"Okumayı sevenin her yerde bir evi vardır. — Hazel Rochman"

Deneme

Piyano Taburesindeki Kurt : Emre Elivar

‘Tamam’ dedim kendi kendime, şimdi koca piyanoyu, nescafe tabağının kenarına iliştirilmiş çikolatalı gofret misali yiyecek, daha sonra parmaklarına yapışan tuşları, arta kalan çikolata parçaları gibi yalayıp yuttuktan sonra keyifle arkasına ya

Bir Anlatabilsem Diye Başlar Hikayeler...

.'Anlatabilsem' ile 'anlayabilsen' arasında kaldığın zamanlar incecik bir sızı duyurur kendini, içini yavaşça, derinden yayılarak kaplar. Nefes alamamaktan duyduğun ani bir korkuyu hissedersin, kalıcı olmayan, giderken ciğerlerini patlatırcasına havayla

yazı resim

Küçüktük

Meğer düzeltilmesi mümkün olmayan hatalar, dönülmesi mümkün olmayan kucaklar varmış… Meğer küçüklüğümüzdeki o üzerimize titremeler hep büyüdükçe ödeyeceklerimizin denkleştirme anlarıymış. Meğer ne kadar çocuk kalırsan kal hiçbir zaman küçülüp babanın kollarına bir daha sığamazmışsın.

Deniz Fenerim...

Hani deniz gözlündüm senin? Hırçın dalgalar dövüyor kıyılarımı...Gittin gideli durulmadı bu sular...Buz tutmuş minik bir göl serinliği süzülüyor dudaklarıma. Hani kıyamazdın bana? Oltanın ucuna takılmış bir balık misali sallanıyorum sensizliğin boşluğunda

Bir Söyleşinin Ardından

"... Fotoğrafı çeken kişinin bakış açısı ve karar anının yanında, o fotoğrafa sosyal bilimlerle ve özellikle yazı bilimi ile, anlam kazandırmak, fotoğrafın daha kolay, başka izleyenlere ulaşmasını sağlar. Fotoğraf ne kadar güçlü olursa olsun, o fotoğrafın alt yazısında, bir takım kelimelere ihtiyaç duyulur...."

Başa Dön