Öpücük Paralar
...Dilim tutuluverdi nedense! Oysa hep hazır-cevap biri olarak bilirdim ben kendimi...Demek değilmişim!
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
...Dilim tutuluverdi nedense! Oysa hep hazır-cevap biri olarak bilirdim ben kendimi...Demek değilmişim!
İstanbul; bir ayağı Asya' da, bir ayağı Avrupa' da, tam anlamıyla ne Asyalı ne de Avrupalı bir şehir. İstanbul; doğu ile batı arasında sıkışmış, tam anlamıyla ne doğulu ne de batılı bir şehir. Fakat İstanbul; farklı kültürleri, farklı oranlarda kaynaştıran bir mozaik. İstanbul; gün gibi aşikar, güneş kadar
hoşçakalın sizlere başarılar diliyorum
Emrah Safa Gürkan
Havada buğum buğum güneş ışıkları ve bahar kokusu var artık.
Ilgınların savruluşunu, dağ kekiklerinin sersemletici kokusunu duyar gibiyim şimdiden.
Yaz mevsiminin özlemi iliklerime kadar titretiyor, göz bebeklerim toprak kokusunu doya doya teneffüs etmek isteyen beynime inat ufuktaki dağlara kayıyor.
Yakıcı bir güneşi
’Hani tarih tekerrüden ibaret derler ya Bülent aynen öyle aslında.Atatürk ’de sezmiş bunu zamanında ve söylemiş.Ama okumadığımız için (üzülüyorum gazete okuma oranları çok düşük) sorgulama’da olmuyor.Yani diyprum bir başkasının aklınla kolay olanla yaşayacaksın diyorum.Acı çekmeden hep gülerek hep gülerek...ANI YAŞA...
"Saklı Hayatlar" dün Paris’te seyircisiyle bir Gala’da buluştu.
Suriye, Pardon! Gordiyon düğümünü çözen Büyük İskander, elde ettiği gücün zaferine yenildi. Hastalığa değil!..
Trabzon’un en köklü ve donanımlı gazeteci ve yazarlarından biridir Ömer Güner… Güner’in Trabzon basın tarihindeki yeri ve önemi herkes tarafından takdir edilir. 1925 yılında Trabzon’da doğan Güner, 83 yıldan beri Trabzon’un meselelerine tercümanlık ediyor. 1976 yılından beri emekli hayatı yaşayan Güner, hiçbir zaman dünyadan elini ayağını çekmemiştir; daima
Aydinlanmanin Tezgahindan Geçenler Ve Geçmeyenler
Lütfen biri söyleyebilir mi? Hangi grup insan "modern kent" kavramının içini dolduruyor. Yüksek gelir grubu mu? Rant sahibi mübarek insanlar mı? Ayın sonun ite-kaka getiren orta halli vatandaş mı? Kim bu modern kentli sözde yirmi birinci yüzyıl insanı? Belki bu bir masal??
Beğenmediğim tipler ha..
Hangisini sayayım...
En iyisi lafı uzatmadan saymaya başlayayım:
Başlıyorum:
Anlatılanlar insanı sarıp sarmalamıyor. Benöyküsel bir anlatım olmasına rağmen, üçüncü kişi ya da tanrı yazar anlatıyormuş üslubunda ilerliyor roman.
İlber Ortaylı