Erzurum Balı 2. Bölüm
Günlerden kareler ve ağaçlar sevgili günlüğüm✍🏻
Bizi ayakta tutan ağaçlar!
"“Ne yazık o ülkeye ki kahramanlara muhtaçtır.” — Bertolt Brecht"
"“Ne yazık o ülkeye ki kahramanlara muhtaçtır.” — Bertolt Brecht"
Günlerden kareler ve ağaçlar sevgili günlüğüm✍🏻
Bizi ayakta tutan ağaçlar!
İnsanlara makamına mevkisine, statüsüne göre davranmadığınız zaman, bir bekçiyi ya da bir hamalı önce insan olarak gördüğünüz zaman halkla ilişkilerinizin canlı ve dipdiri olduğunu söyleyebiliriz... Biz de bu halkın içinden çıktıysak eğer ki tutup da Macar Halkını ya da Rus Halkını sevecek halimiz yok konu olan Türk Halkını
İçerisi geniş bir alana sahip. Masalar özenle yerleştirilmiş ve her şey çok temiz. Pencere kenarında birkaç çift huzur içinde yemek yiyor. Bahçesi de var. Açık ve kapalı alanlarıyla burada her türlü ziyafetler, düğünler, nişanlar, doğum günü partileri, iş ve toplantı yemekleri, yeni yıl ve özel günler için yemekler
neden ecdadımızdan bizlere miras olarak kalan güzel türkçemizi ötekileştirme yolunda yürümenin inadındayız?
Şunu anladım ki sevgili günlüğüm; kimsenin derdi kimsenin umurunda değil.”Benim derdim inekle dana, kadının derdi sürmeyle kına.” hesabı.
Kurşun Kalem en kolay kullanılan kalemdir haliyle. Yanlış yazdığınız zaman, yeter ki elinizde bir silgi olsun, hemen silersiniz, zamanında birilerini defterden nasıl sildiyseniz... Tükenmez ve dolma kalem ile yazdıklarınız ise biraz daha zor silinen yazı cinslerine girerler... Tükenmez kalemin adına da sakın aldanıp tükenmediğini zannetmeyin. Hangi kıt akıllı
26 Ocak /Saat 08:58
İstanbul'da çarşaf görünümünde buz gibi suda 1093 metre yüzmek...
Ah benim sazımın teli, radıyomun pili, saatimin zembili günlüğüm. Nasılsın, iyi min? Beni soracak olursan, halim belli. Bizim gibi emeklilere, dar gelirlilere iyi olmak haram. Hele bi de ikdidar garşıtıysan, gatiyen belin doğrulmaz. Toğukların yımırtadan kesilir, ineklerin sütden. Biletine amorti bile çıkmaz. “İnsanın bi defa ters gitmesin işi;
insanlığın temizlenip kirlilikten kurtarılması için bizler neden bir çaba göstermiyoruz?
Malatya’dan bir müjde de taşerona…Yani taşerona kadro sözü Malatya mitinginden verildi!…
Başbakan Davutoğlu; “Taşeron işçilerimizin sorunlarını kesinlikle çözeceğiz” diyerek taşerona kadro vereceğini bir kez daha teyit etti…
Bilirsiniz Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ‘söz verdi mi, arş titrer!...’
HAMİŞ: Malatyalılar, Davutoğlu’dan, Davutoğlu
Farkında mısınız yıllar ve asırlar ilerledikçe her şey nasıl da sıradanlaşıyor? Babası belli olmadan sperm bankasından çocuk sahibi olmak da bunların içinde... Hayır merak ediyorum, bakalım bundan sonra neler neler çıkacak da hayatımıza balıklama dalacak? Anası ne diyecek bu oğlana Babam nerede anne benim? dediği zaman, Seni leylekler
“ Kültür ve sanatın, yerinde ve doğru amaçla kullanılırsa en büyük güç olacağını, bu gücü de hiç kimsenin kıramayacağını” belirttim. “Özellikle devletlerin yapacağı ikili ilişkilerin önemli olduğunu, birbirleriyle ne kadar çok temas kurarlarsa ilişkilerin o kadar çok artacağını” dile getirdim.
Yıllardır milyonlarca dolara çekilen onca film yönetmeni, belgesel yapımcısı, hayatını tehlikeye atan çevreciler, bize senin anlattığın kadar anlatamadı içinde yaşadığımız bu dünyanın garanti olmadığını.
Korkarım daha göstereceklerin bitmedi
O yıllar, müthiş bir bavul turizmi de vardı Mağusa’da. Sokaklar, ticarethaneler hep insan kaynıyordu. Ellerinde bavullarla gezenler, köşebaşlarını mesken tutmuş bavul dizenlerle doluydu. Görüntü olarak belki hoş olmasa da en azından insan kaynıyordu. Canlılık vardı. Mağusa’nın bu günkü hali, doğrusu o günleri bile aratıyor...
Bunun dışında
Çaresiz, gerekliliklere rağmen başına gelebilecek türlü alternatiflere boyun eğmiş kişidir. Çaresiz, neyin ihtiyaç, neyin hak olduğunu artık masallarda dinleyen kişidir.
Gözyaşlarım söndürür mü sizi sarmış ateşi? Bilemem.
Yoksa hep birlikte el ele verip yangınları söndürmeyi öğrenmiş olur musunuz? Bilemem.
Biliyorum, unutulmak umurumda olmayacak. “Ha gayret, ha gayret!... Silip atın artık şu tekinsiz yazgıyı!” diye haykıracağım size göklerden.