"Bir şehrin ruhu, anlatılan hikâyelerinde saklıdır. — Italo Calvino"

Deneme > Sevgi ve Aşk

olumlu

Aşk Üzerine

Aşk ve onun bizleri türlü türlü düşürdüğü haller ve daha birçok önemli öğütler ve de bilgiler içeren sizler için bir yazı...

olumlu

Aşk Olmayan Yerde Sahte Güller Biter

Kim hiç balık olmayan bir gölde avlanmak ister? Kim bir su içmek uğruna dudaklarını katleder? Söyle dürüstlükten, adaletten, samimiyetten söz eden. Kim bir çöl olma sevdasıyla yüreğine kaktüs diker.

olumsuz

Çilingiri Yok Aşkın

Aslında seni özgür bıraktığımda, benim de kanatlarım açılmalı yeni bir aşka. Açılabilmeli. Ama öylesine kilitlemişim ki seninle kendimi, anahtarsız kaldım apansız. Çilingiri yok aşkın. Tek kapı, tek kilit, tek anahtar. Şafağa kadar uzasa arayışlarım, gün yine de aşka kilitli başlar, ayırdındayım…

üzgün

Kalbim Ayazda

Aramızdaki şeyin adı konulamadı bir türlü. Aşk hiç olamadı, sevgi desek gerçekten sevenlere haksızlık olacaktı. Arkadaşlık dersek bebekler bile gülerdi. İşte aramızdaki bu adı bile olmayan şey senin için “eylence” benim içinse “işkence” desem belki de doğru teşhis bu olurdu.

olumsuz

Eksik Sevdaların Sabıkalısı

Aynadaki buharda esrik izler bırakan bedenim kadar silikti düne kadar yaşam gözümde. Bir banyo küvetinde aşk girdi içime, aktı dudaklarımın kenarından yedi tepe kıvamında… Öpen dudakların mıydı Ege’yi? Ah kirpiklerinde alev saklayan adam, tülünü yırttın soluksuzluğumun. Kabuğumda en derinlerde sakladığım istiridyem inci beyazı oldu artık sana. Üst perdeden

karamsar

Dudaklarının Şefkatine Sığınmış Bir İzmaritim

Rüzgarın saçlarını usul usul okşayışını, Nisan yağmurlarının kurak çöllerine nazlı nazlı yağışını izledim durdum uzaklardan. Sen farkına bile varamazdın. Kıskanırdım seni. Tenini terinden, gözlerini kirpiklerinden kıskanırdım seni. Kıskanç biri olduğumdan değil sevgili. Söylesene bana sevgili; gece vardiyasından yorgun dönen yıldızların kirpiklerinde dinlendiği o Meleksi yüreğini kim kıskanmaz ki

üzgün

Mor Bir Düşün Düşüncesiz Düşmanlığında...

Erguvan rengi bir pelerin bu gece üzerimde... İmparatorluk moru de istersen. Gücün, kudretin, kuvvetin simgesiymiş bir zamanlar firavunlar diyarında... Hayallerimde sarıldım sımsıkı mor bir düşün düşüncesiz düşmanlığına... Hem düştü hem düşmandı. Mor, düş ve düşmanlık sarhoşluğumda cılız adımlarla boş sokaklarda sallandı...

üzgün

Her Gülüşün Dua Olur Yalnızlığıma

Hasretinin kanayan yüreğinle dön yüreğime. Geldiğinde yokluk kelimelerini dudaklarında ezip yavaşca sokul yanıma. Usulca saçlarını çöz. Bahar kokulu saçlarını yüreğimin kıyılarına getir. Başını koy göğsümün sen kokan yastığına. Sesinle dokun üşümüş kirpiklerime. Yokluğunu söküp dudaklarımdan, yüreğini ser yüzümün yalnızlığında bitap düşmüş gamzelerine. Nefesini bir an tutup benim nefesime

üzgün

Git Sevgilim...

Aşk tek bir kalbin kaldıracağı kadar hafif değil, onun ağırlığı eziyor güçsüz kalbimi. Dayanmıyor kalbim tek başına aşk yükünü kaldırmaya. Her geçen gün daha da zayıflıyor, en iyisi sen bu aşkı da al ve git sevgilim…Aşk koca dünyayı tutsak etmiş kendine, onunla baş edebilmek benim ne haddime…

üzgün

Bir Mahkumun Aşkı

Duvarlar arasında mahkum olmaktan öte senin gönlünde hapis olmayı isterdim.Lakin sen beni sensizliğe mahkum ettin.Etrafımı çevreleyen kalın taş duvarları yıktın üzerime.

karamsar

Aşk Gerçek Desem Yalan

Aşk gerçek desem yalan…
Aşk var desem koca bir kaosa dönüşür zaman…
An gelir sen eksilirsin, yine piçe döner anlam…

Başa Dön