Toprağımın İhanetini Reddediyorum!
Siz ey ceketi düğmeliler! Bu köleliğiniz bizi esir alır mı sandınız?
"Bir sözcükten sonra gelen doğru sözcük, yıldırımla ateşböceği arasındaki farktır. — Mark Twain"
"Bir sözcükten sonra gelen doğru sözcük, yıldırımla ateşböceği arasındaki farktır. — Mark Twain"
Siz ey ceketi düğmeliler! Bu köleliğiniz bizi esir alır mı sandınız?
Şimdi sevginin ıssız ormanlarında yolunu arayan bir tutsağım. Elimi tuttuğum her dal seninle kırılıyor. Sana ulaşamamanın yankısını yaşıyorum. Dağlara ulaşabilirsem belki aşarım.
Yakın arkadaşlarıma şöyle bir bakıyorum. Hepimizin ortak bir noktası var...
Yüzünü buruşturma, geçecek! Her kalp kendine yeni bir eş kalp bulmak için yollara düşecek, yola düşmese de oturup bir köşede beklese de , diğer bir kalp tarafından bulunacak,sonsuza kadar seni sevmeyeceğim korkma...
Aslında senin de adın yok, seninle geçen zamanlarında..
Usandım ve uslandım artık; böyle kalsın her şey! Bilinmedik...
"Bir demiryolu,bir tren,bir kasaba istasyonu düşlersin ve”ölüm,treni bekleyen son gar durağı ve raylar zamansa, aşk,son durağa varana kadar sana rötar yaptıran,ağaçlıklı,yemyeşil,küçük kasaba istasyonlarıdır!”deyip geçersin kırık bir gülümseyi
İki araba veya daha fazlası sokak tabiriyle kapışırlarken yumurta yoluna bırakılmış spermlere benzemiyorlar mı?
Herşey "bu dünyada biz de yaşadık" deyip, bunu bir şekilde ispat edebilmek için. Yani hacim kazanabilmek ve ölümsüz olabilmek için.