Senin Ayrılığın
Giden önce duvarlarını taşır bir evin, sonra şehrini ve en son adını alır kalmışlardan, sanki kalan onu andıkça kirletirmiş gibi…
"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"
"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"
Giden önce duvarlarını taşır bir evin, sonra şehrini ve en son adını alır kalmışlardan, sanki kalan onu andıkça kirletirmiş gibi…
Element misniz? İki bacaklı bir hastalık mı? Nesiniz be çıkın gidin gezegeninize. Defolun.
Son anlarımızda neler hissedip neler yaptığımıza dair bir yazı...
hayatı bekleyen ve beklenen olmakla geçenlere kısa bir bakış sadece bu yazı..
-''Ebruu, bana bir koca gibi bişi lazım,ve o da bu gece lazım'' diye çığlığı bastı arkadaşım!
(şimdi güler misin,ağlar mısın,telefon kulağımda öylece apışıp kaldım!Tabir de dehşet,''koca gibi bişi'',yani kocaya benzese yetecek,fazla önemli değil gerisi..)
-''Kızım sen kafayımı yedin,saat sabahın 6 sı,rüyanda koca mı gördün?''
Gölgesiz terk etiğim bir savaştan daha; elimdeki sigara ve sırtımda darp ve ruhumda küfle ayrıldım.
Kaybettiklerim kadar, kazandığım hançerleri sayarken farkına vardım ‘o karanlığın'...
Senelerce kıymıklarından arınamadığım pencereyi aralayıp, sessizce çaktım “şeytanın ateşini”
Usulca yaktığım ve içime çektiğim sigaradan, bir nefes sonra
Bütün melekler mi matemde bu neyin karanlığı, aralayın şu bulutları güneşe hasretliğim var
Yıllar önce karşılaşıp çok sevdiğin,sonradan kaybettiğin bir hayalin peşindesin hala.Gerçek hayatta olmayacak bir sevda arıyorsun.Bu son kanıtıydı yalancı aşkların…Seni incitip kıranlara inat ve kendi seviyen bir çoğundan üstünken sen yolunda devam etmelisin.Çok sevmediğin ama gerçekten sevildiğin bir kalbi beklemelisin bundan sonra.
ADAB-I MUAŞERET KURALI
Adab, Edep, terbiye ve ahlak kuralları için söylenir. Her milletin kendine has ADAB-I MİLLİYESİ ve muaşeret kuralları vardır.Yani adab-ı umum iyesi,adabı erkanı diyebilirsiniz.
Düşünebildiğinden büyük davranan asla adam olamaz. Edepsiz fikirlerini zehirli bir dille harmanlayanlar bugün kendini kral gibi görse de sonunda şaklabana döner. Ve bugün onu pohpohlayan hayat yarın sırtını çevirince suçlayacak kendisinden başka kimse kalmaz. Kalbinde binbir pişmanlıkla, düşer kral tahtından aşağı.
Alın size bol miktarda laf kalabalığı tek yapabildiğim bu zaten başka bir şey değil.
Hala bitmesin, gitmesin diye kendimizi yok sayıp beklerken, bekleyip en olmaz ayrıntılarda kendi canımızı yakarken, onlar çoktan bitirmiş olur ve giderken arkalarına bile bakmazlar...
Eski sevgililerimiz, artık sevmediğimiz sevgililerimizdir değil mi?
Ben de bir bayanım; lakin,fakat,ama,mamafih... İşte böyle !