şehirde evliya yanındakine tuzak kuracak, eşkıya yanındakine kumpas kuracak... Bu şehirde yaşamak kime ne sağlayacak?
Bu şehirde herkes konuşacak, ama kimse ben insanım demeyecek... Bu şehirde insanlık nasıl sağlanacak?
Dünyada mutlaka bir deniz kenarı bulacağım. Siz tüm sahilleri sahiplenmeye çalışsanız da. Bir martı
Bu aziz millet dersine çok iyi çalışmış.
Bu millet Tunus’u görmüş…
Mısır’ı görmüş.
Libya’yı görmüş.
Bu millet Suriye’yi, Bahreyn’i görmüş…
Nurdan Gürbilek