At Sahibine Göre Kişner
Merhaba. At Sahibine Göre Kişner adlı yazımı yorumlarınıza sunuyorum.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Merhaba. At Sahibine Göre Kişner adlı yazımı yorumlarınıza sunuyorum.
2016 yılı itibariyle Milli Eğitim Bakanlığı 29 Aralık 15 tarihinde gerçekleşen bir günlük iş bırakma eylemi sonrasında, bu eyleme destek veren Eğitim Sen üyelerini kara listesine alarak terörist ilan ediyorlar.
Merhaba. Anayasa Mahkemesi ve Türkiye Yüksek Adalet Meclisi , başlıklı yazımda hukuk / adalet sistemi üzerine genel bir değerlendirme yapmaya çalıştım, yorumlarınızı beklerim.
Futbol Federasyonu, Türkiye liglerine giden futbolcuların engellenmesine bir çözüm için 45 gün süre verdi. Bu süre içinde Bir çözüm bulunmazsa KOPa üye olacağız denildi. Yani bir nevi tehdit unsuru kullanıldı. Peki, kime karşı ve neye karşı bu tehdit?
Tehdit çözüm mü? Korku vererek, yapılmayacak şeyleri yaparım
Merhaba. Faiz Ve Kar Payı / Zarar Payı , başlıklı yazımı görüşlerinize sunarım.
Şafak Pavey ilginç bir anekdot paylaştı: 'Çiçekli başörtüsü ve daracık pantolonuyla, Çamlıca parkının kuytularında, sevgilisiyle öpüşen genç kıza, özgürlüğünü Mustafa Kemale borçlu olduğunu hatırlatmak istiyorum.' dedi. Bu anekdot hem çağdaşlardaki hem de muhafazakarlardaki zihinsel hastalığı ortaya koyan en güzel ifadedir. Gerçi Şafak Pavey'in niyeti böyle bir teşhis ortaya
CHP adalet için Ankara'dan İstanbul'a yürüyor. Kutluyorum CHP'yi... Bir ülkenin olmazlarından bir şey yoksa olması için çaba göstermek vatandaşlık görevi değil, bir insanlık görevidir. Mutlaka bir eylem yapılması ve bu eylem sayesinde isteğin gerçekleşmesi için ilgili mercilerin zorlanması gerekir.
Mecliste 1974 yılı için söylenen Rum kadınların tecavüze uğraması sözünün gerçekten ne anlama geldiğini Sayın Vekile sormak istiyorum... Modern bir şekilde Düşünceye saygı duyarak ve karşımdaki vekilimin de çok değerli bir bayan olduğunu bilerek, kendisinin hak ve hukuklarını rencide etmeden sormak istiyorum Ne anlama geliyor bu sözler?
Bu, bir bayram yazısıdır. Meşrebi hafif olmasa da, maksadı hafiften bir küçük tebessümdür.
Kim bu vatan hainleri? Kendi keselerini dolduranlar mı? Milletin çocuklarını ölüme yollayıp vatan sağ olsun sloganı atanlar mı? Legal yolları hazırlayıp banka soyanlar mı? Ayakkabı kutularında dolar bulundurup sadaka aldıklarını söyleyenler mi?
Türkiye yetkililerinin biraz tarih bilinci ve birazda siyasetteki gerçeklere saygıları olsaydı, özellikle bölge toplumlarının kaderlerini 1500 yıllarından günümüze kadar Avrupa ve Rusya gibi devletlerin belirlediklerini bilip, ona göre kendilerini geliştirmeleri gerekirdi.
Başbakanlık başdanışmanı, dışişleri bakanı ve başbakan olarak emrinde çalıştığı asrın lideriyle birlikte, son 5 yılda 65 yıllık demokrasimizin boynuna ip geçirip dâra çektiler
Örneğin bir devlet laikse; laik bir devlette, devletin resmi dini asla olamaz. Aynı şekilde Diyanet İşleri Başkanlığının varlığı ve tüm faaliyetleri, Türkiyenin yarı Şeriat bir devlet olduğunu göstermeye yetmektedir.
"İsrail hükümetinin çabalarının Fransada siyasal destek bulması kaygı vericidir. Fransa Meclisini Antisemitizm ve her türlü ırkçılıkla mücadele etmeye, ancak İsrailin işgal ve ilhak etme programına karşı çıkmaya davet ediyoruz. (İsrail ve değişik ülkelerden 127 Yahudi akademisyenin tasarı yasalaşmadan önce Macron'a gönderdikleri mektuptan bir bölüm.)
KKTC yetkilileri anında müdahale ederek bir insanlık dramını önlemiş oldu. Gecenin ilerleyen saatlerinde mülteciler kurtarılarak Girnede konaklatıldı. Ertesi gün tedaviye ihtiyacı olan birkaç kişi hariç hepsi özel bir gemi ile Mersine gönderildi. Tabii olayın başladığı andan itibaren Mersin Polisiyle de irtibata geçildi. Her adım takip edildi
Rüyaya müdahale edemiyorsun ki. O nedenle, rüyamın saçmalığından ben sorumlu değilim.
Toplumdaki çürümüşlük hukuka da sirayet ederse, (ki mukadderdir, eder) toplum tamamen çamur deryası içinde debelenir ve kendi kendini yönetmekten aciz duruma düşer...
Kalkmis diyor ki buraya laleleri, muzeleri gormeye gelebilirsin ama propaganda yapma diyor. Sana ne! Sana ne ya! Sen kimsin ki?
Geçen hafta aile mezarlığına toprak taşıyordum. Yanımdan el ele bir sevgili çift geçti. Sonra az ötedeki bir barakaya girdiler. Sizce buna müdahale etmem doğru mu?
İhsan Oktay Anar