"Bir hikâye, insan ruhuna bırakılan mektuptur. — Neil Gaiman"

Deneme

Mutluluk ve Cesaret

Kendine sormalısın ne istediğini şimdi. belirsiz hayaller değil, canlı rüyalar olmalı öne sürdüğün.. Kalbin olacakları hissetmeli.. Dünyan sesinle irkilmeli.. Beni anlayacaksan eğer, kalbin aşmalı gelgitleri..
Bilmiyorsun! Yazmak, ruhun hikayelere anlam katması, savrulan anlamların kendini bulması.. Arıyorsan sevdiğin şeyleri karşındaki sahnede, neyin ne olduğu önemli değil, gideceğim.

Ortadoğu'da Özgürlük Hayali

Bu dünyanın merkezinin kayması demek aynı zaman da. Böyle düşününce Nil’e ve Kudüs’e ve tüm bu coğrafyaya insanlığın ne kadar büyük haksızlık yaptığını görmemek elde değil.

yazı resim

Söz Gümüşse, Sükut Altındır.

İnsanlar, sessizliğinizi kendilerine karşı takınılmış olumsuz bir tavır olarak görüyorlar çoğu zaman.
Ya da canınızın bir şeye sıkkın olduğuna karar veriyorlar. Siz sessiz kaldıkça durmadan mantık yürütüyorlar. Durmadan bu sessizliğin ne anlama geldiğini düşünüyorlar. Sonra da sizin kendi düşündükleri şeyi yapmakta olduğunuzdan emin oluyorlar. Bundan bir

Uht"ul Mukaveme"ya Tanık Mektuplar

“Uht’ul Mukaveme” kavramı; “Ümmü’l Mukaveme’den” esinlenerek verdiği bir isim. “Ümmü’l Mukaveme”, “Direnişin Anası” manasına geliyormuş… “Uht’ul Mukaveme” ise “Direnişin Kız Kardeşi” manasına gelmekteymiş…
Ben de bu yazımda; hem tarihe not düşürmek hem de “Başörtüsüne Özgürlük Yolunda Görülmüştür” eserinin isminin; “Uht’ul Mukaveme’ya Tanık Mektuplar” olarak zihnimde kodlayarak

Sanat ve Ruh

Sanat deyince aklıma ruh gelir. Dünyaya ruhla, dolu dolu bakabilmek, kimsenin fark etmediği güzel ve çirkin ayrıntıları görebilmek, daha kolay incinebilmek, bu nedenle daha kolay başkaldırabilmek...

Yazmak Yahut Yazmamak

Burası Ankara Mamak. Duvarlar sağır, duvarlar dilsiz. Vicdanlar hakeza. Ne pencereden ışık vurur, ne saçaları rüzgâr savurur." Bahar inmiş diyorlar Ankara'nın sisli yamaçlarına." peh! Burada hep zemheri, geldiğimiz günden beri. Birinin, sıcak sudan soğuk suya değmezken elleri. Bize çok görürler yağız yeri. Her taraf duvar ne yâr ne

Din

Allah'ın Muhteşem Yaratması

... yerçekimi kuvveti bugünkünden daha fazla olsaydı ne olurdu?.. Koşmak ve hatta yürümek imkânsız hale gelirdi. İnsanlar ve hayvanlar tüm bu hareketleri gerçekleştirmek için şimdikinden daha çok enerji harcarlardı. Bu durumda başta yeryüzündeki besin kaynakları olmak üzere enerji kaynakları hızla tükenerek yok edilirdi. Çekim kuvveti daha zayıf olsaydı?..

Başa Dön