Türkiye Yüksek Adalet Meclisi
Merhaba.. Türkiye Yüksek Adalet Meclisi ( TYAM ) kavramının değerlendirilmesi noktasında bu kavramı tekrar görüşlerinize sunuyorum, yorumlarınızı beklerim ..
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse görmez, kaybedersen herkes görür." - Franz Kafka"
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse görmez, kaybedersen herkes görür." - Franz Kafka"
Merhaba.. Türkiye Yüksek Adalet Meclisi ( TYAM ) kavramının değerlendirilmesi noktasında bu kavramı tekrar görüşlerinize sunuyorum, yorumlarınızı beklerim ..
Şafak Pavey ilginç bir anekdot paylaştı: 'Çiçekli başörtüsü ve daracık pantolonuyla, Çamlıca parkının kuytularında, sevgilisiyle öpüşen genç kıza, özgürlüğünü Mustafa Kemale borçlu olduğunu hatırlatmak istiyorum.' dedi. Bu anekdot hem çağdaşlardaki hem de muhafazakarlardaki zihinsel hastalığı ortaya koyan en güzel ifadedir. Gerçi Şafak Pavey'in niyeti böyle bir teşhis ortaya
Merhaba. At Sahibine Göre Kişner adlı yazımı yorumlarınıza sunuyorum.
CHP adalet için Ankara'dan İstanbul'a yürüyor. Kutluyorum CHP'yi... Bir ülkenin olmazlarından bir şey yoksa olması için çaba göstermek vatandaşlık görevi değil, bir insanlık görevidir. Mutlaka bir eylem yapılması ve bu eylem sayesinde isteğin gerçekleşmesi için ilgili mercilerin zorlanması gerekir.
Merhaba. Anayasa Mahkemesi ve Türkiye Yüksek Adalet Meclisi , başlıklı yazımda hukuk / adalet sistemi üzerine genel bir değerlendirme yapmaya çalıştım, yorumlarınızı beklerim.
Mecliste 1974 yılı için söylenen Rum kadınların tecavüze uğraması sözünün gerçekten ne anlama geldiğini Sayın Vekile sormak istiyorum... Modern bir şekilde Düşünceye saygı duyarak ve karşımdaki vekilimin de çok değerli bir bayan olduğunu bilerek, kendisinin hak ve hukuklarını rencide etmeden sormak istiyorum Ne anlama geliyor bu sözler?
Bu, bir bayram yazısıdır. Meşrebi hafif olmasa da, maksadı hafiften bir küçük tebessümdür.
Kim bu vatan hainleri? Kendi keselerini dolduranlar mı? Milletin çocuklarını ölüme yollayıp vatan sağ olsun sloganı atanlar mı? Legal yolları hazırlayıp banka soyanlar mı? Ayakkabı kutularında dolar bulundurup sadaka aldıklarını söyleyenler mi?
Türkiye yetkililerinin biraz tarih bilinci ve birazda siyasetteki gerçeklere saygıları olsaydı, özellikle bölge toplumlarının kaderlerini 1500 yıllarından günümüze kadar Avrupa ve Rusya gibi devletlerin belirlediklerini bilip, ona göre kendilerini geliştirmeleri gerekirdi.
Başbakanlık başdanışmanı, dışişleri bakanı ve başbakan olarak emrinde çalıştığı asrın lideriyle birlikte, son 5 yılda 65 yıllık demokrasimizin boynuna ip geçirip dâra çektiler
Örneğin bir devlet laikse; laik bir devlette, devletin resmi dini asla olamaz. Aynı şekilde Diyanet İşleri Başkanlığının varlığı ve tüm faaliyetleri, Türkiyenin yarı Şeriat bir devlet olduğunu göstermeye yetmektedir.
KKTC yetkilileri anında müdahale ederek bir insanlık dramını önlemiş oldu. Gecenin ilerleyen saatlerinde mülteciler kurtarılarak Girnede konaklatıldı. Ertesi gün tedaviye ihtiyacı olan birkaç kişi hariç hepsi özel bir gemi ile Mersine gönderildi. Tabii olayın başladığı andan itibaren Mersin Polisiyle de irtibata geçildi. Her adım takip edildi
"İsrail hükümetinin çabalarının Fransada siyasal destek bulması kaygı vericidir. Fransa Meclisini Antisemitizm ve her türlü ırkçılıkla mücadele etmeye, ancak İsrailin işgal ve ilhak etme programına karşı çıkmaya davet ediyoruz. (İsrail ve değişik ülkelerden 127 Yahudi akademisyenin tasarı yasalaşmadan önce Macron'a gönderdikleri mektuptan bir bölüm.)
Diğer taraftan Derya, gece kulüplerinde bir seks köleliği olduğunu ve bunun bir insanlık suçu olduğunu vurgulayarak, "hem bir kadın olarak hem de bir milletvekili olarak suçluluk hissediyorum, üzerime düşenin farkındayım ve ben buna dair kendimi sorumlu hissediyorum, elimden geleni yapacağım" dedi.
Rüyaya müdahale edemiyorsun ki. O nedenle, rüyamın saçmalığından ben sorumlu değilim.
Toplumdaki çürümüşlük hukuka da sirayet ederse, (ki mukadderdir, eder) toplum tamamen çamur deryası içinde debelenir ve kendi kendini yönetmekten aciz duruma düşer...
Kalkmis diyor ki buraya laleleri, muzeleri gormeye gelebilirsin ama propaganda yapma diyor. Sana ne! Sana ne ya! Sen kimsin ki?
Geçen hafta aile mezarlığına toprak taşıyordum. Yanımdan el ele bir sevgili çift geçti. Sonra az ötedeki bir barakaya girdiler. Sizce buna müdahale etmem doğru mu?
Ve bugün , ablama verdiğim sözü tutacağım. Zavallı ablacığımın benim yüzümden uykuları kaçmasın. Kimsenin, gece şöyle mışıl mışıl uyuma hakkını ve özgürlüğünü elinden alamam. Basın özgürlüğü değil ki bu, uyku özgürlüğü !
Zülfü Livaneli