Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerine Yargı Yolu Açık mı?
Merhaba. CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMELERİNE YARGI YOLU AÇIK MI ? başlıklı yazımı görüşlerinize sunarım
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Merhaba. CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMELERİNE YARGI YOLU AÇIK MI ? başlıklı yazımı görüşlerinize sunarım
Görüntülerden çıkan manzarada, çevrecilerin masum ve haklı duyarlılıkları, polis teşkilatı içinden,( ya art niyetli, ya da bireysel sorunlu) kimi polislerin gerçekten aşırı güç göstermesiyle, ortam radikalleşti. Ortalık iyice karıştı. Bu feci manzarayı gören, duyan sıradan halk kesimleri de bu öfkeye tepki gösterdiler ve haklı gördükleri çevreci gösteriye katılım
Bugün sıcağı sıcağına dinlediğim bir haber ve yazdığım bir yazı oldu. Sanırım, insanlar Hak ve doğruluktan ayrıldıkça bizdeki etkisi de daha kuvvetli oluyor.
Piyanist Fazıl Say' ın gayri milliliği üzerine bir yazı..
Kêşeya Kurd, pirsgirêkek girîft û pir mezin e; ji bo wê, ev sih salin go şerekî çekdarî tê dayîn û her du alî hêzên şervan jî, rawestîyan û betilîn û neçar man in. Ev roj, her du hêz hatine wê merhalê go dawî li vî şerî bîn in
Şimdi, Leh yazar Sienkiewicz'in ünlü romanı Quo Vadis?'in sayfalarını çevirelim.
Aziz Petrus'un, Roma'dan Neron'un zulmü yüzünden kaçarken çoktan çarmıha gerilmiş İsa'ya rastladığında, şaşkınlıkla sorduğu soruyu hem yönetenlere, hem yönetilenlere soralım:
Petrus: "Quo Vadis?" (Nereye gidiyorsun?)
İsa: "Roma'ya, yeni baştan çarmıha gerilmeye gidiyorum
Bunaltıcı, sıkıcı, kırıcı bir seçim sürecinden sonra bir nefes aldık. Yorucu yol şimdi başlıyor. Ben Ekrem İmamoğlu'na, önüne çıkarılacak türlü engellere rağmen, başarılar diliyor ve başarmasını umut ediyorum.
Toplumdaki çürümüşlük hukuka da sirayet ederse, (ki mukadderdir, eder) toplum tamamen çamur deryası içinde debelenir ve kendi kendini yönetmekten aciz duruma düşer...
Sürekli olarak gerici dinsel temalarla geviş getirmeyi sürdüren AKPnin, kent soylu burjuvaları ve gerçek kentli bireyi temsil etmekten çok uzak olduğu açıktır. İstedikleri kadar Versace'den, Diordan son moda elbiseleri giysinler, en lüks dört çekerlere kurulsunlar kentli ya da şehirli asla olamazlar.
Bu son Apo-MİT görüşmesinin düğmesine nerede basıldıysa; bu sefer atılan adım gayet ciddi görünüyor ve düğmeye basan el, her kimin eli ise, karşı konulamayacak kadar güçlü ve kararlı olduğu anlaşılıyor. Bu kez, hiçbir provokasyon veya tezgâhın bu süreci durduramayacağını umut ediyoruz. Durum bunu gösteriyor.
Merhaba. BAŞKAN ERDOĞAN VE GELİŞMİŞ DEMOKRASİ başlık yazımı görüşlerinize sunarım
Mecliste 1974 yılı için söylenen Rum kadınların tecavüze uğraması sözünün gerçekten ne anlama geldiğini Sayın Vekile sormak istiyorum... Modern bir şekilde Düşünceye saygı duyarak ve karşımdaki vekilimin de çok değerli bir bayan olduğunu bilerek, kendisinin hak ve hukuklarını rencide etmeden sormak istiyorum Ne anlama geliyor bu sözler?
Kuşkusuz SYRİZA'nın işi zor. Kapitalizm canavarının tuzakları, dümenleri pek çok. Onlar çocukları doğmadan boğmayı iyi bilirler. Ne var ki insanlık da boğulmakla tükenmiyor, sürekli kurtuluşun yolunu aramaktan vazgeçmiyor.
Merhaba. Ülkemizde çok fazla inşaat yatırımları yapılıyor gerekli, gereksiz. Bu konuya bir inşaat mühendisi olan bendenizin gözüyle bakmaya çalıştım. Yorumlarınızı beklerim.
1924 yılında Ispartanın Atabey İlçesine bağlı İslamköyde doğmuştur. Üniversiteyi İstanbulda bitirdi. 1949 yılında Elektrik İşleri Etüd İdaresinde göreve başlayan Demirel aynı yıl ABDye Sulama ve elektrik konularında araştırma yapmak üzere gönderildi. Dönüşte Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne atandı. Çok sayıda baraj ve su projesini hayata geçirdi.
Başbakanlık başdanışmanı, dışişleri bakanı ve başbakan olarak emrinde çalıştığı asrın lideriyle birlikte, son 5 yılda 65 yıllık demokrasimizin boynuna ip geçirip dâra çektiler
"İsrail hükümetinin çabalarının Fransada siyasal destek bulması kaygı vericidir. Fransa Meclisini Antisemitizm ve her türlü ırkçılıkla mücadele etmeye, ancak İsrailin işgal ve ilhak etme programına karşı çıkmaya davet ediyoruz. (İsrail ve değişik ülkelerden 127 Yahudi akademisyenin tasarı yasalaşmadan önce Macron'a gönderdikleri mektuptan bir bölüm.)
Günlerdir gözümün önünde çift çift, lodos poyraz, yağmur çamur demeden kavgasız gürültüsüz, sakin sakin avlanan, kendi aralarında doyumsuz, bitmez sohbetlerini sürdüren flamingolarla şu mağrur, vurdum duymaz, hazır lopçu balıkçılları anlatmaya kalkışıyorum. Olmuyor.
"Onların, insanların, kendimin aşk meşk hallerini, içsel yolculuklarımı, anacığımın nice çileyle yoğrulmuş ömründe Arafa
Yozgatın Sarıkaya ilçesindeki bekçi Memedi biliyoruz da
Fransanın köylüğünden Parisli Jean-Paul Sartrı bilmiyoruz
Ali Şeriatî denildiğinde tüylerimiz diken diken oluyor. Zira adamcağızı bizzat şeriat zannediyoruz
Az biraz düşündüğün zaman, fark edeceksin ki hep aynı süreç tekrarlanıyor... Her seferinde de uzun uzun tekrarlanan aynı masalları duyuyoruz... Duymamız, hatırlamamız ve o konu için kafa yormamız için de medya elinden geleni yapıyor.