Gelişmiş Demokrasilerde Nasıl Oluyor?
Merhaba. GELİŞMİŞ DEMOKRASİLERDE NASIL OLUYOR ? başlıklı yazımı görüşlerinize sunarım.
"Edebiyat, yalnız olmadığımızın kanıtıdır. — C. S. Lewis"
"Edebiyat, yalnız olmadığımızın kanıtıdır. — C. S. Lewis"
Merhaba. GELİŞMİŞ DEMOKRASİLERDE NASIL OLUYOR ? başlıklı yazımı görüşlerinize sunarım.
Bugün Mesleki Gelişim Programının ya da diğer adıyla ilk yarıyıl ara tatilinin ilk günü. Önce Doç. Dr. Adnan Boyacı'dan masallar, sonra Millî Eğitim Bakanı ve kişisel gelişim uzmanı Prof. Dr. Ziya Selçuktan ninniler dinledik. Geleceğimiz ziya(n)landı
Türkiye de bu topluluğa defalarca müracaat etmiş ve fakat ne yazık ki her defasında birçok sudan bahanelerle müracaatı kabul edilmemiştir.
Üstelik henüz daha bir çözüme ulaşmamış olan Kıbrıs Sorunu devam ederken Kıbrıs Rum Tarafı bu birliğe üye olarak alınmıştır. Tabii bunda sonradan bu birliğe üye olan
Merhaba, Sistem Kurmak başlıklı yazımda güncel siyasi / politik durumlara eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmaya çalıştım, yorumlarınızı beklerim.
Farz-ı Misal Yaşadıkları ya yanlış ya da doğru değilse? O zaman önce inceden olan bitene ses çıkarmalı Sonrasında da kalplere ümit olmalı
Merhaba, evet Bizde Liderler Gelişmiş Demokrasi İstemiyorlar , bu konuyu işlemeye çalıştım yazımda, aslında genel olarak gelişmiş demokrasi kavramını değerlendirmeye çalıştım, yorumlarınızı beklerim.
Tarım-Orman Bakanlığı'ndan şimdi bir mesaj aldım. Mesaj "11 milyon fidan sahiplenildi. Sahiplenmeye bağışa devam. Rekora koşuyoruz. gelecegenefes.com'a gel, 1923'e Nefes yaz 10 TL'ye fidan bağışla" bu satırlardan ibaret. Okuyunca gözlerim yaşardı. Bu nasıl bir duyarlık, bu nasıl bir özveri...
Alpaslan Türkeş öldükten sonra MHPnin başına Sayın Devlet Bahçeli geçti. İlk icraat olarak partiyi toplama yoluna gitti. Özellikle sol kesim tarafından yer altı dünyası olarak bilinen ülkücü kesimi veya o yolda özenen kişileri temizleme yönüne gitti. Bahçeli Ülkücü gençlerin yer altı dünyasıyla, mafya ile işi olamaz dedi. Bunların
"Yarın sabah 09.00da tüm okullarımızdan İstiklal Marşımız ve ardından okul zili sesi yükselecek. Çocuklara söyleyin, bize evlerinden eşlik etmek için hazır olsunlar. 09.00da hep birlikte marşımızla, ders zilimizle, bütün iyi dileklerimiz ve neşemizle"
Hala bir Mustafa Kemal Atatürk çıkaramadık ya içimizden... Yanarım, yanarım da buna yanarım... Bu kadar aciziz demek ki... Geçmiş olsun.
Diyelim ki Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra erken seçim yapıldı... Ne değişecek? Aynı siyasi partiler, aynı vekiller, aynı zihniyet... Ne anlamı olacak o zaman erken seçimlere gitmenin... Ekonomiye sıkıntıdan başka hiç bir yararı olmayacak... O kadar masraf, o kadar görevli ve bunlara harcanan paralar Siyasi partilerin seçime dökeceği paralar
Menfaat sağlayan kişi, hele hele devlet katındaysa; çok kısa bir sürede putperestlik marazına yakalanmış bedbahtlar tarafından putlaştırılmaya mahkûmdur
Ve bugün , ablama verdiğim sözü tutacağım. Zavallı ablacığımın benim yüzümden uykuları kaçmasın. Kimsenin, gece şöyle mışıl mışıl uyuma hakkını ve özgürlüğünü elinden alamam. Basın özgürlüğü değil ki bu, uyku özgürlüğü !
Sabah erkenden, elli altmış metre ötemde, bacakları suyun içinde, yerinden kıpırdamaya zahmet etmeyen, uzun sarı gagasını daldırmak için balıkların ayağının dibine yaklaşmasını bekleyen kibirli ak balıkçılın ne poyraz umurunda, ne ben, ne de debelenen deniz...
Ahhh... Neden ak balıkçıl değilim?...
Toplumdaki çürümüşlük hukuka da sirayet ederse, (ki mukadderdir, eder) toplum tamamen çamur deryası içinde debelenir ve kendi kendini yönetmekten aciz duruma düşer...
Görüntülerden çıkan manzarada, çevrecilerin masum ve haklı duyarlılıkları, polis teşkilatı içinden,( ya art niyetli, ya da bireysel sorunlu) kimi polislerin gerçekten aşırı güç göstermesiyle, ortam radikalleşti. Ortalık iyice karıştı. Bu feci manzarayı gören, duyan sıradan halk kesimleri de bu öfkeye tepki gösterdiler ve haklı gördükleri çevreci gösteriye katılım
Şimdi, Leh yazar Sienkiewicz'in ünlü romanı Quo Vadis?'in sayfalarını çevirelim.
Aziz Petrus'un, Roma'dan Neron'un zulmü yüzünden kaçarken çoktan çarmıha gerilmiş İsa'ya rastladığında, şaşkınlıkla sorduğu soruyu hem yönetenlere, hem yönetilenlere soralım:
Petrus: "Quo Vadis?" (Nereye gidiyorsun?)
İsa: "Roma'ya, yeni baştan çarmıha gerilmeye gidiyorum
Kêşeya Kurd, pirsgirêkek girîft û pir mezin e; ji bo wê, ev sih salin go şerekî çekdarî tê dayîn û her du alî hêzên şervan jî, rawestîyan û betilîn û neçar man in. Ev roj, her du hêz hatine wê merhalê go dawî li vî şerî bîn in
Sürekli olarak gerici dinsel temalarla geviş getirmeyi sürdüren AKPnin, kent soylu burjuvaları ve gerçek kentli bireyi temsil etmekten çok uzak olduğu açıktır. İstedikleri kadar Versace'den, Diordan son moda elbiseleri giysinler, en lüks dört çekerlere kurulsunlar kentli ya da şehirli asla olamazlar.