"Kelimeler özgür bırakıldığında dünyayı kurar. — Toni Morrison"

Deneme

Ümitleri Tükettik

Birbirimizi kaybettik, olan başka bir şey yok. Kaderi hayatla özdeşleştirdik. Aslında birçok beyaz sayfa vardı da biz hepsini karaladık. Sen ellerinle benim gözlerimi kapıyordun ve ben mutluydum. Sonra birden çekip ellerini gösterdin gerçekleri.

Çağdaş Uygarlık

Ayın fethini ben gördüm. Ayda atılan ilk adımlar, beni de heyecanlandırmıştı. Millet olarak bizim de yepyeni heyecanlara ihtiyacımız yok mu? "Var!" diyorsanız, işte şimdi bütün iş, size düşüyor. Mars'a bayrak dikmekten başlayarak, uzayın fethine hazır mısınız?

yazı resim

Beyaz Kurdele

Şiddete maruz kalmak, o acımazlığı an be an yaşamak, ince ince sızlayan bir yürekle bir ömür geçirmek, yıllarca kimselerle paylaşamamak hiç de kolay değil. Mutlaka çeken bilir, bizler ise sadece anlamaya çalışabiliriz.

Çaresizlik…

Ağaç daları yalnızlığa hazırlanıyorlardı.
Zamanı dolan yeşil yapraklar, çaresizlerdi…
Derman buldukları dalları, terk etmek zorunda kalıyorlardı.

Hayat

Hayat istediklerini vermez bazen sana. En zayıf noktandan vurur seni. Hiç bir şey yapamazsın. Sende çok derin ve usta kesikler bırakır. Yazın ortasında kışı yaşarsın. Kimse umursamaz varlığını veya yokluğunu.

Diyaloglar

“Kara bahtlı okur” seni ”Avrupa” ve “Afrika”daki yazılarından biliyor, ben de öyle. Ben senin yazılarını okurken, yazmaktan başka bir şey yapamayacağını ve aslında yapmaman gerektiğini düşünürüm. Yine de sormak isterim: Yazı senin için nedir? Bir ev mi, bir oda mı, kitabında da olduğu gibi bir hücre mi yoksa?

Başa Dön