"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"

Deneme > Sevgi ve Aşk

üzgün

Yürek Kapında Bekliyorum 2

Gittiğini sandığımda ki çaresizliğimle dökülürken dudaklarımdan kelimeler, sen tüm varlığınla hala duruyordun dimdik ayakta karşımda. Gidişinin ardından yaktığım ağıtlar seni gördüğümde sevinç çığlıklarıyla çınlattı dört bir yanı.

olumsuz

Gözün Aydın / İhanetine Öldüm Sevgili

Ölüm, canımı alacak kadar gaddarsa; ben senin için ölümlere meydan okuyacak kadar gözü pek delikanlıydım..Ama şimdi ihanetinde ölmüş bir bedenin toprağa kök salmış yüreğini oynuyorum hayatın maskesiz ve karanlık sahnesinde..Hem de yönetmensiz ve seyircisiz !

üzgün

Seni Seviyordum Ama Sen Bilmiyordun...

Yanaklarımda beliren o yüreğim rengindeki aşk,senin varlığınla alevlere veriyordu kendini.Yanmayı seviyordum.Senin kalbine dokunmadan geçen aşkın içimde oluşturduğu cesareti,hayatıma bir ödül sayıyor, yüreğimde büyüyen yangında,canımın acısına karşın sana olan o sıcak duygunun yakıcılığını seviyordum.Seni seviyordum,sen bilmiyordun.

üzgün

Ateşbâz

“Benimle yağmurda ıslanır mısın?” diye sormuştu adam.
“Yağmurdan özür dilerim ama, asıl avuçların, bereket çeşmesi” demişti kadın.

karışık

Hayatın Oyunu

"yaşam bir oyuna benzer,istediğimiz kartları elde etmek elimizde değildir;ama iyi oynamak elimizdedir!" (Terence)

nostaljik

Kum Tanesi İle Yosun

Dünyanın en güzel sahillerinden birinde bir kum tanesiydi o. Öylesine çoktular ki, onu diğerlerinden ilk anda ayırdetmek çok güçtü.

üzgün

Kalbim Ayazda

Aramızdaki şeyin adı konulamadı bir türlü. Aşk hiç olamadı, sevgi desek gerçekten sevenlere haksızlık olacaktı. Arkadaşlık dersek bebekler bile gülerdi. İşte aramızdaki bu adı bile olmayan şey senin için “eylence” benim içinse “işkence” desem belki de doğru teşhis bu olurdu.

karışık

Aşksız Bıraktın Bizi Hera, Aşksız Bıraktın Bizi…

Gömülü kaldı aşk ateşi, Hades’e yakın bir yerlerde. Ne Hades’i boylayabildi, ne gün yüzüne çıkabildi. Kimsesiz, yapa yalnız , ancak acıların en derininde, umutsuzlukların en kuytusunda kapkaranlık kaldı o Ateş, söndü o Ateş… Tanrılar, tanrıçalar, yarı tanrılar, satirler, sirenler, Pan’ın flütü… Ormanların perileri Musalar, Nympha'lar, Dionysos…Elbette ölümlüler… Tümü,

karışık

Döndün Ama Dönmedi Sarmanın

Bıraktığın minik kedicik büyümüş, kendi ayaklarıyla koşturur olmuştu dilediği yöne. Gitmek istediği yönde sen yoktun. Yağmurlar da bitmişti zaten. Şimşekler çakmıyor, onu korkutmuyordu. Islak da değildi tüyleri. Çoktan vazgeçmişti bulduğu her sıcaklığı dost sanıp sarmalanmaktan. İnsanlar olgunlaşır, kediler büyürdü.

üzgün

Gerçekler

güvensizlik...hatalar ve daha bir çok şey...

üzgün

Ben Sana Mecburum Sen İmkansızlığa!

Ben seni unutmak için sevmedim. Şimdi sessizce yaşamalıyım seni. Son kelimelerini suskunluğuna ilmekleyip " gitmeliyim, mecburum" diyorsun. Ne diyebilirim ki haklısın. Yokluğunda da severim seni. Sana söz sevdiğim; seni sensizlikte bile seveceğim.. Bir dakika önce yürüdüğüm yollarda senin ayak izininde karşılaşma ihtimalinde sevdim seni. Unutmadan sana bir teşekkür

Başa Dön